dün akşam zaplarken tesadüfen konuşan bir adam gözüme çarptı.
birisinden bahsediyordu. ama ismini söylemiyordu. kendisini tanımlarken "kolombiyalı futbolcu" dedi. adını söylemekten bile tiksinecek kadar nefret duyduğu ses tonundan, gözbebeklerinden ve beyaz saçlarına rağmen siyah kalabilmiş kaşlarının hareketlerinden belli oluyordu. zor değildi o nefreti görmek; o kendisinden olmayan insanları aşağılama güdüsünü algılayabilmek.
çok geçmeden öğrendim ki kendisi galatasaray teknik direktörüymüş. 10 yıl önce bu zamanlarda dünya futbol kulüpleri sıralamasında 1. olmuş şu takımın. hani şu başbakan yuhalayıp ıslıklayınca çok demokratik ve hümanist olan taraftarlara sahip takımın. o taraftarlar sanırım mapusa düştü ve şimdi bu ırkçılığa ses çıkaramıyorlar. yazık.
haklıymış ama o adam, zira yerli futbolcular çok gol atıyorlarmış ama bazı yabancılar her maçta kendi kalelerine aleni bir şekilde 1 fazlasını atıyorlarmış. ulan iyi ki 12 yaşında jübilemi yapıp futbolu bırakmışım. çok iğrenç şeyler dönüyor yahu.