Çok büyük nimetmiş dışarı rahatça çıkmak. Geç fark ettim. Oysa bunu fark edebilmek için engelli ya da yatalak biri için empati kurabilirdim. Kurabilirdik. Onların sürekli yaşadıklarını, biz karantinada tattık. Halimize ne kadar şükretsek az.
Ben bir şeyleri hayattan beklemenin saçma olduğunu, benim istediğime yönelmemin gerektiğini ve eğer oluru yoksa başka bir yola devam etmem gerektiğini 1-2 senedir öğrenmiş bulunuyorum. Önceden ister ve umut ederdim ama bunun yaşamda yerinin olmadığının, istediğin şeyin üzerine gidip eğer tüm çabalara rağmen olmadıysa gardını düşürmeyip başka şeylere yönelmenin faydasını kavradım.
Bu benim hissizliğime hissizlik kattı ama en azından hayatın o kadar tozpembe olmadığını öğrenmiş oldum.
Ne insanlar, ne zaman, ne de başka bir şey size acımıyormuş çünkü..
Genellikle içindeyken kıymeti bilinmeyen, ama sonradan kafaya dank eden durumlar. Gençlik, zamanın kıymeti, bazı şeylerin çok boş olduğu ve birçok şey için üzülmeye değmeyeceği gibi...