geçenlerde şahit olup beni gülümseten şeydir.montunun yakalarını kaldırmış, saçlarının arkası kavisli bir şekilde yukarı doğru yükselen, yani efendim adeta göğü yoklayan, en fazla 18 yaşında, kara ve yüzünde envai çeşit ve boyutta sivilcesi olan bir genç girdi film alacağım iş yerine.
önce kısa bir süre sağ ayağının ucuyla yerde küçük ve belirsiz kavisler çizdi.benim işimin uzun süreceğini anlamış olmalı ki bir süredir susuyor olmanın da etkisiyle adeta patlayan bir ses tonuyla öksürüp boğazını temizledi.
yine şu rus geyiği mi demeyin, ama aynen böyle efendim.neyse sonra öne doğru iki adım atarak ürkek bir yüz ifadesiyle yokladı iş yeri sahibinin gözlerini.tavırlarındaki eminsiz hava odanın kasvetli boğuculuğunu daha da çekilmez bir hale getiriyordu.
en nihayet, bu düğümleriyle nerdeyse insanı boğan dakikalar gencin titrek sesiyle : "dayı genç işi film var mıydı" sorusunu sormasıyla daha da ilginç bir hal aldı.bilemem filmi aldıktan sonra evde sıvazlayack olduğunu bildiğimizi mi düşündü, ama geçen her saniye gencin daha da içe kapandığını görür gibiydik.
iş yeri sahibi nihayet filmi verdi ve gencimiz derin bir oh çekişle adeta kaparcasına aldı arzu nesnesini.cebinden çıkardığı madeni 2 ytl'yi masanın üzerine atarcasına bıraktıktan sonra hızlı ve sinirli adımlarla uzaklaştı iş yerinden.