Türkiye'de şehirlerarası olması nedeniyle tek olduğunu sandığım minibüs hattındaki minibüslerdir...Oldukça paragözdür şoförleri,eski parayla elli bin lira nın hesabını yapmaktadırlar.Şoförlerin bazılarının yankesicilerle ortak olduğu söylentileri vardır.Bu minibüslerde yankesicilere denk gelip farketme talihsizliğini yaşarsanız jilet,bıçak gibi nesnelerle yaralanma ihtimaliniz de oldukça yüksektir.Ancak yine de tıka basa dolu olur bu minibüsler...
güzergahlarını yolcunun yoğunluğuna göre değiştiren, gitmek istediğin yerden geçtiğini bildiğin halde soförün "yohh ordan geçmez" demesiyle laf dalaşının başlaması muhtemel, çağın gerisinde kalmış şoferleriyle yakın temasa her an geçilebilme ihtimalinin yüksek olduğu minibus hattı.
bir minibüs hattından ziyade konserve insan üretim hattıdır. önce haddinden fazla insan bir minibüse doldurulur. peşinden düz yoldan gitmek yerine, e-5 in etrafında zigzaglar çizilir, hat olabildiğince karmaşıklaştırılır. eh bi de hava sıcaksa üretim çok daha kolay olur tabi. sonuçta minibüsün "kapağı" açıldığında yarı ölü halde insanlar elde edersiniz. bazı zamanlar tek seçenek olmasa yakınına bile yanaşılmayacak oluşumdur.
bir kaç sene evvel yol ortasında bir durakta boş boş belki yolcu gelir diye bekleyen şöförlerin çoğunlukta olduğu minibusler. belki bu işe devam edenler vardır...
söyle bir olay yaşanmıştır.. kartaldan minübüse binilmiştir ,minübüs gebze ye doğru hareket etmektedir..derken 1 dk sonra bir kişinin çıngarıyla ortalık yıkılır
-kaptan cüzdanım yok
-abi kartal dan bir kişi koşarak indi o almıştır
-kaptan kenara çek
şöfer dümeni sağa çevirir yolcu iner, koşa koşa köprüye doğru gider..
pendik köprüsüne gelindiğinde yolcuyu indiren 3-4 kişilik bir guruh böğüre böğüre minübüsten iner, inerkende kendi aralarında konuşur
-lan bir yankesicilik yapacaktınız yüzünüze gözünüze bulaştırdınız..
öteki türkiyeyi yaşamak isteyen herkesin sıcak bir temmuz günü tecrübe etmesi gerekir diye düşündüğüm minibüs hattı. herkes dosdoğru e-5 üzerinde yoluna giderken gebze dolmuşunda yanyoldan seyreylemek şu alemi...
sabah işe giderken kravatlı ve biraz şık giyimli halde binerseniz tüm dikkatleri üzerinize çekebileceğiniz bir minibus. ozellikle kozyatagı veya yenisahradan binerseniz boş olur oturacak yer olur.
budist keşişlerin kendilerini işkencenin ve sabrın son seviyesine hazırlaması için icat edilmiş minibüslerdir. haremden gebzeye kadar bu gürültülü, rahatsız, havasız, tehlikeli ve hareketli şeyin içerisinde gidebilirseniz tam bir keşiş olmuşsunuz demektir.
güzelim 500t ve 500es halk otobüsleri dururken binilmemesi gereken zaten yakın zamanda metro devreye girmesi ile tamamen kaldırılması beklenen trafige yük olmaktan başka islevi olmayan hat .
Yolculuk yaparken canınızdan bezdiğiniz hattır.
Şöförlerin hepsi kendi kafalarına göre güzergah belirleyebilir. istedikleri yerde, istedikleri kadar durabilirler. Kimse onlara müdahale edemez. Yolların efendisi onlardır.
ismi Gebze-Harem olmasına rağmen gece belirli saatten sonra "Gebze'ye gider mi?" diye salakça bi soru sormak zorunda kaldığınız hattır. Adı üstünde gebze-harem ama adamın keyfine göre değil mi, bazen şifa'ya kadar gider, bazen pendik'e kadar.
Akşam belirli bi saatten sonra tatlıkuyu köprüsü denilen yer onların son durağıdır. Merkeze gitmek için epey yürümeniz gerekir. Merkezden uzakta yaşıyorsanız vay halinize.
(bkz: Allah kimseyi ellerine düşürmesin)
şayet bir gün bir tanesi ölüm sebebim olursa şaşırmayacağım, müşteri kapmak adına bilimum ralli pilotlarına bile taş çıkartacak derecede manevralar yapabilen şoförleri olan minibüs hattıdır.
insanın hayatında görüp görebileceği en maganda en kaba insanların birleştiği minübüs hattı... yok böyle bi'şey... seçsen yani bu kadar tutmaz hepsi bir araya gelmez... içlerinde çok nadiren beyfendi şoförler var bir elin parmağını geçmez o da zaten sana bana denk gelmez, bu tam bir şehir efsanesi şeklinde anlatılır... yaa işte içlerinde iyileride varmış mış mış mış muş.... hanzoluk bu şoförlerde ayılık bunlarda yolcuya bağırıp çağırma bunlarda... insanı insanlıktan çıkaran tiplerdir... misal, yolcunun biri ;
+ müsait bir yerde inebilir miyim? kazma şoför;
-heah... tamam ama acele at...
+nasıl yani? ups?
neyse bu arada kadıncağız ineceği yere gelir ve şoför de yavaşlar gibi yapar normal şartlarda şoförün tam durup hatunun inmesini bekleyip ondan sonra gaza basması gerekirdi ama bu minüste böyle olmadı aynen şöyle oldu hatun basamağa adımını attı tek ayak yere indi derken herif hareket etti ve sonra hatun çığlığı bastı;
+oha!... napıyorsun sen ya? aloo? deli misin be adam? düşecektim daha inmedim ne hareket ediyorsun?
-senin inmeni mi bekleyecem lan! dakikam doluyor yetişmem lazım..
+ya ne diyosun sen şikayet edeceem seni, dur şurda!.
-hee s... git... nereye edersen et lan.. dakkam doldu hadi çabuk in...
ki bu bayan yolculara olan muamele şekilleridir... aynı durumda erkek bir yolcu olsa ve o hatunun gösterdiği tepkinin %5'ini gösterse şoför diretk levye ile dalar ha bir de kavga durumunda yolcu haklı olsa bile arkadan gelen şoför arkadaşları olaya müdahale edip ayıracaklarına arkadaşlarına koşulsuz destek verip herife dalış yaparlar... böylesine orta çağdan kalma enterasan hanzoların oluşturduğu şoför topluluğunun kullandığı minibüs hattıdır.
yankesicilerin yaptığı eylemlere ses çıkarılmayan minibüslerdir. bunu tüm emniyet teşkilatı bilmesine rağmen herhangi bir önlem alındığı görülmemiştir. ayrıca şöförler, ya bu işin içindedir ya da korkudan sesini çıkarmamaktadır.