bir zamanlar yunan işgalini alkışlayan avrupalı'ların (yunan tüccarlar, ingiliz, fransız levantenler, italyan denizciler vs.) yanında yine yıllar öncesinde kültürel gelişimi tamamlamış hakiki türk insanını da bağrında yaşatan güzel şehir.
her zaman atılan bir bok vardır bu şehre, neymiş yunan işgali alkışlanmış. evet alkışlanmıştır, haklı olarak avrupalı'lar alkışlamıştır, yunan işgalini. yine bu avrupalı'lara özenen küçük bir türk zengin tüccar sınıfı da mevcuttu o yıllarda, onların da bir kısmı alkış tutmuştur. (bkz: çavuşoğulları)
anadolu insanı tipi dediğiniz aslında anadolu insanı ile alakası olmayan bir kesim kıçını kaşıyıp askerden kaçmanın yolunu yaptığı için istiklal mahkemeleri kurulurken, izmir'in aydın gazetecisi hasan tahsin tüm izmir halkı adına sıkmıştır o kurşunu. hem de osmanlı hükumeti şehrinin kaderini avrupa'nın insafına terketmişken, izmir'in işgali bile kınanmazken...
gavurdur. gavur kalacaktır. ben bir izmirli olaraktan çok memnunum bu yakıştırmadan ve her izmirlinin de memnun olduğundan eminim.
hemen bir alıntı yapmak istedim;
" Ben bütün izmir'i ve izmirlileri severim. Güzel izmir'in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim." M.Kemal ATATÜRK *
işte bazılarının bu yukarıdaki %100 gerçeklik payı bulunan sözü çekememesi üzerine güzel izmir'imize yakıştırmışlardır bu sıfatı. sandıkta da kendilerine gereken cevap fazlasıyla verilmiştir zaten. tüm yapılan çirkefliklere rağmen 30 ilçe de sıfır çekmişlerdir. 5 sene sonra tekrardan görüşmek dileğiyle. biz hep burdayız.
aslında, tarih boyunca pek çok medeniyeti içinde barındırmış olduğu için ortaya atılan, ama bunu bilmeyen kardeşlerimiz tarafından 'bazı sebepler' -ki bunlar birçok şehrimiz için de geçerlidir- yüzünden açık açık hakaret amacı taşıyan söylemdir.
riyavet bu ya osmanlıda en güzel cami seçilecektir. fakat o kadar büyük ve güzel camii vardır ki bir türlü karar verilemiyordur. en sonunda dönemim padişahı olaya el koyar ve "ben seçtim, osmanlının en güzel camisi izmir'deki yalı camii" der. padişahın bu fikri herkesi çok şaşırtır tabi. sadrazam merak eder: " padişahım ülkemizde birbirinden gösterişli camilerimiz varken neden küçücük camiyi seçtiniz?" der. padişah da: "gavur izmir'e çok bile" yanıtını verir. *
tamam tamam eksilemeyin hemen. keşke herkes izmirliler gibi olsa da bütün türkiye gavur olsa.
en son başbakanın söylediği idda edilen cumhuriyet döneminde ortaya çıkmış bir sözdür. Çok talihsiz bir sözdür. Nedeni ise izmir'in dinle pek alakası olmamasına bağlanır. Nitekim izmir'li kardeşlerim kızmasın ama birazda doğru bir tespittir. Gerçektende izmirin pek dinle alakası yok gibi geldi bana geçen hafta 1 haftalığına izmirde bulundum. Ramazan ayı olmasına rağmen umursamazca sahil kenarında bira içen gençleri yolun ortasında hamburger yiyen kişileri görünce şok oldum diyebilirim. Zira Türkiye'nin en gelişmiş ve en kalabalık şehri olan istanbul'da bile böyle bir duruma şahit olmadım. Hayır yani oruç tutmayabilrisin ama tutanlarada saygı göstermek dikkatli olmak lazım. Yani illaki bira içiceksen bunu sahil gibi işlek bir yerde yapmak bırakın ramazan ayını normal bir zamanda bile çok ayıp. Yani özellikle ramazan ayında yapmak çok terbiyesizce. Yani izmir'li arkadaşlar biz çok moderniz o yüzden çekemiyorlarda gavur diyorlar derler sürekli olarak. Yani medeni olmak insanların manevi değerlerini umursamamak ve saygısızca davranmakmıdır? bence bi düşünmek lazım. Ama yinede Gavur ibaresi yakışıksız.
Not : Bu arada bi arkadaş Hasan Tahsin izmirli demiş, evet hasan Tahsin ilk kurşunu izmirde sıkmıştır ama kendisi izmir'li değil Selanik'lidir.
la ibadullah bu ne ola ki sorusuna matbaaya bakan yobazın vallah bunu yapsa yapsa şeytan yapmıştır almayak diye cevap vermesi ve bu yobazların torunlarının bir şehrin çağdaşlaşmasına bakıpta ulan ibadullah bu ne ola ki diye sorması ve arkasından gelen yanıt .
rte acaba nedir? insanların içini okuyan bir büyücü müdür? izmirlilerin gavur olduğunu nereden biliyor? bu istihbaratı nereden almış? yoksa insanların içinde yaşadığı din kavramını nasıl biliyor?
kendi şehirlerinde badem bıyıklı abileriyle minimum 10 kişilik erkekli gruplar halinde dolaşan zatın izmirde kızlı erkekli neşeli kalabalıkları görünce söylediği söz, aynı zatı muhterem alevilerin cem evinde kadınlı erkekli ibadet yaptıklarını duyunca içerde fena işler yapıyolar diye dedikodu uydurmuştur.
Bu arada gayri müslimlerin kaçışlarından ve mübadeleden sonra, izmirde sadece bi avuç yerli türk kalmıştı, sonra göçmenler getirilip yerleştirildi, sonrada anadolunun her yerinden akın akın insanlar geldi, izmirde oturan ben dahi dededen izmirliyiz diyen arkadaş pek görmedim, gördüysemde köyünden kasabasındandı yani etnik olarak bir gavurluk kesinlikle yok, kültürel olaraksa "o yar benim kime ne " diyor izmirliler.
Hep gavur kalmasını istediğim, ayrıca en asil duyguya sahip insanların da yaşadığı yerdir. neden mi? Bir ramazan günü ki havanın sıcak olmasıyla insanların ağız kokusunun artık çekilemez olduğunu fark eden bir bünye ofisini kapatıp, nasılsa işim de vardı diyerek izmir'in yolunu tutar. kırk beş dakika süren yolculuktan sonra, havanın da sıcak olmasıyla artık tamamen susayan bünye alsancak tarafındaki birahanelerin tamamını açık görünce içinden "gerçekten de dedikleri doğruymuş ama kime ne, ben izmir'i böyle seviyorum" diyerek bir tane birahaneye girer, bir masaya oturur, bir tane buz gibi bir bira ve biranın yanına da karışık çerez söyler. Birası ve çerezi gelir. Ağzı tatlansın diye çerezinden küçük bir fıstık alır ve daha sonra buz gibi birasını da yudumlayarak o tarif edilemez nefis armoninin tadını çıkarırken bir yandan paketinden bir sigara çıkararak usulca yakıp, hem sigaranın dumanını hem de denizin güzelim kokusunu içine çekerek kendisini gerçek mutluluğun kollarına bırakır.
bir rte sözü. izmir'i kendi kafasındaki islam modeline dahil edemediği için hayıflanarak söyleyip benim ve diğer bütün izmirlilerin tepkisini almıştır. önceleri 3-5 oy aldığı izmirden bir daha oy alamayacaktır.