günümüzde, genellikle çokta fifi olan gecelerdir. zaten olan olmuştur. artık tek cezbeden tarafı, hayatını paylaşacağın insanla, beraber yaşayabildiğiniz bir evin olması ve kimsenin buna bir şey diyemeyecek olmasıdır.
mensup olunan yöreye ve yörenin adetlerine göre değişiklik gösteren, yine de gelenekçi yapıyla bakıldığında mizahi olarak değerlendirilmesi gereken; büyük şehirler ve modern yaşamın yarı özgür cinsel hayatı gözardı edildiğinde; pek çok çiftin cinsel olarak birbirlerine ilk kez dokundukları, evliliğin ilk gecesi.
Nişanlı çiftlerin en çok konuştuğu muhabbet. Anlamsız ve saçma gelse de kültürümüzde var evet. Hele o çarşaf mevzusu...
Resmen 'kızınızı becerdim, bu da barış bayrağı.' dercesine elden ele, dilden dile gezen saçma âdet.
Namusluysam, bakireysem bunu yalnızca Allah ve eşim bilsin yeter. ispatlama çabalarını ömrüm billah sevmemişimdir.
Gelin yatağın bir ucuna, damat yatağın bir ucuna oturur. Sessizlik devam eder, eee diye bir giriş yapılabilir. Biz şimdi neyiz gibi saçma bir soru sorulabilir. Daha sonrası malum. (bkz: Mercimeği fırına vermek)
Artık ne yazık ki heyecanını genellikle yitirilen olgu.
yitiremeyenler için çok güzel.
O gece bir an önce eve gitme heyecanı.
Gelinin masum saflığı..
tatlı utangaçlığı..
farklı merakları..
suskunluğu..
uzatan gevezeligi..
hani sanki artık tüm bu tatlı heyecanlar bitti..
belki de uyumsuz cinsel hayat için iyi olmuştur...
aitlik her ne kadar akıtılan bir iki damla kan olmasa da insan bunu sevdiği ile tatmak isteyebilir bu da çok doğal.
Birbirine helal olmuş karı kocanın ilk birlikteliği olan gece. Ayrıca o gece iki rekat namaz kılmak ve erkeğin eşi olan bayanın ayaklarını yıkayıp, gelinin ayaklarının yıkanmış olduğu sudan bir kaç damla odanın dört bir tarafına serpiştirmesinin hayırlı sonuçlar getireceği gecedir.