bir uludağ sözlük yazarı. şimdi gördüm, sanat ile ilgili bir başlık açmış, açar, çünkü bu hakkı vermişler.
ben buradan açıkça bu arkadaşın yazarlığını kim onayladıysa ondan bir cevap bekliyorum. girdiği ilk on entryde sözlükte tanım olarak kabul edilebilecek sadece 2,5 entry var. ilk entrylerinde bile formata uymayan bu arkadaş hangi ölçülerle yazar yapıldı?
insanlar hiç tanım yapmadan sözlüğe yazar olarak kabul edilirken diğer yazarların entrylerinin tanım olmadığı gerekçesi ile silinmesinin mantığı nedir?
bu kelimeden türetilmiş gavurca diyede bi kelime kullanılmaktadır ki bana sorarsanız güzel kelimeler değildir bunlar..
ayrıca;
(bkz: iş ilanına gavurca bilen sekreter aranıyor yazan adam)
(#6973346)
Sallamanın son örneğini veren muhterem. Hani nick altına yazmayın diyorsunuz ama başka seçenek bırakmıyorlar ki adama.
Boş inanç açısından bakarsan onun yaptıkları ve felsefesi boş iş gelebilir. Hayatında bir kabı doldurmamış bir kişi bunu söyleyice komik oluyor.
Mevki ve şöhret sevdasında olan birinin önce maddi olarak ne miras bıraktığına ve sürdüğü hayata bak. Mesnetsiz çirkeflik iftaradan öteye gitmez. Cehaletini ortaya koyma.
Kabeye kafayı taksa fetihten sonra da o çok sevdiği şehre yerleşirdi. Kendisine kucak açan medinelileri bırakmamıştır.
Kureyşlilerin götürmediği teklif kalmadı. Mekkenin anahtarını bile verdiler fakat kabul etmedi. Hani senin şu mevki meraklısı dediğin kişi.
Medineye göçmedi sürüldü. Bunu biliyor olmanız lazım.
Medine de kendine taraftar toplamadı. Zaten orada bulunan müslümanlar vardı. Hicret edenlerle birlikte sayısı artmıştı.
Mekkelilerle sadece 3 kere savaştı. Bedir , Uhud ve Hendek savaşları.
Devlet falan kurmadı. Bulunduğu yerde her sözü Kur'an ile paralel kanundu. Devlet kuruldu diyecek Ömer döneminden başlamak lazım. Yani ölümünden 3 yıl sonra.
farsça gebr sözünden türkçeye girmiştir. istanbulda yaşayan yahudi kesim hıristiyanlarla fazla içli dışlı olan müslümanların bu samiyetinden rahatsız olmuşlardır. Özellikle yunan ilşkilerinde önemli iyileştirmeler sebep olan bu samimiyet yahudi ticaretini tehlikeye sokunca yahudiler, hırıstiyanlar özelliklede yunanlılar için gavur demeye başlamışlar. Yobazların çok hoşuna giden bu bölücü tanımlama cahil halk arasında hızla yayılmış ve yekün olarak fazla olan müslümanların üzerine yapışmıştır.
Bu durumdan rahatsız olan saray yönetimi 1856 yılında yayınlandığı ıslahat fermanında bu kelimenin kullanımını yasaklamıştır. 2008 Türkiye yasalarında hala yasaktır.
Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkesin birbiriyle eşit haklara sahip olduğunu ilann eden ve din ayrımcılığı yasaklayan ıslahat fermanında gavur kelimesiyle beraber bir çok etno kültürel ayrımcı hitap ve lakap yasaklanmıştır.
Gavur kelimesinde a harfinde şapka vardır.
Müslüman olmayan anlamına gelir. Ayrımcılıktır. Ayptır. Çağ dışıdır. Günahtır. *
(#6973346) nolu iftiralarına
(#6973754) nolu entrymiz ile madde madde cevap verdik.
Hakkımızda (#6982533) demiş.
Ya okuduğunu anlamaktan aciz , ya da sabit fikirli bir bağnaz. Kendisine tarihi gerçeklerle cevap verdiğimiz halde reddetmekte bir beis görmüyor. Daha da beslemem bu trolü.