keşke bölücü kalsa da, terörle mücadele babında onu yok etme hakkını elde edebilsek dedirten yazardır. şimdi bak gördün mü, şeriatçı kesildi başımıza. bunun arkasında devlette vardır allah bilir. tayyipte şimdi korur bunları (malum, kedi), kalırız öle animallah. ocağımıza incir ağacı dikerler. yaş tahtaya bastırırlar valla.
iyiki farketmişiz birbirimizi dediğim, düşüncelerini ve düşündüklerini ayan beyan yazdığı için tebrik ettiğim yazardır. bir kez daha gördüm ki:
aklın yolu "bir"dir.
kedidir o kedi..
hatta şişman, zeki, ukala, tembel, sarı ve saf köpeği kendi çıkarları doğrultusunda kullanan bir kedidir. hayran olduğum ve sevdiğim tek kedi denebilir.
ben bunu zirvede gördüğümde anlamıştım bişeyler olduğunu. benim gibi çatlak, deli dolu, tikky*** bi yazardı. meğerse aynı gün ay ve yılda doğmuşuz kendisiyle. gecenin diğer doğumgünü çocuğu, biyolojik ikizim, canım kirvem nice mutlu yıllara.
saati bende kalmış yazar, bir haftadır kendisine ulaşamıyorum, çaylak olduğundan cevap ta veremiyor sanırım, telefonu da kapalı. kardeşim beni duyuyorsan saati yarın cehennem abime verecem, bir ses edersen sevinirim.
entrylerindeki anlaşılmazlığı bir de ben dile getirmek istiyorum...
biz, (biz diyorum çünkü hepimiz bir biz iz) bu ülkenin ekmeğini yiyen bu vatanı çok seven, bu vatan için göz yaşı döken insanlarız, tek yanlışımız biz tek taraflı bakmayız olaylara, bizim için bir sağ veya sol yoktur, sadece gözümüzün gördüğü ve beynimizin algıladığı şeyler vardır, biz parklara bomba koyup çocuk öldürenlerin kim olduğunu biliriz, biz haklıyı haksızı ayırt ederiz, biz sadece yargılmayız, çünkü biz yargılarsak af etmeyiz, biz allah değiliz.
biz faşist değiliz, herhangi bir örgüt üyesi veya sempatizani değiliz, ne yapıcıyız ne bölücüyüz, çünkü bize, sizden, ne yapıcılık yapmak kalır ne de bölücülük.
biz bu zaman kadar size kimsenin söylemediği seyleri söyledik, biz sizin hatalarınızı yüzünüze vuran en iyi dostunuzuz.
biz yeri gelirse şehit olmayı da biliriz, idam olmayıda, sevmeyide biliriz, hasımlık güdmeyide, hikmetinden sual olunmaz yüce yaradanım, çok sevdiğimiz bu ülkemize, bizim gibi vatansever insanlar nasip etmiştir, biz, küçük bir siz siniz, siz, koskocaman bir biziz.
sizinle bizim aramızdaki fark ve anlaşılmazlık budur.
ilk, orta ve liseyi küçük bir şehirde,
yüksek okulu Ankarada okumalı insan
Einstein i, georges politzer i ankarada öğrenmeli
Öğrenci yurdunun kapıları kapanırken anlamalı Nazım hikmet i
Dost dost diye nicesine sarılırken insanlar
Sakarya nın esmer yüzünü görmeliydi aşık veysel
Daha ağır çalınmalı misket, halaylar susmalı
Konsoloslukların güvenliği sağlanmalı
Eskortlara yol açmalı meclis kavşağında
Perişan olmalı kredi yurtların harç kuyruğunda
Akşamda haraca bağlamalı beytepe öğrenci yurdunu
Sonra utanmalı arkadaş olmalı zengin çocuklarıyla
Cuma geceleri öğrenci sokağında bir meyhaneye gitmeli
Otobüs bileti garantiye alınıp, kalan paranın bir bölü
Dördüyle bira içmeli, sonrada iki adım ötede bir
Çorbacıya dalmalı, az çorba söyleyip iki ekmek yemeli
işciler, memurlar, öğrenciler ankarada yürümeli
Alış veriş yapmalı daha sonra, sinamaya gitmeli ve
Ankarada aşık olmamalı insan, okul bitince de çekip
Gitmeli, bir daha da dönmemeli... *
Garfield 19 haziran 1978 gazetelerde yayınlanmaya başlayan tembel bir kedinin maceralarını anlatan bir karikatür dizisinin ve dizinin kahramanı olan kedinin adıdır. Garfield kısa sürede çok sevildi 1985-1987 yıllarında popülaritesini tam kaybetmeye başlamıştı ki 1988 yılında çizgi filimlerinin bir kısmı yapıldı. 1990'larda ise bu çizgi filmler yayınlanmaya başladı. Garfield popüleritesini geri kazandı adına birçok anlaşma yapıldı. (defter, kitap, silgi ve oyuncakları sadece bunlardan birkaçı.) Garfield 1992'de karikatür olmaktan çıkıp evlerimize çeşitli şekillerde girdi çizgifilm,kalem,kitap,silgi gibi birçok ürünü ile çocuklar üzerinde büyük bir yer edindi. 2002 yılında Garfield'in ilk filmi yapılarak yayınlandı bu filimde Garfield animasyon olarak çizilmişti. 1996 yılında Amerikan ordusu tarafından yeni kurulan bir üssün maskotu olarak kullanılmak istenilse de buna izin verilmedi.[1] sadece bunlardan biri.
- yine mi çaylak oldun lan sen?
+ yine mi kaşınıyon kız sen?
- hehee, oğlum sende var bi gariplik, ben niye çaylak olmuyom?
+ mod lara mesaj at, çaylak olmak istiyorum diye.. kırmazlar seni.
- ahaah sipariş üzerine mi oldun bu sefer? yapıyolar mı öyle?
+ he yapiyolar, dene bi istersen.
- tamam kime mesaj atiyim?
+ meooooooooooo *
- tamam, tamam sustum... sen halinden memnunsun anlaşılan. ee hayat nasıl gidiyo?
...
...
...
düşüncelerine zerre kadar katılmadığım gördüğüm yerde belki tartışıp arkasından tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştüğü* muhabbetlere girebileceğim yazardır. ama sözlükte bileninde bilmeyenin de yazdığı varsayılırsa bu adam bir şeyler bilmektedir. keza kendisi bu şeyleri tek taraflı bilmektedir. türk demek türkçe demektir sözünü felsesi kabul etmiş bir insan olarak kendiside türkçe konuşmaktadır, problem yoktur o zaman. ama kendisiyle ankara'da anıtkabir ziyareti yapmayı planmaktayım ama sadece ikimiz olmalıyız. çünkü bilmediği çok şey vardır. gerçekten. bu ülke hepimizindir. bölmek isteyenlere hep beraber tepki göstermeliyiz. el ele vermeliyiz.
(bkz: değil mi kardeşim)
kendisini tanımıyorum etmiyorum fakat son günlerde gözüme takılan bir yazardır kendileri. polemiğe giriyor mu girmiyor mu bilmiyorum ama son zamanlarda gördüğüm iyi entrylerin sonunda görülen imzadır kendileri. hep böyle devam etmesi gereken kişi.