inanılmaz kurgulara sahip sürrealist tavrına hayran olunası program..
dünkü bölüm: recep bir fabrikada çalışmaktadır ve fabrikadan işçi çıkarılmaya başlanır. recep'in morali bozulur falan, bunu karısı hanife'ye de yansıtır. neyse, sonra bir gün gelir recep de işten çıkarılır. hanife'nin babası yani recep'in kayın babası olaya el atar ve recep'i yanına işe alır. ama bir oto tamirci'de çırak olarak çalışmak, çay söylemek, tornavidayı uzatmak recep'e acayip koymaktadır. burada çalışırken gizliden gizliye de kendine iş arar.
sonunda bir arkadaşı ona iş bulur. yapacağı iş telefona bakıp, adres yazmaktır. recep neden adres yazdığını falan anlamaz ama keka bir iş olduğundan eyvallah der. gün gelir arkadaşını sorularla bunaltır ve: "abi biz ne pazarlıyoruz ya, o adreslere ne gönderiyorsun sen?" diye sorar. arkadaşı da "iyi ulan o zaman, söylüyorum, pezevengim* ben arkadaş, karı pazarlıyorum" der. recep önce bi "çüşş" dese de paranın yüzü sıcak geldiğinden olsa gerek bu durumu fazla umursamaz..
recep gün geçtikçe bir sağ kol gibi olur. ama artık telefonlara bakıp sipariş almak değil, direkman kadın pazarlamak istemektedir. bir gün pezevenk arkadaşı başında değil iken gelen telefondaki adresi alıp saklar.. akşam eve gittiğinde hanife'ye "hanifecim, ortağımın karısı*** hastalanmış, evini temizlemesine yardımcı olur musun? hem tanışmış olursun" falan der. saftirik hanife'de "peki olur, kocacım" der..
ertesi gün recephanife'yi telefonda aldığı adrese götürüp bırakır. hanife'ye "üçüncü kata çıkacan, karıcım. ben çıkmıyayım şimdi" der. karısı da "peki" deyip yukarı çıkar. zile basar. izbandut gibin bi eleman kapıyı açar, selam eder. hanife içeri girdiğinde, salonda 2 erkek daha olduğunu görür. "öhehhehe, ben yanlış geldim galiba, gideyim" dese de elemanlarımız izin vermez..
-ara not-
bu tecavüz olayı gerçekleşirken recep birkaç bira alıp evine döner ve biraları içip sızar. arada tecavüz olayı falan derken sahne recep'in sızmış bedenine kamera yakınlaşır. bir zum yapılır ki burun deliklerini görürüz. sürrealist tavır derken bunu kastediyordum işte.
-ara not-
her neyse, hanife tecavüze uğradıktan sonra ağlaya zırlaya baba evine gider. evde annesi vardır ve olanları annesine anlatır. anne hemen babayı çağırır. baba geldiğinde "böle böle. kızımızı satmış bu recep" der karısı. babanın tepkileri mükemmeldir. koltuğa çöküp başını elleri arasına alıp "neaaa, satmış demek, olaamazz" gibi şeyler söyler. ama asıl devamı ilginçtir. sonrasında kalkıp karısına "o pisliğin başını gövdesinden ayıracam. kadın, balta nerde?" der. karısı da çok sakin bir biçimde "orda,orda, kapının arkasında" der. koşa koşa evden çıkar bu kana susamış ikili.
sonraki sahnede hanife'yi bir polisin karşısında ifade verirken görürüz. hanife, ders verircesine bir ifade verir:
" kocam beni sattı. annem ve babam da namusumu temizledi. böyle namussuzluklar yapan herkese ibret olsun."
işte bu dramamız da böyle biterken perihan savaş son konuşmayı yapar:
"bu haftaki bölümümüzde, ülkemizde işlenen korkunç namus cinayetlerinden birini daha görmüş olduk, görüşmek üzere"
yuhh, sana perihan, yuhh. adam karısını satıyor, sen hala namus cinayeti diyorsun.. pes yani...
flash tv'nin internet sitesinde:
"O, Türk Televizyon tarihinde bir ilk!
O, Ekranlarda bağımlılık yaratıyor!
O, Yaşanmış olayların kanıtı!" diye lanse edilen program. her gün 00:15'teymiş.
ben en son erkeklerle gezip namussuzluk(!) yapan kızını öldürmek için karısından balta isteyen adamı* izledikten sonra bıraktım artık. zira dialog aynen şu şekildeydi, kalbim kaldırmadı:
sarı bıyık kızına kızgındır karısıyla konuşur ve şöyle der:
flash tv'nin bu günlere gelmesinde önemli bir yere sahiptir. seneler senesi yayınlanarak ayrı bir rekor kırmış olan gerçek kesit, kanalının da en çok izlenen ve beğenilen programları arasında hatrı sayılı bir yere sahiptir.
gerçek kesit'in de kendi içinde yıldızları vardır. her ne kadar ekip çalışması olsa da aralardan sıyrılan cahit abi*, nam-ı diğer sarı bıyık diğer özel kanalların dizilerinde bile boy göstermişliği vardır. nedir bu cahit abi farklılığı;
cahit abi yerine göre tamirci, kahveci, dönerci, işsiz, patron, işçi, psikopat, katil, mefta, aldatılan erkek, aldatan erkek vb. hemen hemen her rolün üstesinden gelebiliyor ve bununla da yetinmeyip suratı gölgeli olup olayı anlatan görgü tanıklarından bile olabiliyordu.
gerçek kesit dizisinde, dublaj yapılmayan bölümler yani seslendirmeninde çekimle beraber olduğu bölümler gerçek kesit izleyicisinin en sevdiği bölümlerdir.dizide herhangi bir mekanda mutlaka bir kanepe kullanılır. sevinçler, hüzünler, özlemler hep ama hep bu kanepede kameraya alınır. herhangi bir aksiyonda kahramanlarımız ellerinden gelen hiperaktifliği gösterse de, birisi beklenirken veya acil bir olay olacağı vakit kanepede yere bakarak otururlar.
gecenin bir yarısı uykum kaçtığında koyun saymak* yerine izlediğim efsane kanal flash tv 'nin efsane programı...
oyunculuğun bu denli berbat olması, karakterlerin birbirinden cins olması( sarı bıyık, şişman aile babası, gözlüklü zayıf anne, sivilceli kızkurusu...vb), yönetmenlik denen olayın evlere şenlik olması, perihan savaş'ın berbat sunumu gibi unsurlar cezbetti gönlümü yamulmuyorsam, bi daha da kopamadım ...
flash tv de yayınlanan ve profesyonel oyuncu seçimi ve harika canlandırmalarıyla olduğu kadar nefis gerilim müzikleriyle de dikkat çeken en az bir arena kadar reyting potansiyeline sahip program.
bu canlandırmaları yapan şahısları kim giydiriyordu?
yani üstüne para versen bulunmaz onlar,giyilmez de!
kursağa kadar çekilmiş pantolonlar,aylarca tek kıyafetle dolaşan hatunlar,
bakın ben rol kesiom diye bas bas bağıran elemanlar *
ayrıca trajedik bir olayı komediye çevirebilmek de ayrı bir başarı!
bunu bu derece başarılı yapabilen başka bir ekibe ve diziye rastlamadım şahsen.
eski bölümlerinde yazanın da yönetinin de sarı bıyık abi* olduğu yapım.gerçekte olayı yaşayan insanların gölgeler ardında çıkıp yorum bildirmesi ayrıca ürperti hissi uyandırır.
yıllar önce birkeresinde bizim orda çekildiğine rastladım ve yönetmenin de olmadıgını gördüm yani kendileri çekip kendileri oynuyorlardı. bu da 7. entry de anlatılan izlenirliğini artıran amatörlüklerden
gercek kesitte oynayan bazı oyuncular bursa devlet tiyatrosu sanatcısı olmakla beraber ozellıkle biri olmak uzere digerleri de unlu yerli dizilerde defalarca konuk oyuncu olarak yeralmıslardır
arada kurbanın yada katilin tanıdıklarından bazılarının konuştukları karartılmış bölümlerde bu insanların söylediği şeyler hep aynıdır.aşağıdaki X yerine çeşitli isimler yazılarak her bölüme uyarlanır.
-x hiç böyle bir insan değildi.Niye böyle birşey yaptı bilmem.
ayrıca sarı bıyık la birçok kez karşılaştım bursada.Gözlerimiz futbolcu saçlı arkadaşını aramadı değil.
bi ara seyrediyodum ** psikolojim bozulmuştu. garip garip rol yapamayan amatör ötesi insanlar, garip müzikler, annesini babasını öldüren psikopatlar, saçmasapan tam türk olayları...gereksiz bi program yani.
yeni bolumleri cekildikten sonra ilk bolumlerinin degerinin daha bir ortaya ciktigi,arttigi,zamaninda bagimlilik yapmis,tekrar bolumleri karesi karesine bilinmesine ragmen''ha bak sindi surda sunu dicek,komediye bak''tadinda replikleri kisinin kendisine yoneltmesine neden olan,efsanevi reality show..ozellikle saribiyik olarak bilinen cahit kasikcilar isimli oyuncunun;ki simdilerde cesitli dizilerde figuran olarak gorev yapmaktadir,gecmis zamanda da emirsultan da incirli'de cicekci dukkanı olan abimizdir,yarma olan gozluklu amcanin adi ise mehmet vanlioglu'dur ki cocuklar duymasin'in bir bolumunda sirkete yillarini vermis ve isten cikartilmis ayni zamanda haluk*un da isten cikmasina neden olan ''cavit abi''yi oynamistir..ozellikle cahit kasikcilar isimli abi'nin,bir bolumunde karisini kaybedip,siyirdigi ve duvarlara karsi konustugu bolum ise on numara olup,abimizin oyunculugu ise dillere destandir..izledikten sonra ''bir oscar degil,on oscar hak getire''dersiniz,fenomene coktan baglamisnizdir bile..