Samimi olarak yalnızca Romantik idealistlerin karşı çıktığı yer. Yalnızca onlar dışarıdaki ilişkilerin de içeridekilerden farklı olmadığını bildikleri halde geneleve gitmiyorlar, oradakilere üzülüyorlardı. Bugün bir tanesi daha kaydı. idealizmin romantik tarafını üstünden silkeledi. O artık ya Alman idealizminin çelikleşmiş iradeciliğinin bükülmez kılıcı olacak ya da materyalist felsefenin doğruluğunu reddetmekten vazgeçerek bıraktığı yerden devam edecek.
işte böylece kendilerine romantik idealist diyen, riyarkarların, içten hesaplı içten hesaplıların, yalanlancıların baş düşmanlarından başka gerçek düşmanı olmayan genelev; ona mecbur olanların abazanlıkla suçlandığı, kendi ana ve bacılarını orada hayal edip bu işi bir daha düşünmeleri emronuldukları bir yere dönüşmüştür çiğ et satılan bir yer olmasından başka. Geneleve karşı olmak ya da olmamak; ya da karşıtlığın ne üzerine bina edildiği kağıda dökülse seçim sonuçlarından başka bir sonuca ulaşılmayacaktır. Elbette sahil kesimleri ve iç bölgelerdeki villa adacıkları fuhuşa karşı olacaklarıdır. Tarık Akan ve Cem Uzan gibiler de fuhuşa karşı olacaklardır. Hangi milletten hangi boy kadını istedikleri keyiflerine kalmış adamların başımıza ahlak polisi kesilmelerinde şaşılacak bir şey yoktur. Tek fark abazanlar ödemeyi nakit yapıyorlar. Sahtekarlarımızsa kredi kartıyla yapıyorlar ödemeyi ya da güzelliğe karşılık güzellik veriyorlar, ya da gayrimenkulle kapatıyorlar hesaplarını.
Romantik idealistler korkmasınlar. Kadınların üzerinde meni artıkları yok. Yap, işlet, devret modeli erkek açısından en namuslusudur, en açıkçasıdır. Elbette kadınlara yazık oluyor. Ama kadınları oraya abazanlar ya da ahlâk polislerinin vaazlarına kanıp g.evden uzak duran romantik idealistler tıkmadı. Bizzat laik geçinenler tıktı. Cemaat de gidiyor işte.
mahallemizin mega abazan berberi cemil'in bir genelev anısı vardır dillere destan olmuş..
cemil, günlerden bir gün kalkıp tepeciğe, izmir genelevine gider. o günde genelevin içindeki binalardan birinde bir yangın çıkmıştır. yangın sebebiylede giriş kapıları kapatılmıştır. fakat kapının önünde bekleyen kalabalık bir abazan topluluğu vardır. cemil'de bu kadar insan beklediğine göre kapılar eninde sonunda açılıcaktır düşüncesiyle kalabalığa karışır. kapının önünde bekleyen polis kalabalığı uyarmaktadır; ''kardeşim dağılın gidin, açılmıyacak şimdi.'' içerde yangın var dağılsanıza''. ''ya kapatmasanıza kapının önünü araçlar girip çıkabilir'' polis ara ara uyarıyordur kalabalığı ama kimse tınlamıyodur. nasıl bi aşk varsa adamların içinde.
o sıra ''ege tv'' den bir kameraman yangının görüntülerini çekmek için genelev kapısına gelir. polis tam onu içeri alıcakken dur dur der ve çevirip arkadaki kalabalığı göstererek '' kamerayla önce şunları çeksene''. kameramanda elindeki kamerayla kalabalığa döner ve çekime başlar. sonrası cemil'in anlattığı kadarıyla şöle:
- valla bilader kamerayı görünce birbimizi eze eze kaçtık. nasıl itiş kakış var millet nasıl kaktırıyor birbirini. surat götünmesin diye kafalarda önde koşturuyoz ya nereye koştuğumuz belli değil. ama ben askerden beri öyle koşmamıştım.
hiçbir namuslu, düzgün insanın zorla çalıştırılıp ağa düşürülmediği mekandır. çeşitli imkansızlıklardan ötürü buralara gitmiş insanlar olabilir; fakat kendisini terk eden karısının ardından 3 yaşında çocuğuyla sokakta karton toplayan adamlar varken "paramız yoktu" diyerek geneleve girmek, bir de utanmadan "bizi pezevenkler bu hale getirdi" demek namussuzluktan da öte bir şeydir.
insanların muhafazakarlık etmiş olmak için muhafazakarlık etmeleri sonucu kapatılsın diye tutturdukları yerlerdir. oralarda çalışan kadınlar periyodik muayeneden geçirilir. devlet oraları kapatırsa insanlar sanki hormonlarını çöpe mi atacak. bir şekilde başlarının çaresine bakacaklar.taciz tecavüz suçları patlama yapacak, kimi yabancı sikecek, kimi kızını kiralayan adamdan kiralayacak. fuhuş yüzünden cinsel yolla bulaşan hastalıklar patlama yapar.kapatılması facia olur.
amiyane tabiriyle kerhanedir efendim. bir çok fahişenin ekmek kapısıdır . mamafih nice düzgün insanları da ağına tuzağına düşüren pezevenklerindükkanıdır. bir tekstil atölyesinden farkı atölyede dikilir genelevde .... *
ankarada bent deresi denen yerde türkiyenin en ünlü genelevi bulunmaktadır. çünkü sayın melih gökçek "yok yıkacağım yok yapacağım." derken bilmeyen kalmamıştır bu mekanı. Artık reklam için mi yaptı bilemem orasını.ulus heykelden aşağı doğru inince sol tarafta kalır. anakaranın her yerine buradan dolmuşlar kalkar.
40'ından sonra azanların kendilerini paklamaya gittikleri yer.bilhassa "cahilim ama namus bende" kafa yapısında olan erkeklerin "belki bu defa gider de zevklerimi köreltene kadar yaparım" dedikleri yer.buralarda işlerini hallettikten sonra ellerini bir güzel yıkayıp, yeniden doğmuşçasına evlerine gelirler;eşlerine çemkirmeye, kızlarını namus davası diyerek sokaktan el etek çektirmeye devam ederler. nedense namus onlara ait olunca namus da elalemin olduğu zaman "bir fiske de sen vur kahpeye" oluyor.madem o kadar namuslusun, tut şeyini de bu sektöre milyon milyon akan paralardan bir kuruş eksilsin bari.uzun sözün kısası, devletin kapatacağını düşünmediğim ve devletin kapatma niyetinde de olmadığ yerler.(şöyle bir görüş var - inancım odur ki erkeklerin tezidir bu yine- genelevler kapanırsa zina ve yol ortasındaki tacizler daha da artarmış. yok efendim, insanlar oraları ile buraları ile fazla oynamazlarsa abazanlık da önüne geçilemeyen "azgın teke sendromları" da olmaz.)
şahsen hiç uğramamış olduğum bir mekandır. sadece bir kez -o da görek amaçlı- zürafa caddesine girmek istemişliğim vardır. ama kapıdaki x-ray her geçişimde sürekli ötüp sinirlerimi bozduğu için girmekten vazgeçmişimdir.