geriden gelme örneklerinin yanında bir de 2006 yılında gerçekleşmiş inat örneği vardır ki çoğu garibanı yüreğinden vurulmuşa döndürmüş, kimisini intihara kadar sürüklemiştir.
sen son maça kadar bırakma şampiyonluğu sonra da maç bitsin 16 dakika daha bekle öteki maçın bitmesini.
lan bu kadar inat olur mu yahu! *
real madrid karşısında 2-0'dan 3-2'ye maçı getirmek; milan karşısında son beş dakikasına 2-1 mağlup girilen maçı 3-2 kazanmak; juventus'a, athletic bilbao'ya karşı pes etmeden son dakikada goller atmaktır;
her şeyden önemlisi;
bitti denilen bir ligde, rakip takım futbolcuları takım elbiselerini giyip süslenmiş, saçını joleleyip şampiyonluk kutlamalarını yapmaya hazırlanmışken pes etmeyip 16 dakikalık uzatmalara rağmen son haftada şampiyonluğu almaktır.
2000 yılında vücut bulan inattır. son dakikalarına 2-1 mağlup girilen ali sami yen'deki ac milan maçında şahit olunmuştur. bu inat uefa zaferine kadar gitmiştir. bu inat sayesinde tüm dünya "türkiye" denilince "istanbul" ve "galatasaray" demeye başlamıştır.
türkiye kupası'nın kazanılıp kazanılmaması fenerbahçe'nin başarı ya da başarısızlığı ile ilgili bir konudur. tıpkı gs'nin uefa kupasını kazanması gibi. bu sadece gs'yi ilgilendiren bir olaydır. gs'nin uefa kupasını kazanması nasıl ki fenerbahçe'yi küçültmüyor ya da büyütmüyorsa fenerbahçe'nin türkiye kupasındaki başarısızlığıda gs'yi büyütmez.
iki olguyu kıyaslamak söz konusuysa her zaman onların birbirleriyle olan münasebetlerine bakılır. eğer bu kıyaslama futbol takımları arasında yapılacaksa da kriter olarak iki takımın birbiri ile yaptığı maçlar gözönüne alınmalıdır. yani demem o ki ''fenerbahçe bizi yeniyor ama türkiye kupası'nı kazanamıyor'' cümlesi bir savunma değildir. bu başlı başına bir olgudur. eğer değerlendirilecek olan türkiye kupası ise bu kupa üzerinde bir kıyaslama yapılır ve gs'nin üstün olduğu söylenebilir. eğer karşılaştırma tamamen sportif başarılar açısından yapılacaksa bu iki takımın tarihi boyunca kazandığı kupalarla yapılır ki bu da türk futbol tarihinin 1959'dan öncesini yok sayan günümüz anlayışı ile yapılmaz. o çok övündüğümüz can bartuların, lefterlerin, metin oktay'ların döktüğü terlerin karşılığı olan daha önceki liglerin, turnuvaların dökümleriyle olur. fenerbahçe'nin daha başarılı olduğu görülür (bkz: 26 şampiyonluk)
eğer bu böyle olmasaydı dünyanın bir çok ülkesinde ezeli rekabet diye birşey olmazdı. örneğin liverpool yanılmıyorsam 92-93 ten beri lig şampiyonu olamıyor. bu durumda liverpool taraftarı manchester'i yendikleri zaman sevinmeyecek mi? veyahut liverpool manchester dan daha mı az köklü bir camia? liverpool'a kaybeden bir manchesterlının ''olm sizde şu kadar senedir ligi kazanamıyosunuz'' dediğini ben açıkçası zannetmiyorum. ee madem liverpool çok kötü takım, niye yeniliyorsunuz kardeşim diye sormazlar mı adama?
şöyle noktalayalım; türkiye deki bütün takımların öncelikli amacı türkiye kupası'nı kazanmaksa(!) ve fenerbahçe'de bunu başaramıyorsa demekki çok kötü bir takım. ee kardeşim bu kadar kötü bir takıma karşı 10 senede tek bir beraberlik alamadın sen...
100 küsür senelik bir kulübün 26 yıldır ülkesinin adını taşıyan kupayı alamamasına rağmen hala almak için uğraşmasından daha küçük bir inattır. 10 değil 20 değil tam 26 yıl. bir insan ömrü kadar.
ufak bir hatırlatma, galatasaray'ı yeniyoruz, eziklenip bir de türkiye kupası'nı ortaya atıyorlar diye sözüm ona kendi kulübünü savunan arkadaşlar bir düşünsünler bakalım bu savunma feneri mi küçültür galatasaray'ı mı.
diyorum ki türkiye kupası'nı alamıyoruz ama önemli değil galatasaray'ı yeniyoruz diyorsunuz ya, teşekkür ederiz bu düşünceleriniz için. biz de biliyoruz sizin için galatasaray'ı yenmenin türkiye kupası'nı almaktan daha önemli olduğunu ama sizin de bunun farkında olmanız güzel tabi. aferin hep böyle işte. küçük küçüklüğünü bilecek, galatasaraygalatasaray'lığını.
çoğunlukla saçmalamanın inadıdır bu. ezeli bir rekabet derler, rekabetin en büyüğünün yaşandığı günün er meydanında yaşanan gün olduğunu bilirler; er meydanında rezil olununca da vicdan sahiplerini üzen bir savunma mekanizması geliştirip 'siz de türkiye kupasını alamadınız mesela, hem bizim de uefa kupamız var ki' gibi sevimli açıklamalar yaparlar. biz severiz o inadı ama, biz senin fenerbahçe'yi yenebilme ihtimalini sevdik oysa.
dur atlama ben söylerim, ben ağlarım ikimizin yerine: 'büyük takımlar kupayla fincanla küçük takımlar bık bıkla' demişti platini dimi?
o bık bık'ın 100 senedir yaşandığını da demiş miydi yoksa ben askerdeydim de haberi mi gelmedi?
inançla beslediğiniz büyük inadınızı yaşatmaya devam edin, sonuna kadar yanınızdayız aslan parçaları. *
--spoiler--
öyle bir inattır ki bu uefa kupasını aldırır.
--spoiler--
üzerine süper kupa aldırır, devlet üstün hizmet madalyası aldırır, şampiyonluklar yaşatır. bazı yaşıtlarımın göremediği türkiye kupasından sayısını hatırlamadığım kadar aldırır. inan bana yaptırıyor bunları. yaşadım gördüm.*
bütün dünyası galatasaray olanların orospu karı gibi ağzındaki sakızı çiğneyip çiğneyip patlamasına dönmüştür artık iş. yutun lan artık. normalde kaybeden taraf vik vik öter, artık bi durun bi kendinize bakın. kazanmayı hazmetmek önemlidir bu ne eziklik yahu.