her gece olduğu gibi yine başıma gelendir ve yine her zamanki gibi diyalog meydana gelmiştir.
ben: anne acıktım.ne var?
annem: akşamdan kaldı işte bir şeyler.
ben: getirir misin o zaman annecik?
annem: kalk kendin al, ben niye getiriyorum? gitmişken çayın altını da kıs biraz.
ben: yok, aç değildim zaten ben. canım sıkıldı diye sordum. çayın da taşar inşallah.
buzdolabındaki dolma tenceresinden bir, iki derken 10 yaprak sarma aşırmak ile sonuçlanır. tabi aşırma işlemi karın ağrısını beraberinde getirir ama aç kalmaktan iyidir.*
üniversite'de öğrenci evinde veya yurtta kalıyorsanız muhtemelen yaşadığınız durumdur. gece geç yatıldığından dolayı acıkılır, çok açsanız dolapta ne varsa ona hücum edersiniz. gece yemek yemeyi devam ettirdiğiniz takdirde kilo almayla sonuçlanır. fakat tok karnına uyumanın verdiği keyif paha biçilemez. **
buzdolabını açarak bir süre bakıp, kapatmakla başlar her şey. yemek hazırlamaya üşenilir muhtemelen. nutellalı ekmeği tv karşısında yemekle son bulur bu kriz. sonra o mutluluk ve doygunlukla öyle de bir uyunur ki ufff.