islam gerçekte sosyalizmi savunur. ancak günümüzde yaşanan islamın gerçek islamla herhangi bir ilgisi olmadığından, biz bu gerçeği göremiyoruz. kuran da zekattan hariç öyle ayetler var ki örneğin, gerekirse ihtiyaç harici tüm malını infak et denmekte mesela.
islam sosyalisttir ve sosyal devlet anlayışını benimser. peygamberimiz ve 4 halife döneminde de uygulama bu yönde olmuştur. ancak sonra iktidarı ele alanlar bu gerçeği çarpıtmıştır. zamanla da unutulmuştur bu kavramlar.
biz kuran ı sadece arapça dinlediğimiz ve evlerimizde süs eşyası olarak saklamaya ve onu anlamaya gayret etmediğimiz sürece de bu durum böyle devam edecektir.
muhalifi "gerçek solcuların aslında müslüman olması" olan önerme. her ikisi de tartışılır.
islam demenin, aslında diğer tüm ideolojilerin, izm'lerin ya da isimlerin, doğrularının silinmesi demek olmadığı bir gerçektir. yani bu şudur: islam doğruların kaynağıdır. bu doğrular ilk insanla birlikte doğar, onunla büyür ve gelişir. bu doğruların "dağıtıcısıdır" da, islam aynı zamanda. insanın tüm varlık sahasına dağıtır doğrularını, dağıtmıştır. yani kesişmenin, kesişim kümesinin etkenidir o, edilgeni değil.
doğrudur; gelenekselci (tanımlayanın klasikler dediği) mümlümanlar devleti fazlaca taltif ederler, kutsarlar adeta. fakat bu durum islamdan mı geçer insanlara? bu yanılsamanın ortaya çıkmasında, bu ülkede yaşayan insanların -belki- binlerce yıllık geleneklerinin ve kodlarının izi yok mudur? oysa islam'da sadece allah'ın kutsadığı kutsaldır ve kutsal devlet diye birşey yoktur. o devleti ya da devlet etmenin kendisini tek başına kutsamamıştır kata. ne var ki; adil devlet edene itaati emreder. ve etmeyenin karşısına ise ebuzer olup, dikilmeyi tabi.
dinleri, ideolojileri değerlendirirken yapılan en büyük hata ya da en azından işin kolayı ise; onu/onları cahili müntesipleriyle değerlendirmek, müntesiplerinden yola çıkarak tanımlamaya çalışmaktır belki de. halbuki, handiyse bunların tümü bir kaynağa sahiptir ve erdem sahibinin yapacağı ise bu kaynakla savaşmak olmalıdır.
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. (nisa - 59)