Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..
Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..
Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
iyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..
ikişer saatlik periyotlar halinde devam eden nöbet tipidir. Bazı yörelerde, iklim şartları gereği nöbet süresi 15 dakikaya kadar inebilmektedir.
Düşmanın gece karanlığından faydalanma olasılığı sebebiyle en önemli nöbet türüdür. O an savunmasız bir şekilde uyuyan birliğin canı gece nöbetçisine emanettir. Düşmanın ne zaman nereden geleceği belli olmaz.
Gece nöbetçisi son derece dikkatli olmalı, etrafını iyi dinlemelidir. Kritik bölgelerde çift nöbetçi uygulaması yapılır. Kimliği belirsiz araç ya da personelin yaklaşması durumunda biri porala sormak üzere araç ya da personeli durdurur diğeri mevzi alarak herhangi bir tehlikeye karşı diğer nöbetçiyi korur.
Fiili taarruz durumunda nöbetçi öncelikle havaya bir el ateş ederek saldırganı caydırmaya çalışmalı, akabinde yere ateş etmeli ve bu da çözüm olmuyorsa saldırganı etkisiz hale getirecek şekilde bel altına ateş etmelidir. Saldırganın doğrudan üzerine ateş edilerek öldürülmesi soruşturma gerektirir.
harika Murathan Mungan şiiri. lakin yaptığı ne denli acı olursa olsun affedecek kadar aşık olmak,
uzak olmasını istediğiniz bir kişinin aynı anda iyi olmasını istemek;
zehirler insanı.
unutur gibi değil de ölür gibi daha az sevmeye uğraşırken,bu şiir zehirler insanı.
harika Murathan Mungan şiiri. lakin yaptığı ne denli acı olursa olsun affedecek kadar aşık olmak,
uzak olmasını istediğiniz bir kişinin aynı anda iyi olmasını istemek;
zehirler insanı.
unutur gibi değil de ölür gibi daha az sevmeye uğraşırken,bu şiir zehirler insanı.
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az..
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini.
kolay değil,
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni.
tek bir gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi..
iyi ol, sağ ol, uzak ol,
ama bir daha görme beni...
özellikle son kısım çok dokunaklı. bitmiş bi aşk ancak bu kadar başarılı bir şekilde anlatılabilirdi. iyi ol, sağ ol sana bir şey olmasın ama benden de uzak ol lütfen. bir daha görmeye dayanamam seni.
çok ama çok güzel yazmış murathan mungan. bu şiir kime yazılmıştır bir fikrim yok ama çok şanslıymış. sadece, şiiri okurken bunu düşündüm. buram buram yaşanmışlık ve keder var bu şiirde.
acıyı cümle yapmış murathan munganın, okuması zor şiiridir.
okuması zordur çünkü algıladığınız her kelime,hoyrat hafızanızda bir karşılık bulunca,içinizdeki zehir şişesi devrilir. zehir şişesine uzanır o dizeler.boşluklara sancı olup karışır...
"iyi ol,sağ ol,uzak ol,
ama bir daha görme beni..."
ömründe en az bir kez bu cümleyi aklından geçirmeyen insan,yaşamamış saysın kendini.
o kadar lazımdır yani bir bitiş; bi aşka,bi hayata,insan olmaya...
şu anda tutulandır. sabah 7'de uyanıp, 8'de mesaiye başlanan ve 9'da tutulmaya başlanıp ertesi günün saat 9'una kadar tutulan tamamı uykusuz olan nöbetin bir bölümüdür. bu haftaya özgü de olsa 1 haftada 3 kez tutulması ve bu 3'ten 2'sinin haftasonuna denk gelmesi can sıkıcıdır!
12 saati aşkın bir süredir ifa etmekte olduğum eylem.Gereksiz insan kalabalığı, lüzumsuz sohbetler, sahte yüzler yok, martıların, şehrin ve gecenin sesi, ışıkların dansı var.okuma-düşünme-yazma ve kendi kendinle hesaplaşma fırsatı sunması da cabası.seviyorum ulen sesizliğin sesini...