+ birrr bilmecem var cocuklarrrr
- haydi sorr sorrr
+ petrolle kanla beslenirr
- acaba nedir nedirr
+ terörist denince akla
- tamam simdi buldum
+ cocuk katili denince akla
- tamam simdi buldum
+ hemen onun adı gelir
- bush bush PUST.
bütün bu işleri yapan ve yüzbinlerce insanın ölmesine neden olan bir o kadar kişinin de içsavaştı açlıktı derken ülkseninden kaçmasını biribirleri ile savaşmasına yol açan zurnanın son deliği kişi. napaasın adamcağız, çok yükleniyorsunuz buradan o'na, o'da emir kul o'da kapı kolu. o zurnanın baş delikleri kimler acaba?
iyilik timsali hayırsever baskan. ortadogu' ya barısı getiren esasoglan. televizyon karsısında gördügümde sürekli dua ettiğim, derin düsüncelere dalıp ölmüşlerine rahmet ettiğim.
Fizik kurallarına aykırı insan modeli,ki bilim adamlarının düşümenin imkansız olduğunu söylediği gingerdan bile düşmeyi başarabilen yegane yaratık!!Boş bakışlı insan!!gerizekalı,aptal (bkz: kendi kendine gaza gelmek)
* Kendime özgü fikirlerim var . Güçlü fikirler. Ama bu fikirlerle her zaman aynı fikirde değilim
* Bizim üçüncü önceliğimiz eğitime birinci önceliği vermektir.
* Bu perşembe günü Reagan havalimanının uçakları ve gişeleri havalanacaklardır.
* Bu sizin paranız. Bunu kazanmak için para ödediniz.
* Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz.
o vahşi görünümünün altında saflık yatan insan :). tony blair ile birlikte havyar yerken bunlar, tony abimiz bush'a şaka amaçlı şunları söyler ''biz bu havyarları aldıktan sonra balıkların karınlarını dikip tekrar denize yolluyoruz'' bush : aa öyle mi ne kadar ilginç..
yorumsuz.
amerika'da sistemin nasil isledigini, baskanin yapabileceklerinin bile cok sinirli oldugunu, gerektiginde baskanlarin bile bir kalemde harcanabildigini bilmeyenlerin, herseyin sorumlusu sandiklari, aslinda bu yapilanlara goz yummasi icin goreve getirilmis kisi. hillary clinton'un "bush is selected, not elected' lafi cok anlamlidir. bir politikacidan beklenmeyecek kadar durust ve aciksozlu bir baskan. hicbirsey sikinde degil adamin. yanlis anlasilmasin, burada kastedilen bush'un iyi biri oldugu degil. amac herseyden bush'u sorumlu sananlarin ve bush gidince herseyin duzelecegine inananlarin dustugu yanilgiyi duzeltmek. abd'nin yaptigi hersey amerikan halkinin cikarina uygun oldugu dusunuldugu icin yapiliyor. bu yuzden bush ikinci donem yine secildi. amerikalilar biliyorlar ki eger saga sola saldirmaz, dunyayi baski altinda tutup somurmezlerse, bu rahat yasamlarini surduremezler. adamlar kisin evlerini oyle isitiyorlar ki, sonra sicaklanip camlari aciyorlar. tabii yazlari da tum evler klima ile sogutuluyor. bazilari bahcesini sogutuyor. bu tatli hayatin surmesi icin birilerinin olmesi, surunmesi gerekiyor.
Bir Ingiliz doktor diyor ki :
-"Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu 6(alti) haftada is arayacak hale getiririz."
Alman doktor diyor ki :
-"Bu hiç birsey degil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu 4(dört) haftada savasa hazir hale getiririz."
Amerikali doktor da diyor ki ;
-"Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyazsaraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor, yarisi da savasa hazirlaniyor." *ama komik yaaa!
hemen yanında bulunan küba kafa tutarken
kuzey kore çatır çatır nükleer denemeler yaparken
hugo chavez tüm tv kanallarında kendisine aptal derken
nedeni herkes tarafından bilinen ama söylenemeyen ot dan boktan nedenler le müslümanları bölmeye aralarına düşmanlık tohumları ekmeye iç savaşlar çıkması için çalışmakta olan bir adet islam düşmanı.
ntv de yayinlanmiş bir belgeselde, seçimleri bill clinton'a karşi kaybetmesinin en önemli sebeplerinden biri şu şekilde anlatilmiştir:
90lı yillarin başi; amerika birleşik devletleri'nde başkanlik seçimi kampanyası devam ediyor. aynı dönemde amerikada new jersey kaynaklı yeni bir muzik akımı almış başını gidiyor.
kampanya kapsaminda bir tren yolculuğu esnasında baba bush bir demeç veriyor. demeci esnasında söz muziğe geliyor ve baba bush son dönemde yayılmakta olan akımını hedef alan bir konuşma yaparak muzikle ugraşanlarin damarına basiyor.
politikayla ilgisi olmayan fakat müzikle ilgilenen kişiler ve özellikle o dönemde konseri olan sanatçilar george bush ile ugraşmaya başliyor. önderliğini muzikçilerin yaptığı bir kampanya ile, başkanlık seçimlerinde oy kullanmayacak insanları ve özellikle gençleri oy atmaya cağırıyorlar, tabi ki bush'un rakibine*.
kampanyanin etkili olmasi icin ozellikle konserlerde bush'a oldukca yukleniliyor ve kampanya etkili oluyor. george bush secimleri kazanamiyor. tek etken bu olmamasina ragmen secimin kaybedilmesindeki en onemli etkenlerden birinin bu oldugu tespit ediliyor.
bu olay ve bill clinton'un iki donem ba$kanligindan sonra ba$kanliga ogul bush geliyor. ogul bush'un kabinesinde di$i$leri bakani olan ve ayni zamanda baba bush zamaninda korfez sava$i'nda gorev yapmi$ olan colin powell var.
ve bir gun colin powell hic alakasi olmayan bir kanalda, mtv'de genclerle beraber bir programa cikti. abd di$i$leri bakani, sutten agzi yanan yogurdu ufleyerek yermis lafini dogrularcasina neredeyse torunu ya$inda genclerle muzik muhabbeti yapiyordu.
izlediği savaş politikaları sonucu, bir daha kendi soyundan hiç kimsenin amerikan başkanı olmaması gerektiğini dünyaya kabul ettiren, ikinci kuşak bush.