zihinsel becerisi az gelişmiş insanlar için kullanılan bir sözdür. yazık ki bu söz daha çok hakaret amacı ile kullanılıyor. bu hastalığın adının aşağılama amacı ile kullanılması çok acı aslında.
geri zekalılar engelliler arasında en ihtimam gösterilmesi gereken guruptur. çünkü diğer engelliler tüm eksiklerine karşın zekaları ile bir nebze de olsa kendilerini koruyabilirler. ama geri zekalılar her açıdan savunmasız kalırlar zekalarını kullanamadıkları için. nedir bunlar peki?
örneğin;
1). her insanın zaman zaman devlet dairesinde işi olabilir. bir devlet memurunun zeka özürlü bir insanın derdini sabırla dinleyip ona yardımcı olacağını hiç sanmıyorum. çoğu normal insanları bile dinlemeyip baştan savuyor. kimsesiz bir zihinsel engellinin devlet dairesindeki memurlara iş gördürebilmesi imkansız.
2). zihinsel engelli bir insanın hukuk kapısında işi oldu diyelim. bir yardımcı ya da koruyan olmadan tek başına avukat tutup dert anlatması mümkün mü bu insanların?
3). sağlık sorunları ise ayrı bir dert. tek başına nasıl doktora gidip de dertlerini anlatabilecekler. doktorun bu insanları anlamak için özel bir çaba sart etmesi gerek. ama kaç doktor bunu yapar?
4). her insanın sosyalleşme ihtiyacı vardır. normal insanlardan kaçı zihinsel bir engelliyle arkadaşlık edip onlara yakınlık gösterir?
5). zihinsel becerisi nisbeten normal insanlara yakın olanlar silah altına alınır. yani askerlik yaparlar. bunların çektiği sıkıntıları tahmin edersiniz umarım.
6). ve en kötüsü de onların iş sahibi olup geçinebilmeleri... (ya da geçinemedikleri diyelim.)
lütfen geri zekalı sözünü hakaret için kulanmayalım.
facebook denilen oluşumda kendilerinden bolca bulunur.
arkadaşımın paylaştığı şiirleri beğeniyorum diye, kızın teki "kerem'in yazdığı her şeyi beğenme" gibisinden mesajlar yollayıp, beğendiklerimin altına "gitsene şu profilden" falan yazıyor. hayır seviyorsan git konuş bence. bana niye çatıyorsun e be geri zekalı!
yiğit özgürün kaleminden gayet komik hatta yaran yazıdır efendim. evet uzun biraz ama güzel yani.buyrun...
sabah saat sekizde uyanıyorum. oğlum keremsu'yu okuluna götürüyorum, ama bırakmı...yorum. çünkü okulu çok pis.özel hocası var, onu alıp eve geçiyoruz. ne olur ne olmaz, dersten önce hocayı güzelce yıkıyorum. kirini bokunu iyice akıtıyorum.
onlar derse başlayınca ben de gazetelere göz gezdiriyorum. siyasetle yakından ilgiliyim. ak partisi, chpc-e, mhkp-c, hepsini biliyorum. terör örgütü kktc'den nefret ediyorum. ülkemizi bölmek isteyenler defolup gidebilirler mi lütfen?...teşekkürleeeer.
ülkemizde yaşayan insanların aç ve işsiz olmaları, pis kokmaları beni çok üzüyor. dört kişilik bir ailenin mutfak masası çok küçük bence. orada yiyemezler. dolayısıyla aç kalıp pis kokarlar. kişi başına düşen gayrı sufi filli hafıza da çok düşük. arttırılabilir mi lütfen?
ve laiklik... yani din ve devlet bahçeli'nin birbirinden ayrılması. bunu yapmak bu kadar zor olmamalı. artık benim halkımın din istismarıyla kandırılmasını istemiyorum. bu ülkede yaşayanların çoğu insandır bunu unutmayalım. zaten %98'i müslüman bir ülkede yaşıyoruz. kalan %2 de aptaldır aziz nezin'in dediği gibi.
kimse kimsenin dini inançlarına saygısızlık etmesin. kimse allah'la arama girmesin. ayrıca ezanla da arama girmesinler. eskiden ne güzel ezan türkçe okunuyormuş... camii falan da türkçeymiş. haa, yine türkçe olsa namaza gider misin derseniz gitmem ama italyanca olursa belki iki rekatto kılarım. hah hah haay, selam sana cehennem!!! şaka şaka tövbe.askerlerimizi çok seviyorum. onlar olmasa rahat uyuyamazdık. şimdi uyuyoruz. bence daha çok silah, uçak ve albay satın almalıyız. güzel bir şarkımız var bununla ilgili: erler erbaşa, erbaşlar fidana, fidanlar ağaca çıkmalı yurdumda. bedelli askerlik bekleyen gençlerimize de buradan seslenmek istiyorum: inşallah çıkmaz.polislerimize tavsiyem biber gazı kullanmasınlar lütfen. rezalet bir kokusu var ve haftalarca insanın üstünden çıkmıyor. ben de biber gazı taşıyordum oradan biliyorum. bir gün fakir bir adamcağıza çok acıdım. ölsün diye sıktım.sigara içtiği için alev aldı, yandı öldü. ne demişler: biber gazı yanmasın. anlamı: fakirler yanmasın, şeker de yerken ölebilsinler... elbette kesme şekerden bahsediyorum. yutella yiyen bir fakir düşünemiyorum. keza hariboru.üçüncü sayfa haberlerini hemen geçiyorum çünkü genelde kokan insanlarla ilgili haberler oluyor. pis pis ölüyorlar. asansöre falan sıkışıyorlar, hemen bi tarafları kopuyor. motosiklete biniyolar, hoop kafaları kopuyor...hiç sevmem kafası kopan insanı. zorla değil ya? ayrıca ölüp gitseler neyse leş gibi de kokuyorlar. bari ölünce kokmasınlar. tarım ve köy yumurtası bakanlığı'nın bu konuda yapacak bir şeyleri olmalı. ayrıca enerji ve tabii ki de kaynaklar bakanlığı... ya ne olacaktı?elbette ülkemizde güzel şeyler de oluyor. mesela biz yardım baloları düzenliyoruz. oradan topladığımız paralarla daha büyük yardım baloları yapmaya çalışıyoruz. balodan aldığımızı yine baloya yatırıyoruz yani, cebimize atmıyoruz.bazen de defileler düzenleyip kendi tasarımlarız olan kıyafetleri sergiliyoruz. satılan kıyafet olursa gelirini kimsesiz ve beyinsiz çocuklara gönderiyoruz. ama maalesef pek satış olmuyor. o zaman da kıyafetleri yolluyoruz çocuklara. yazık o kadar seviniyorlar ki, hemen kokuyorlar.biraz da spor: dünya kupasını takip etmeye çalışıyorum ama bu konuda çok bilgili değilim. paraguay ile uruguay'ın farkı nedir deseniz bilmem. ama ortak noktaları nedir, iyi bilirim. kokuyorlar...ayrıca ne zaman kamera onları çekse çimlere kusuyorlar. öbürküler de bazen tükürüyor ama temiz temiz. tuf! diye minik top kağıt mendil gibi bişey çıkarıyorlar. pele yaşasaydı bence o da kusardı.
yiğit özgür ün gece gece gülmekten gebermeme sebebiyet vermiş yazısı. çok orijinal. *
--spoiler--
satılan kıyafet olursa gelirini kimsesiz ve beyinsiz çocuklara gönderiyoruz.
--spoiler--
bir sevgi sözcüğü olarak;
geri zekalı.
birleşik yazılmaz. imlaya dikkat eden bünyeler tdk'dan araştırır. gerizekalı değil geri zekalının doğru kullanım olduğunu araştırıp öğrenir ve bilir. *
doğuştan bir takım yetenekleri eksik olan insanlardan bahsetmiyorum. benim meselem, kullanabileceği mükemmel beyni olmasına rağmen, beyninin küçük bir kısmıyla yetinenlerle. 'zaten yüzde bilmem kaçını kullanabiliyomuşuz, şöyleymiş, böyleymiş' ayağına yatmayın, anladınız siz.
yahu insanoğlu, ne beklentin var üstsüz güneşlenen izmirli kızın akrabasından, istanbullunun giydiğinden, diyarbakırlı çocuğun babasından, galatasarayLının otundan, beşiktaşlının bokundan.. ulan elalemin yediği, içtiği, sıçtığı sana mı kaldı? senin düşünmen gereken bara erkek düşürmeye giden kız mı? bilmem kaç yaşına gelip ilişkiye girmeyen insan mı? kocası evde değilken eve erkek atan kadın mı? bilmem ne yapan laikçi mi? laiklikten ne anlarsın ki sen? laik insana laikçi diyecek kadar geri zekalısın. lan laiklik mi satıyor bu adam? laiklik satılır mı? alınır mı? hiç düşünmez misin geri zekalı?
o kadar geri zekalısın ki bi bok yaptığını sanarak başkasının dinine, imanına, inandığına ya da düşüncesine sataşırsın. sen dünyada yönetilecek insan kategorisini doldurmak için yaşayan bi geri zekalısın! o kadar geri zekalısın ki, araştırmadığın, bilmediğin, sormadığın, anlamadığın fikirsel sistemleri ölesiye savunursun sırf öyle gördüğün için. bi boktan anlamayan boş bir insansın. ne dinlemeyi becerebilirsin ne konuşmayı ne de yazmayı. insanı insanlıktan soğutursun be!
sen diyorum hep, çünkü bu yazıyı okuyanların çoğuna hitap ediyorum. eğer 'bu adam saçmalıyor' diyorsan bas eksiyi, bas küfrü. zerre kadar umrumda değilsin düşünceni adamakıllı savunmadıkça. sadece hiçsin sen. yaşayan et ve kemik yığınından ibaretsin gözümde. yine de yaratandan ötürü saygım var sana. bir gün akıllanma ihtimalin sana katlanmam için bana güç veriyor.
'niye duruyorsun sözlükte?' deme hiç. burada insan kategorisinde bir kişi bile olsa, (ki çok kişi var aslında) her gün girer takip ederim bir şeyler kapabilmek için. insan, kendini geliştirip bulunduğu kitleye ve tüm dünyaya bir şeyler katabildiği sürece insandır. toplumsal mirasımıza sahip çıkıp koruyabildiği sürece insandır. yoksa mal gibi otlayıp zamanı gelince kesilen öküzden hiçbir farkı kalmaz.
yukarıda aklıma gelen bazı başlıkları yazdım sadece. bunlardan binlerce var ama herhangi biri incir çekirdeğini dolduracak kadar önem arz eden meselelerde açıldıysa ve bize bir şeyler katıyorsa, o yazar tüm söylediklerimin dışındadır. lütfen alınmasın ve bir şeyler katmaya devam etsin.
çok doluyum çok. şimdilik bu kadar yeter. daha sonra, yeri geldiğinde devam edeceğim kan kusmaya. bu yazıyı buraya kadar okuyan bile farkında olmadan bir şeyler katıyor kendisine. bu satıra kadar okuyan herkese teşekkür ederim.
düşünen beyinlerin çoğalması dileğiyle..
'fikirlerinizden nefret ediyorum. ama onları savunma hakkını size kazandırmak için ölmeye hazırım.' voltaire