kimilerinin katili ihmal, kimilerinin katili akp polisi, kiminin eli sopalılar, kimilerinin katili hükümet tutumudur. nasıl kıydınız bu gencecik çocuklara? iktidara karşıt görüşünü, sesini yükselterek gösterdi diye adam öldürülür mü be? o kana bulaşmış ellerinizle akşam eve gittiğinizde, çocuklarınızın başını nasıl okşuyorsunuz vicdan yoksunları?
aynı uğurda meydanlarda direndiğimiz kardeşlerimizin bu sebepten ölmesi, çok zoruma gidiyor. keşke benim de çekilmiş en güzel fotoğrafım, ellerde poster yapılsaydı. keşke benim adım söylenince de binlerce insan 'yaşıyor' diye bağırsaydı.
ethem sarısülük (1 haziran 2013) : ankara'daki direniş sırasında polis tarafından, gerçek mermiyle, yaklaşık 3 metre mesafeden, başından vurularak can veriyor. polis memuru serbest bırakılıyor.
mehmet ayvalıtaş (2 haziran 2013) : istanbul ümraniye'deki direniş sırasında, kalabalığın içine dalan bir taksi tarafından, ezilerek can veriyor. taksici kim? o kalabalıkta işi ne? bilinmiyor.
abdullah cömert (3 haziran 2013) : antakya'daki direniş sırasında, polis tarafından kafasından vurularak can veriyor. polis memur tıpkı ethem'in katili gibi serbest bırakılıyor.
mustafa sarı (5 haziran 2013) : adanadaki direniş sırasında, köprüden düşerek can veren polis memuru. nasıl düştü, bilinmiyor.
medeni yıldırım (28 haziran 2013) lice karakol protestosusu sırasında, askerin silahından çıkan mermiyle, kalbinden vurularak can veriyor. henüz ceza alan asker , polis, devlet adamı, vali, vekil mekil kimse yok.
ali ismail korkmaz (10 temmuz 2013) eskişehirdeki direniş sırasında, atılan biber gazından kaçarken bir sokağa sığınıyor. kaçtığı sokakta eli sopalı tipler tarafından dövülüyor. gittiği hastanedeki doktor adli vaka tutanağı diye diretince evine gidiyor, sonra beyin kanamasından ölüyor. katilleri henüz bulunamadı, kim oldukları dahi bilinmiyor.
sayılan isimlerin hiçbiri ölmedi, hepsi öldürüldü. katilleriyse sokaklarda, mesai başında, evinde hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatlarına devam ediyor. artık lanet dahi edemiyorum ben bu hükümete. gencecik insanları öldüren o katillerinse vicdan azabından sürünmelerini diliyorum. geberin göt yalayıcı sistem köpekleri.
Yolun düşerse kıyıya bir gün,
Ve maviliklerini enginin seyre dalarsan,
Dalgalara göğüs germiş olanları hatırla.
Selamla, yüreğin sevgi dolu.
Çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar
Eşit olmayan savaşta
Ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden,
Sana liman gösterdiler uzakta...
"Gezi Parkı" eylemleri açık ve net bir şekilde Hükumet Karşıtlığının ve hatta doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığının bir aracı bir sembolü haline geldi. Bu tabloda kendisine yer bulan bir çok ideolojik yapı, örgüt, grup var. Elbette bu gruplar, davaları uğrunda ölüme yürüyenleri yüceltecek. Bunda anlaşılmayan ya da kabul edilemez bir durum yok. Anlaşılamayan ya da kabul edilemeyen, islamî bir jargon olan "şehitlik" teriminin, islam'ın kabul etmediği fraksiyonlar uğrunda ölenler için kullanılmak istenmesinde.
Elbette kullanmak isteyen kullanabilir. islam'ın dünyaya hediye ettiği bir jargon olsa da, amiyane tabirle "şehitlik" terimi kimsenin babasının malı değil. Lakin islamcıların, dincilerin, dindarların ya da din soslu ideolojik yapıların itirazlarını da anlamak gerek.
MHP ocaklarındaki gençlerin birbirlerine "yoldaş" diye hitap etmesi -anlam olarak bir sakınca olmamasına rağmen- ne derece absürt ise ya da Sol gruplardakilerin birbirlerine "reis" ya da "kurban" diye hitap etmesi -anlam olarak bir sakınca olmamasına rağmen- ne derece absürt ise islam, islamcı, dindar, dinci "karşıtı" grupların ölülerine "şehit" demesi de -anlam olarak bir sakınca olmamasına rağmen- o kadar absürt.
-ali, ahmet, korkmadı, abdullah eee cömert bir insandı. sonrasında ya medeni olun biraz bak sinirleniyorum ayvayı yedi hem sizin hükümet çökerteceğiz sonra sarı marı biri vardı sonra ya anneeee yaaaaaaa.
bunlara gelince şehit oldu, mavi marmara'ya gelince onların orda ne işi vardı. Hadi Len ordan dürrükler. Şehit dediğin cudi'de gabar'da tendurek'te, Şehit dediğin şırnak'ta diyarbakır'da hakkari'de, Şehit dediğin seni beni bizi korurken son nefesinde, ağzından allah düşenlerdir. Devrimmis. Güldürmeyin bizi.
gezi direnişinde ölen gencecik kardeşlerimiz.
Hepsi devletin korkakça saldırısına kurban oldu.
Şerefsizce hayatları sonlandırılan onurlu masum çocuklar.
Bu çocuklar haklarını kullanmaktan başka ne yaptı...
Toplumsal Muhalefet en temel insan hakkıdır.
Devletin, kolluk kuvvetlerinin insanların canının güvencesi olmaları gerekirken,
onların en iyilerimizin, en gençlerimizin canına kastetmesi...
berkin elvan (11.03.2014): istanbul Okmeydanı'nda bir sabah evden çıkıp fırına ekmek almaya gitti, kafasına gelen gaz kapsülüyle kafa tası çatladı ve bir daha eve dönemedi. Daha 14 yaşındaydı vurulduğunda. Okmeydanı eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 269 gün komada kalan Berkin, bu süreçte 45 kilodan 16 kiloya düştü. 11 mart 2014, salı sabahı 07:00' da hayata veda etti. katilleri hala kayıp.