Annem ve babam evlendikten sonra altı yıl boyunca bebek sahibi olmayı dememişler, olmamış. Sonra ben olmuşum ve o andan itibaren herkese ve her şeye geç kalmış olmanın mutsuzluğunu yaşıyorum.
işe geç kalıcam diye ağzına kadar dolu gelen otobüse binmek bütün gününüzü kötü geçirmenize sebep olabilir. otobüste herhangi biriyle gireceğiniz münakaşa belki de günlerce süren moral bozukluğuna iter sizi -siz istemeseniz bile- bu kaçınılmaz olur bazen. sırf işe vaktinde yetişeyim diye, yani başkaları uğruna kendinizi harab edersiniz ve en kötüsü de sen gideli 2 seneden fazla olmuş. fakat giden sadece ayakların bunu asla unutma.
kimileri için sendroma dönüşebilen bir eylemdir.
mesela bana çok benzeyen bir x kişisinin mesaisi 10'da başlıyorken 9.30'da gelmeyi alışkanlık haline getirmiş olsun.
öyle ki geç kalmayı da 9.30'dan geç gitmek olarak algılasın. o kalan yarım saatte de kendini paralasın.
özel sektörün getirisi olabilir, kişisel de.
Yasam tarzim haline gelen eylemdir. Bu yuzden bir cok kez sevgiliyle kavga etme, arkadas kaybetme, universitedeyken sinava gec kalma-girememe, is firsati tepme gibi sorunlarla karsilastim ama elimde degil, hicbir yere vaktinde gidemiyorum.
Gerçekten alışkanlık haline gelebilen bi' mevzudur.
Can yaktığı anları olur, her şeyi mahvettiğiniz anlar... Yapmayı yapamamak için yanlışlıkla yapar iinsan bunu çoğu zaman. Aksi halde, saydam olup, etkisiz elemanlaşmaktan haz alınmıyorsa varlığınızı reddedebilecek güçte hadiseler yaşatır, nahoştur.
Ben birine cok gec kaldim. Suan ne yapiyor bilmiyorum. Belkide yazardir burada. Ayni okuldayiz ve 1 yil boyunca araliklarla yazistik hep. Sanki yillardir taniyomusum gibi onu. O kadar cok ozledim ki . Canim o kadar cok yaniyor ki. Hep ters davrandim ve sonunda uzaklasti benden. Onunda beni sevdigine eminim tamam gorusemedik hic yuz yuze ama olsun. Artik yazmayacagini da biliyorum. Ya hep bekleyecegim ya da herkes gibi unutacagim iste.