genç sivillerin sloganıdır.
aydın, özgür fikre değer veren, yaşasın halkların kardeşliği sloganını benimseyen, hiçbir iktidarın oyuncağı olmayan, emperyalizmi reddeden insanlar da, bu iktidar şakşakçısı modern emperyalist aygıttan rahatsızdırlar.
neoliberal-şeriatçı bloğun artık kabak tadı veren sahte demokrasici sloganı.
unutmasınlar ki hepsi 12 eylül askeri rejiminin çocukları. yatıp kalkıp dua etsinler.
" artık rahatsız olmak çare değil eyleme geçsinler ! kitleleride peşlerinden sürüklesinler yoksa soda içsinler iyi gelir " şeklinde bir önerinin yerinde olacağı söylem.
her nedense belli bazı çevrelerin rahatsız olduğu bazı hassas konulardan rahatsız olan rahatsızlar gruu.
memlekette aklı başında bir sürü sivil toplum kuruluşu varken, onlar bir kenara itilip bu arkadaşların poke unda boncuk varmış gibi ortaya çıkarılmaları ve en üst makamın huzurunda bile ayaklarında pembe lastik pabuçlarla arz-ı endam etmeleri hoşgörüsüne mazhar olmaları, çok dikkat çekici.. peh peh peh demeden duramıyor insan.
ben de; bu arkadaşların inanılmaz ve başedilmez yükselişini çözememekten, arkalarında kim var acaba sorusuna yanıt verememekten, memleketin bin türlü sorunu varken bu beyzadelerin sadece belli bir kesimin rahatsız olduğu konulardan rahatsız olmalarından, rahatsızım açıkcası. olamaz mıyım.
heyecanları ve fazla romantik oluşları ile gençlikleri aşikar, rahatsızlıkları ise yüzeysel. birşeye topyekün karşı olmak ya da sorgulamaksızın yanında olmak şeklindeki siyasi tutumları genç olduklarının bir diğer göstergesi.tsk' ya karşı yaklaşımları darbe şakşakçılarıninkinden bile sevimsiz.her ciddi açıklamaya gubidik mizahi göndermeler yaparak muhalif olduklarını zanneden içi kof grup.iyi tarafları, yerinde tespitleri varsa da o kadar güzellik mübaşir evladında da olur diyor, varlıklarının topluluk olarak bu ülkeye bir katkıları olmadığını düşündüğümü bildirmeyi bir borç biliyorum.
güzel bir sitedir. faaldirler de, bi dolu eylem yapmışlardır.*adı da oldukça manidardır. bu ülkede yalnızca genç subayların yaşamadığını hatırlatmaktadır.
Genç Siviller 14 Nisan Cumartesi Günü Miniaturk'teki Anıtkabir'e Yürüyor!
Bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş, gelecek planlarını bu memleket üzerine kurmuş, tüm ailesi, sevdikleri bu topraklarda yaşayan gençler olarak cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinden yapılan tartışmadan rahatsızlık duyuyoruz.
Düşüncelerimizden, kıyafetlerimizden, ırkımızdan, mezhebimizden, inançlarımızdan, yaşam şeklimizden, hatta annemizin, kardeşimizin yaşam şeklinden dolayı rejim için potansiyel tehlike olarak görülmekten, bir türlü makbul vatandaş olamamaktan, başıboş bırakılınca ya davulcuya ya da zurnacıya kaçacağımızdan korkulmasından, darbe planlarında bile adımızın 'koro' rumuzuyla bir işaretle sokaklara dökülebilecek pasif halk yığınları olarak geçmesinden fena halde rahatsızız.
Bizim oylarımızla seçtiğimiz ve yine istersek oylarımızla değiştireceğimiz parlamentonun asker postallarıyla çiğnenmesi için gün sayan; siyasetçileri, gazetecileri, rektörleri, savcıları, hatta düz vatandaşları görmekten rahatsızız.
Bu ülkedeki her türlü zenginlik, refah, makam, paye, mavi kanlı cumhuriyet elitleri kadar reşoların ve memoların da hakkıdır.
Halk artık sadece plajları değil; üniversiteleri, bürokrasiyi, sanayiyi, konser salonlarını, kütüphaneleri, uçakları doldurmaktadı r. Bu durum karşısında makbul 'vatandaşlar' 'tehlikenin farkında mısınız' diye vaveylayı koparmamalı, demokrasiyle birlikte yaşamaya artık alışmalıdır.
Bu rahatsızlığımızı kamuoyuyla paylaşmak için 14 Nisan 2007 Cumartesi günü, makbul vatandaşlar Ankara'da Anıtkabir önünde toplanırken, Saat 11.00'de Miniatürk'te bulunan Anıtkabir önünde toplanıyoruz.
genç askerler rahatsız, gazından çok çekmiş olanların çocukları belki;
sloganları var ama slogancı değiller;
milliyetleri muhtelif ama milliyetçi değiler;
maço değiller, feministliğe gerçek eşitlik derken ne kabalar ne dayı;
dünyalı, yurtsever gençler; yerel köyün evrensel, demokrat kabadayıları;
sağcı değil, solcu değil ama futbolcu olmadıkları da kesin;
atatürkü çok seven, çok önemseyen ama atatürkçü olmayan;
batıya koşarken doğulu kimliklerinden utanmayan ama batılı olmanın önce iyi biri doğulu olmaktan geçtiğini bilen;
batı kimliğindeki doğuyu bulunca, o sıra kendi doğusunun eleştirisini yapmakla meşgul olduğundan, bulduğuyla öğünmeyen; yalnızlığı seven ama (bir + bir)in 2 den çok ettiğini bilen ve fakat kalabalığa da tapınmayan;
çölde çay, kutupta kardelen kıvamında bir gençlik hareketi, üstelik inanılmaz ama turgut uyardan haberliler;
kendilerini tanımlarken "bu topraklar üzerinde 16-35 yıldır ikamet eden, bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş olan, herkes gibi cem yılmaz esprilerine gülen, babam ve oğlum filminde ağlayan, kimsenin üniformasını giymeyen, şiddetle uzaktan yakından bir alakası olmayan, uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek isteyen, ilerde çocuklarına iyi bir gelecek bırakma hayali kuran türkiye cumhuriyetinin sıradan vatandaşları" diyecek kadar da alçakgönüllü gençler;
bana, keşke sözlük sitemin ana bildirisi böyle olsaydı dedirtecek kadar ironik, dalgacı takılan ama sorumlu, ülkemin bugün en çok ihtiyacının olduğu yeni tür aydın tipinin en genç temsilcileri.