olumlu olumsuz her şeyine göğüs gerersiniz. karşılıksız dayanabilme, affedebilme, ve kızamama, asla kin tutamama hadisesidir. ne kadar şanslı olduğunu biliyor mu sanmıyorum o ayrı bir meseledir.
seni seviyorum "cunku" ile baslayan cumleler ile devam etmeyen, tüm olanlara "ragmen" seni seviyorum ile bitebilen, yürek ve cesaret isteyen yeri geldiginden herkese herseye baskaldıran hırcın, yeri geldiginde sevdiginin omzunda,sukunetle uyuyan ,tum bencilliklerinden kurtulandır gercek sevgi.
ayrı kaldığınız 3 yıl boyunca bir an bile sizi unutmaya çalışmamış, sizi düşünüp kimseyle hiçbir şekilde hiçbir şey yaşamamış, sizin başkalarıyla gezip tozduğunuzu duydukça yıkılan ama gene de size kızamayan, sizin tek bir gel lafınıza bakan, belki de hayatınızın sonuna kadar bir daha kimsenin sizi böyle sevmeyeceğini düşünmenize sebep olan, 3 yıllık bir aradan sonra yaşadıklarınızın hepsini bilmesine rağmen yanınızda olmaktan çekinmeyen, her ne durumda olursanız olun yanınızda olan ama ondan ayrı kaldığınız zaman boyunca geçmişinizi düşünerek kafayı sıyırma derecesine gelen, tüm bunlara rağmen sizin yaptığınız bi hata yüzünden kaybettiğiniz ve geri dönmesi için herşeyi yapabilecek kadar seviyorsanız eğer birini bu gerçek sevgi midir? **
sus bitanem sözü ayağa düşürmeyelim. Bir hikaye anlatalım ve sükut edelim. leyla'ya sormuşlar hani "sen mi kaysı daha çok sevdin; yoksa o mu seni sevdi?" diye. "elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti leyla. kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak. "elbette ben onu daha çok sevdim!" "nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?" o vakit leyla ağlayarak "dostlar!" demişti, "sırdır ki gizli gerekir, sevgilinin adını dile düşürmek, hakikatte ayıptır. kays bir dağ delisi gibi davrandı, gitti sahralarda, çöllerde aşkımızı ona buna anlattı, bense kimseciklerle paylaşmadım onun sevgisini, içimde büyüttüm, büyüttüm, büyüttüm... budur ki benim onu daha ziyade sevdiğime delildir."
(bkz: leyla ile mecnun)
(bkz: leyla ile meczup)
sevginin gerçeği olmaz ki, sevgidir; tek, başlı başınadır. önüne konulan sıfat anlamsızdır. sevgi kendisi gerçektir zaten.
sahte sevgi yoktur örneğin; sevmemek vardır. gerçek sevgi de yoktur; ''sevmek'' vardır. sevgi yalındır... sevmektir kendi halinde... sevgiyi tanımlayan en güzel dizelerdir işte aşagıdakiler de...
--spoiler--
Sevgi güzellik ister gülüm
Güzellik emek ister
Güzellikten de değil gülüm
Yürekte ateş ister
Bir çocuk dudağıyla
Yanakta bir sıcaklık
Yalnız güzellik değil
Sevgi özgürlük ister
Aşkların en soylusu
Birken birçok olandır
Sevginin en güzeli
Paylaşılan emektir
Çıkarsız ve sınırsız
Paylaşılan yürektir
--spoiler--
Sınırlarının çizilemediği ve de sınırı olmadığı için ya insanı tamamen bir özgürlüğe kavuşturan ya da küçücük bir zerre içinde kaybolmasına sebep olan,bildiğimiz kadarıyla sadece insana özgü,ve de her insanda farklı sonuçlar doğuran içimizdeki sıcaklık...
Ve öyle bir sıcaklıktır ki ya düştüğü yere hayat verir ya da her şeyi kül eder...
olaya birazcık pragmatist veya çıkarcı yaklaştığımızda imkansız olan şey. zira hiçbir insan karşısındaki için karşılıksız bir şey yapmaz. her insan yaptığı herşeyden çıkar sağlıyordur. bunun üç yolu var: 1-kendi vicdanını rahatlamak 2-içinde bulunduğu dinin gereklerini yerine getirmek (sevap kazanmak) 3-ya da dışarıya karşı iyi gözükmek. sevgi de insanın doğal ihtiyaçlarındandır ve sevmek ve sevilmek ister. bu yüzden bazen insanlar sadece bu duyguları tatmin için sevebilirler. gerçek sevgiyi belki insandaki tek içgüdü olan annelik katına atfedebiliriz.