george carlin

entry81 galeri7 video9
    50.
  1. daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.

    daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.

    daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.

    çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla tv izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.

    geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.

    aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. dış uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.

    daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.

    havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. atoma hükmettik, ama ön yargılarımıza edemedik.
    daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
    daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.

    koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.

    zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.

    günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.

    öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.

    "yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür."

    george carlin
    4 ...
  2. 51.
  3. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın: yaş, kilo, boy. Doktorunuz düşünsün onları. Bunun için ücret alıyor sizden.

    Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsızlar, negatifler sizi aşağı çeker.

    Öğrenmeyi sürdürün: Bilgisayar, el sanatları, bahçecilik, ne olursa. Beyniniz atıl kalmasın. Atıl kafa, iblisin tezgahıdır. iblisin adı da, “alzheimer”dır.

    Küçük şeylerden zevk almaya bakın.

    Sık sık, uzun uzun, vargücünüzle gülün. Soluksuz kalıncaya kadar gülün.

    Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.

    Sevdiklerinizle doldurun çevrenizi; aile, kedi, köpek, kuş, balık, yadigarlar, müzik, bitkiler, hobiler, ne olursa. Eviniz sığınağınızdır. Tadını çıkartın.

    Sağlığınızın kıymetini bilin. iyiyse üstüne titreyin. Bozuksa düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız yardım sağlayın.

    Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, komşu illerde ya da dış ülkelerde dolaşın; ama sakın suçluluk, pişmanlık duygusuna yönelmeyin.

    Sevdiğiniz insanlara onları sevdiğinizi söyleyin, hissettirin her fırsatta.

    Unutmayın ki yaşam, aldığımız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür.
    2 ...
  4. 52.
  5. işte budur üstatlık sözleri bol olan güzel insan.

    "hükümetler, eleştirel düşünebilme kapasitesi olan bir nüfus istemezler. onlar ancak makineyi çalıştırabilecek kadar zeki ve içinde bulundukları durumu pasifçe kabul edecek kadar aptal olan itaatkar işçiler isterler."
    0 ...
  6. 53.
  7. amerikan karşıtlığı ile ünlü ateist-komedyen*.

    bana göre bill hicks'ten sonraki en iyi komedyenlerden biridir.
    joe pesci ile arasındaki dalga da ünlüdür.

    bir konuşmasında "tanrı joe pesci'yi korusun" demişliği ile de ses getirmişti.

    ateist olarak değil de komedyen olarak ele alırsak;
    alışılmışın dışında bir adamdır.
    ateist olmaktan çok sistem karşıtı ve anarşist biridir. büyük adamdır.
    öyle günümüz anarşistleri gibi banka kepenklerine spreyle yazılar yazarak anarşist olan biri değil.

    velhasıl-ı kelam büyük adamdı.

    joe günahlarını affetsin.
    1 ...
  8. 54.
  9. (bkz: stand up diyince fuck diye anlayan adam)

    şahsen onun konuşma üslubu ile benim yazı yazmam üslubum bire bir benziyor.
    o what the fuck derken ben ne alakası var amına koyim diyorum.

    o yüzdendir ki sempati duyduğum ender komedyenlerdendir. (buradan chris rock'ın gözlerinden öpüyorum)

    --spoiler--
    Birçok kişi tarafından Lenny Bruce'un yerini aldığı düşünülen george Carlin, Comedy Central'ın yayınladığı tüm zamanların en iyi 100 komedyeni listesinde Richard Pryor'un ardından tüm zamanların en iyi ikinci stand up komedyeni ilan edilmiştir.
    --spoiler--

    başlıca stand-up gösterileri:

    george carlin - doin' it again (1990)
    george carlin - jammin' in new york (1992)
    george carlin - back in town (1996)
    george carlin - you are all diseased (1999)
    george carlin - complaints and grievances (2001)
    george carlin - life is worth losing (2005)
    george carlin - it's bad for ya! (2008)

    life is worth losing (2005) adlı gösterisi en çarpıcı ve en iyi analizlerin olduğu gösteridir.

    akıllı adamdı ve analiz olarak üstüne tanınmayan kişiydi.
    lafı dolandırmaz direkt söyler. konudan sapmaz ve yerinde hazır cevaplılığı ile de müthiş bir zeka örneğiydi.

    esprisini yapar güldürür ama çokça da düşündürürdü. sistemin amına koyandı. fuck the system!
    aşırı derecede sucks, bullshit, fuck kullanıp aslında küfrün o kadar da kötü bir şey olmadığını söylerdi.
    ne zaman izlesem küfür etmemin ne kadar iyi olduğunu düşünürüm.
    çünkü hak edene edeceksin.

    bir konu hakkında getirdiği zeki argümanların aslında bazı kesimlerin korkuluk argümanı olarak anladığı ama işin aslının din ile bilim arasındaki çatışmayı daha çok din ile hükümet arasında anlatan bir şahsiyet.
    çeşitli teorilerinde straw man olarak göze çarpsa da aslında hakkını veriyor.
    size reductio ad absurdum ile yani size saçmanın aslında mantıklı nedenini sunuyor.
    bütün gösterilerini alt yazılı ve ingilizce olarak izledim ve bu adam (her ne kadar ismini duyunca bill hicks ve joe pesci gelse de) geleceğe yönelik konuşuyordu. şimdi ufak bir yazı yazacağım bir sonraki entry'De ne dediğini anlarsınız.

    ha bu arada 2008'de öldü.
    fuck.... ne alakası var amına koyim.
    2 ...
  10. 55.
  11. life is worth losing adlı gösterisinden bir kesit olan bu yazıda politikacılar ile hükümetin ne kadar önemsiz olduğuna işaret etmiş ve kendi çıkarlarına göre hareket ettiğini belirtmiştir.
    Aşağıdaki yazıyı bir konuşmasına bakarak yazdım. Ne denli haklı olduğu görülüyor.

    ------------------------------------------
    "...politikacılar bu kelimeyi iyi bilirler.
    sizin üzerinizde kullanırlar.

    politikacılar geleneksel(genellikle) olarak üç şeyin arkasında saklanmışlardır:
    bayrak, incil, çocuklar...

    "hiçbir çocuk arkada kalmasın."
    "hiçbir çocuk arkada kalmasın."

    oh, öyle mi amına koyim? kısa zaman önce onlara üstünlük kurmaktan sağlamaktan bahsediyordun.
    "avantaj", "hiçbir çocuk arkada kalmasın".
    biri burada amına koduğum hızını kaybediyor...

    ancak bir sebebi var. bir sebebi var. bunun bir sebebi var.
    eğitim bok olmasının rezil olmasının bir sebebi var.
    asla düzelmemesi ile aynı sebep.

    asla düzelmeyecek. boşuna beklemeyin.
    elde ettiğinizle mutlu olun.

    çünkü bu ülkenin "sahipleri" bunu istemezler.
    gerçek sahiplerinden bahsediyorum.
    büyük ve zengin...

    gerçek sahipleri: her şeyi denetleyen, her şeye karar veren büyük ve zengin iş adamları hissedarları...

    "politikacıları unutun. onlar önemsiz.
    politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar."

    hakkınız yok.
    seçim hakkınız yok.
    sahipleriniz var. size sahipler.

    her şeye sahipler. bütün önemli topraklara sahipler.
    bütün kolektif şirketleri denetliyorlar ve sahipleriler.

    uzun zamandır senato, meclis, hükümet binaları, belediyeleri sahipleriler...
    yargıçlar arka ceplerinde.

    bütün medya kanalları ve haber şirketlerinin sahiplerirler.
    duyduğunuz bütün haberleri, bilgileri düzenliyorlar denetliyorlar.

    sizi taşşaklarınızdan tutuyorlar...

    her sene milyarlarca doları lobileşmek için kullanıyorlar.
    istediklerini elde etmek için lobileşiyorlar.

    ne istediklerini biliyoruz.
    başkalarına daha az ve kendilerine daha çok istiyorlar.

    ne istemediklerini size söyleyeyim.

    "eleştirel düşünen insanlar istemiyorlar."
    "iyi derecede bilgili ve eğitim görmüş insanlar istemiyorlar."

    bu işlerine gelmiyor.
    onların ilgisini çekmiyor.
    bu çıkarlarına aykırı.
    budur.

    biliyor musunuz?

    mutfak masasının etrafında sik kadar 30 yıl önce batan amına koduğum sistemin onları nasıl becerdiğini anlayacak kadar zeki insanlar istemiyorlar.
    bunu istemezler.
    neyi istiyolar biliyor musunuz?

    uslu çalışan istiyorlar.
    uslu çalışanlar.

    makineleri çalıştırıp, belgeleri yazabilecek kadar zeki,
    ve pasifçe git gide boktanlaşan işlerde,
    daha az maaşla, daha uzun sürelerde,
    daha az haklarla, fazla mesainin olmadığı,
    almaya geldiğinde yol olan emekliliklerle çalışacak kadar aptal insanlar istiyorlar.

    şimdi de emeklilik maaşınızın peşindeler amına koduğum çocukları.
    lanet emeklilik paranızı istiyorlar.
    geri istiyorlar.
    ki wall sokağı'ndaki sabıkalı arkadaşlarına verebilsinler.

    biliyor musunuz? alırlar, sizden hepsini ya seve seve alırlar ya da sike sike alırlar,
    çünkü size ve buraya sahipler.

    büyük bir club.
    ve siz üye değilsiniz.
    siz ve ben üye değiliz o sikik cluba.
    -----------------------------------------------

    Fuck... ne alakası var amına koyim...
    2 ...
  12. 56.
  13. sadece espri yapmayan aynı zamanda ülke ve insanlar hakkında haklı tespitlerde bulunan güldürürken düşündürebilen komedyen.ateistmiş.
    0 ...
  14. 57.
  15. "hükümetler, eleştirel düşünebilme kapasitesi olan bir nüfus istemezler. onlar ancak makineyi çalıştırabilecek kadar zeki ve içinde bulundukları durumu pasifçe kabul edecek kadar aptal olan itaatkar işçiler isterler."george carlin
    2 ...
  16. 58.
  17. gösterilerinde bırakın bir amerikalıyı dünyanın herhangi bir yerindeki bir anti-emperyalistin bile söylemeye cesaret edemeyeceği gerçekleri izleyenlerin yüzüne haykırmış insan.

    çoğunluk tarafından görmezden gelinenler, yozlaşmış toplum değerleri, unutulan ve unutulmak istenenlerden bahsedip, espirileriyle hicvediyor adeta göze parmak sokuyor. dinleyenler haliyle, 'güleriz ağlanacak halimize' misali ofsayta düşüyorlar.

    asla yeri doldurulamayacak bir komedyen ve entellektüel dimağ. ve bence charles bukowski'nin komedyen versiyonu.

    alıntılanacak o kadar çok aforizması, sözleri var ki buraya yazmakla olmaz. mutlaka izleyin şovlarını.

    ----------''bu bir amerikan rüyası, inanmak için uykuda olmanız lazım.'' George Carlin ------------
    1 ...
  18. 59.
  19. düşünce tarzını tamamen olmasa da sevdiğim adamdır.

    ''Akımda başka bir soru daha var. Nasıl oluyor da, konu bizken kürtaj deniyor, ancak konu bir tavuksa, omlet deniyor? Birden bire tavuklardan çok daha iyi mi olduk? Bu ne zaman oldu da tavukları iyilik sıralamasında geçtik? Bana tavuklardan daha iyi olduğumuza dair altı neden sayın. Gördünüz mü, kimse sayamıyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü tavuklar iyi insanlardır. Tavukları uyuşturucu çeteleriyle takılırken görmezsiniz değil mi? Bir tavuğun herifin tekini sandalyeye bağlayıp elektrik verdiğini görmezsiniz değil mi? En son ne zaman bir tavuğun eve gelip dişisinin ağzını burnunu kırdığını duydunuz? Duymazsınız çünkü tavuklar iyi insanlardır.'' george carlin
    1 ...
  20. 60.
  21. "insanları severim, ancak kısa aralıklarda."
    4 ...
  22. 61.
  23. çocuklar üzerine:

    Beni rahatsız eden şeylerden biri ise çocuklar hakkında söylenen yalanları duymak zorunda olmak. Ve biliyorum ki kahraman olduğunu düşünen anne ve babalar bunu sevmeyecek ama birileri onların iyiliği için bunu söylemeli. Çocuklarınız gereğinden fazla değerli görülüyor. Onları tapılacak bir nesneye çevirdiniz, çocuk fetişistisiniz ve bu hiç sağlıklı bir durum değil.Çocuklar hakkında hatırlamanız gereken bazı şeyler var. Onların hepsi sevimli değil. Sidik ve ekşi süt karışımı bir kokuya sahipler. ikincisi çocukların hepsi zeki ve akıllı değildir.

    masonlar üzerine:

    Politikacıları unutun. Onlar önemsiz. Politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar. Hakkınız yok. Seçim hakkınız yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Her şeye sahipler. Bütün önemli topraklara. Kolektif şirketleri denetliyorlar ve sahipleriler. Size çok önemli bir soru soracağım. Dünyayı kontrol etmenin en etkili ve verimli yolu nedir? iki kelime: Akıl Kontrolü!

    eleştirel düşünme üzerine:

    Çocukları okutmak önemli değildir. Okumak isteyen çocuk okur. Okumayı öğrenmek isteyen çocuk okumayı öğrenir. Öğretilmesi asıl önemli olan şey, çocukların okuduklarını sorgulamasıdır. Çocuklara her şeyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli. Okudukları her şeyi, duydukları her şeyi sorgulamaları. Çocuklara otoriteyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli. Ebeveynler çocuklara otoriteyi sorgulamayı asla öğretmezler. Çünkü ebeveynlerin kendileri zaten otorite figürleridir.

    Bu ülkedeki (ABD) ekonomik ve sınıfları nasıl tanımlarım biliyor musunuz? Üst sınıf bütün parayı elinde tutar ve hiç vergi ödemez. Orta sınıf bütün vergileri öder ve bütün işleri yerine getirir. Fakirler de orta sınıfı ürkütmek için vardır.

    Tarihimizin En Acı Yanlarından Biri,Kendini Ne Kadar Tekrar Ettiğidir.

    son olarak atasözlerini daima hatırlayın der.
    4 ...
  24. 62.
  25. üstad ne güzel demiş 'unutmayın herkes aynı dilde gülümser'.
    2 ...
  26. 63.
  27. ne var ne yok sorgulayın.

    size söylenenlere "körü körüne" inanmayın.

    çocuklarınıza vereceğiniz en iyi hediye "sorgulama yeteneği ve farkındalıktır" diyen,

    2008' de aramızdan ayrılmış, yüce insan, saygıdeğer kişilik, übermensch.

    "bir çırpıda gözden geçir"lik link :

    http://www.atgozlugu.com/...arlin-kimdir-onemi-nedir/
    4 ...
  28. 64.
  29. 65.
  30. 'ayaklı bir reklam panosuna' benzemeyi sevmediği için siyah giymeyi tercih eden komedyen.
    0 ...
  31. 66.
  32. 2008 yılında aramızdan ayrılan, anarşist ve ateist komedyen.

    http://www.imdb.com/name/nm0137506/
    0 ...
  33. 68.
  34. (12 Mayıs 1937 - 22 Haziran 2008), komedi albümleri sayesinde 5 kez Grammy ödülü kazanmış[1] irlanda asıllı ABD'li komedyen, oyuncu ve yazar.

    Carlin, saygısızca diye nitelendirilen tutumu ve dil, psikoloji ve din gibi alanlardaki tabu konulara ilişkin fikirleriyle tanınır. Carlin'in Yedi kirli kelime komedi rutini, 1978'de Amerikan Yargıtayı'nın F.C.C. v. Pacifica Foundation davasına yansımış ve 5'e 4 oyla Carlin'in oyunu televizyonlarda yasaklanmıştır.

    https://tr.wikipedia.org/wiki/George_Carlin
    1 ...
  35. 69.
  36. Gerçekten zeki ve komik bir adamdır, çok saygı duyulacak konuşmaları vardır, huzur içinde yatsın.
    0 ...
  37. 70.
  38. hayatı okunması gereken biri

    new york'ta manhattan'da doğmuş ve annesi tarafından yetiştirilmiştir. daha iki aylıkken anne ve babası boşanır. annesi (babasının yanı sıra) tanıştıkları pazarlamada çalışır. annesi çalıştığı uzun saatlerde genç george yalnız bırakırlır ve kendisi de (kendi sözleriyle), çeşitli konularda düşünmek, radyo dinlemek ve bir kimliğe bürünmek için ihtiyaç duyduğu bir zaman oluşturur. carlin, konvansiyonel bir komedyen olarak çalışmaya başlar ve gece klüplerinde tv'de, kişiliğini radikal bir biçimde elden geçirdiği 1960'ların sonuna kadar bir bill cosby tarzı olarak adil bir başarı elde etmiştir. sonra daha ciddi konular ortaya atar. yaşı ilerledikçe 90'lı yılların başında radikal bir şekilde sahne şahsiyetini değiştirerek daha alaycı ve acımasız olur. genellikle komik george carlin olarak anılan bu yeni george carlin, halktan ve eleştirmenlerden zevk alan biri olur çıkar. carlin'in forte'si lenny bruce tarzı sosyal ve siyasi yorumları, insanlara karşı nihilistik gözlemler ve siyah mizahı ile boğulmuş dinle doludur düşünceleri.

    ayrıca kendisi ustaca bilgisi ve ingilizce dilinin kullanmasıyla ile tanınır. carlin'in ünlü "yedi kirli sözcüğü" komedi rutini, 1978'de abd yüksek mahkemesine giden radyo sansür davasının bir parçasıydı.
    1 ...
  39. 71.
  40. 72.
  41. Allah dostu peygamber sevdalısı nur yüzlü bir dedeydi ki ona sahip çıkamadık.

    allah rahmet eylesin
    2 ...
  42. 73.
  43. bilen bilir, oy kullanmazdı rahmetli. şöyle de bir sözü vardır:

    "it's a big club and you ain't in it."
    0 ...
  44. 74.
  45. Olur ya, ülkemiz de yaşasaydı kesinlikle ömrü hapislerde geçecek insandı.
    0 ...
  46. 75.
© 2025 uludağ sözlük