Gece olunca bu şehrin sokaklarında,
Birisi yürür.
ince sakalları, çirkin yüzüyle
Kaldırımlarda karanlıklara bürünür.
Hiç kimse görmez onu.
Ben görürüm
Ben yürürüm.
Gece olunca,
Biri kibrit çöpüyle denizi yakar.
Duygu buharlaşır,
Şehrin üstüne inceden bir yağmur yağar.
Hiç kimse ıslanmaz.
Ben yağarım,
Ben ıslanırım.
Gece olunca,
Bu şehri buram buram efkar basar.
Biri oturur; türküler okur, şiirler yazar.
Hiç kimse duymaz onu.
Ben duyarım,
Ben okurum,
Ben yazarım.
Ve gece bitince...
Deniz söner,
Yağmur diner,
Şiir biter.
Ben sönerim,
Ben dinerim,
Ben biterim.
yüreğiyle yalnız kalıyor insan. onun istediği gibi davranıyor, istediği hayalleri kuruyor mutlu oluyor. Hatta belki o hayalleri kurarken uyuya kalıyor belki de hayallerinin hiç gerçekleşmeyeceğini düşünüyor. işte o zaman anlıyor hayatı.
...
gece acı azığımızı paylaşıyor bizimle
uyumuyor uyutmuyor uslu durmuyor
oysa güller vardı önce aklımızda
iğdeleri gördük zambakları da
ayartıldığımız güzel kokulara
kök edinmiş aşka, derin buluşmaya
biz onları bulurduk bulmasına
gece, kuş çığlığı yüreği çıldırtan aralıklarla
yiten dinginlik
-gündüzü bekledik.