bi kere en başta sadece bakarak ne demek istediğini anlatabileceğin kişidir gerisi yalan.
sonracığıma oruclu oruclu seni sırtında tasıyıp hastaneye yetiştiren kişi de olabilir. *
uzun süre görüşmediğinde yada ona haber vermeden ortak arkadaslarınla bulustuğunda trip yapmayandır.
yaşadığın bir şeyi şahitlerinden baska yeryüzünde bilen, anlatabildiğin kişidir.
"o parayı sen bana ver sevgilim gelcek lazım olur" diyebileceğindir.
"bu kıyafet sana daha cok yakısıyor" derken yalan söylemediğinden yüzdeyüz emin olduğunuzdur.
sizden daha güzel/yakısıklı olması sorun yaratmayacak kişidir.
geberene kadar ağlarken tek kelime edip yüzünüzü güldürendir.
bütün yaptıklarının yanında "yaa kızım sakın evlenme sen bana lazımsın" deme cüretini gösterebilen çok fena eşşek sıpasıdır. tursumu kurcak sankı.
tam en sevdiğiniz diziyi izlerken kapı çalınıp karşınızda onu bulduğunuzda "gel,gel" diyip salona koşup yüzüne bile bakmadan koltuğa gömüldüğünüzde trip yapmayan,aksine dolabı açıp yiyecek birşeyler bulduktan sonra hiç konuşmadan koltuğun diğer köşesine kurulan, hataları karşısında en ağır sözleri suratına haykırmanıza rağmen "haklısın,boşver hadi tatlı yemeye götüreyim seni" diyendir.Herşey altüst olduğunda ortalığı toplamak için elini ilk uzatandır.****
Genç adamın biri,
Dermiş babasına her gün;
"Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi"
Baba itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki..
Devam eder durur konuşma..
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya..
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.
Baba der ki oğluna,
"Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna".
Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuval,
hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
Almaz içeri arkadaşını,
Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
Evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; "haklıymışsın baba" der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba "hayır Evlat" der, benim bir dostum var bildigim.
Hadi, çuvalı al da bir kere de git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar..
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte,
Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasin diye dikerler sarımsak..
Genç adam gelir babasına;
"Baba, işte dost buymuş" diye konuşunca,
Babası; "daha erken, o belli olmaz daha"
Sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana."
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen dost;
"Git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını böyle iki tokada!"
tek olandır. bıkmadan sizi eleştiren, kavga esnasında sizden once karsı tarafa saldıran hatta döven. sevgilinizden hatta annenizden bile sizi kıskanan her daim yanınızda olan, ağladığınızda size sarılıp teselli edendir. küstüğünüz zaman özel numaradan siz iyi misiniz diye sesinizi dinleyip yüzünüze kapatan manyaktır.