gercek sevgi

entry40 galeri0
    15.
  1. annenin evladına duyduğu sevgidir.
    0 ...
  2. 14.
  3. içinde bir anlatım bozukluğu olması gereken, ama ne yazık ki olmayan cümledir.

    sevgi zaten gerçektir, en azından sahte sevgi olmamalıdır, olmaz olsundur.
    ama bu da vardır, doğaya aykırı olarak.
    0 ...
  4. 13.
  5. Bulunması zor kaybedilmesi kolay olan şeydir.
    0 ...
  6. 12.
  7. aşağıdaki yazıda hissedilebilecek şeydir.
    sevgiyi görebilmek
    Restoranda bizden başka çocuklu aile yoktu. Samet'i çocuklar için özel olarak yapılmış yüksek sandalyeye oturturken restoranın ne kadar sessiz olduğunu farkettim. Herkes sessizce yemeğini yiyordu. Samet birden tombik bebek ellerini havaya kaldırarak ellerini sallamaya başladı ve yüzünde gülücüklerle bağırdı:
    "Meyhabaaa"
    Yüzünde gülücüklerle, mutluluk içinde el sallıyor ve sesinin çıktığı kadar bağırıyordu: "Meyhabaaaaa"
    Onu bu kadar mutlu eden, el salladığı kişiyi görmek için arkamı döndüm. Kapının yakınında oturan, üstünde eski, yırtık, kirli bir palto, ayak parmakları yırtık ayakkabılarından dışarı fırlamış, saçları günlerdir taranmamış ve yıkanmamış, yaşlı bir adamdı Samet'in el salladığı kişi... Kokusunu duyamayacak kadar ondan uzakta oturuyorduk ama çok pis koktuğundan da emindim.
    Adam Samet'e el sallarken restoranda başka kimse yokmuşcasına seslendi Samet'e:
    "Merhabaaa bebek, merhaba koca oğlan, evet, seni görüyorum"
    Eşimle birbirimize baktık."Ne yapabiliriz?"
    Samet el sallamaya devam ederek adama seslendi:"Meyhabaaa"
    Restorandaki herkes bize ve yaşlı adama baktı. Yaşlı serseri bizim güzel bebeğimizle uzaktan konuşmaya, ona el sallamaya devam ediyordu. Nihayet yemeğimiz geldi ve aceleyle yemeğe başladık. Adam uzaktan Samet'e bağırıyordu: "heyy, yemeğini beğendin mi bebek?"
    Diğer müşterilerin bakışlarından adamın hareketlerini şirin bulduklarını sanmıyordum. Büyük olasılıkla sarhoşun tekiydi ve kendince eğleniyordu. Sessizce yemeğimizi bitirdikten sonra eşim "Sen arabaya git, ben hesabı ödedikten sonra gelirim" dedi. Kapıya doğru yürürken içimden dua ediyordum. "Tanrım, ne olur şimdi kalkıp bize bir şey söylemesin bu pis serseri"
    Tam adamın yanından geçerken adam ayağa kalktı ve Samet ona kollarını açarak "beni kucağına al" dercesine uzandı. Durdurmaya vakit bulamadan kollarımdan adamın kollarına atladığını gördüm.
    Birden yaşlı, pis kokan adamla, benim tertemiz, güzel bebeğim birbirlerine sarılıp bir sevgi yumağı oluşturdular. Samet adamın kollarında çok mutluydu ve kendini güvende hissettiğini gösterircesine sevgiyle başını adamın omzuna yasladı. Adam gözlerini kapatarak, iri, nasırlaşmış elleriyle incitmemeye özen göstererek, Samet'in başını okşadı... O anda gözlerinden aşağı süzülen gözyaşlarını farkettim. Restorandaki herkes sessizce bizi izliyordu. Sonra Samet'i kucağıma uzatırken
    "Lütfen, bu bebeğe çok iyi bakın bayan" dedi.
    Farkında olmadan "bakarım&" sözcüğü çıktı ağzımdan. Sonra ellerini uzatarak: "Tanrı sizinle olsun bayan, çok teşekkür ederim, bana şu ana kadar aldığım en güzel Noel hediyesini verdiniz" dedi.
    içtenlikle sıktım adamın elini... Ve "Ben teşekkür ederim" dedim. Arabaya doğru giderken hem ağlıyor, hem de "Tanrım, beni bağışla lütfen" diyordum.
    Ben adamın yalnızca giysilerini ve dış görünümünü görürken benim üç yaşındaki bebeğim adamın sevgi dolu ruhunu görebilmişti.

    (burdaki samet adı bana göre de sırıtmış ama...)
    0 ...
  8. 11.
  9. 10.
  10. onun uğrunda savaşabiliyorsan bu gerçek sevgidir!
    1 ...
  11. 9.
  12. "Bebeğimi görebilir miyim" dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı.

    Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu. Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak

    "Büyük bir çocuk bana ucube dedi."

    Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona "Genç insanların arasına karışmalısın" diyordu, ancak aynı zamana yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu.

    Delikanlının babası, aile doktoruyla oğlunun sorunu ile ilgili görüştü;

    "Hiçbir şey yapılamaz mı?"

    diye sordu. Doktor

    "Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir"

    dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. iki yıl geçti. Bir gün babası

    "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır"

    dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı.

    Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu.

    Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:

    "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım"

    "Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi babası, "fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil.." Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi.

    Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi. Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.

    "Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası". Ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi? Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk gördüğün şeyde değil, asıl görünmeyen yerdedir. Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!"

    *
    5 ...
  13. 8.
  14. annenin çocuğuna duyduğu; karşılık beklemeyen, içini yakarcasına hırpalayan, hakedilip hakedilmediği tartışma konusu olan, özlemi hiç dinmeyen, koşulsuz, kusursuz, nedensiz duygudur. tek kelimeyle anne sevgisidir...
    3 ...
  15. 7.
  16. zor bulunan, bulunduğunda kaybedilmeyen sevgidir.
    1 ...
  17. 6.
  18. 5.
  19. yaşamında olsa da olmasada herzaman mutluluğunu istediği birine duyulan derin duygu
    1 ...
  20. 4.
  21. 3.
  22. 2.
  23. platonik aşk ve evlat&ana-baba sevgisidir. gerisinin sahte olduğu hissi vardır bende.
    3 ...
  24. 1.
  25. (bkz: anne)*

    edit: başlık başıma kalmış. annemin başımın üstünde yeri var.
    10 ...
© 2025 uludağ sözlük