''state of grace'' filminde jackie flanerry karakteriyle silahını savura savura adam öldürmeside ayrı bi meziyet. çok büyük bir oyuncu. bu zamana kadar oscar'a aday gösterilmemiş olması akademinin hatasıdır. oyunculuk konusunda tartışmaya bile gerek yoktur. on numara bir ingiliz aktördür.
Oldukça ilginç bir şekilde hap alan mükemmel aktör . Her ne kadar harry potterin sirius black'ı ise de leonda tamamen farklıdır. http://www.youtube.com/watch?v=syywpv5xuw4
the book of eli (tanrının kitabı) adlı filmde denzel washington ile başrolü paylaşan ingiliz aktör. yakışıklı değil belki ama değişik bir havası olan adam. kimi zaman filmin izleme sebebi.
dracula filmindeki karakteriyle beni kendisine aşık eden aktör...hemen bütün filmlerini izledim hatta Harry Potter filmini bile onun için izledim diyebilirim.
friends dizisinde joey ile karşılıklı sahnesi olan ve sadece psikopat rollerde değil, komedide de harikalar yaratabileceğini kanıtlmamıştır. ingiliz aksanı yapmak için sürekli tükürmesi ve elbette aksanı çok hoştu.
gerek leon'da ki haplanma sahnelerinde ve bi aileyi katledişinde gerekki Dracula'da ki beyefendiliğinde olsun oyunculuğuyla insanı büyüleyen en iyi kötü rollerinin ustası.
21 mart 1958'te doğmuş, ingiliz aktör, yazar, yönetmen; fransız müzisyen; türk nalbur. "arkadaş, adam sanatla ilgili ne varsa elini atmış, yapmış da. ulan bi şundan da havesini alma, o da eksik kalsın dicem" artık.
"ışıltısını kaybetti." diyen oliver stone'a, "garip,çünkü ben de son filmlerine bakıp onun için aynı şeyi düşünüyorum." demiş. bizde burdan kendisine helal olsun diyor alnından öpüyoruz.
türkiye'de "zibidi isimli dizimde dansçı bir kızı canlandırmak için 3 ay çaça, flamenko, tango, zeybek, çiftetelli v.s. dersleri aldım, bıdı bıdı bıdı..." diyen kişiler kendilerine oyuncu diyorsa, bu adam'a ne demek lazım bilemiyorum.
adam rol yapmıyo,yaşıyo resmen. sadece psikopat rollerini değil (haaa, kalbimizdeki bir numaralalı psikopattır , o ayrı) "normal adam" rollerini de gayet başarılı bir şekilde canlandıran aktör ötesi.**
(bkz: the scarlet letter)
(bkz: immortal beloved)
bram stoker's dracula 'nın kamera arkasında, istemediği sahnelerde 'aslında ben bu sahnede şunun şöyle değil böyle olmasını istiyordum' deyip "bana işimi senmi öğreticen" diyen ifadesiyle yönetmene çok fena ayar vermiştir.
leon filminin en iyisi. hatta, bu filmdeki oyunculuğundan ötürü tüm zamanların en psikopat rolü/rol oyuncusu seçildi.
ama ne garip ki, kendisinden sonra emitasyon roller çıktı ortaya. bunlar içerisinde en can sıkıcısı da prison break'teki mahone rolündeki polisin performansı. o kadar eğreti ve o kadar çirkin durmakta ki oyunculuğu, gary oldman'ın leon daki o şahane oyunculuğu, burnunu çekişi, klasik müzikle rit tutup birilerini mıhlaması...
the scarlet letter'da kesinlikle izlenmesi gereken adamdır. o ne romantizm, o ne karizma o ne aşıktır öyle. demi moore'la bu kadar güzel bir kimyayı yakalaması da çok başarılı olamamış filmi kurtarmaya yeter de artar bile.