bu olayın ışığa göre anlık gerçekleştirildiği varsayılınca daha garip oluyor. biz ışığın varmasını 10 sene algılıyoruz ama ışık evrendeki en hızlı şey olmasından dolayı göreceli olarak bu mesafe süresi anlık oluyor. şimdi hem 10 sene önceki ışık hem şimdiki ışık aynı mı kafa s.. paradokstur.
-Aa hayır. insan hayaletlerine inanmıyorum hayır. Ama yukarı bakacak olursan oğlum gökyüzünün hayaletlerle dolu olduğunu görebilirsin.
-Yıldızlar mı? Anlamadım babacığım.
-Her yıldız bizim güneşimiz kadar büyük ve parlak bir güneştir. Güneşin bir yıldız kadar küçük ve soluk görünmesi için onu ne kadar uzağa göndermek gerekeceğini bir düşünsene.
Yıldızların ışığı her şeyden hızlı hareket eder ama bu hız sınırsız değildir. Işıklarının bize ulaşması zaman alır.
En yakındakiler için yıllar, diğerleri için yüz yıllar söz konusudur.
Bazı yıldızlar öyle uzaktadır ki, ışıklarının dünyaya ulaşması çağlar sürer.
Bazılarıysa ışıkları bize ulaşana kadar çoktan ölmüş olurlar.
işte o yıldızların sadece hayaletini görürüz. Işıklarını seçebiliriz ama cisimleri çok uzun zaman önce yok olmuştur.
John, ben daha önce kimsenin görmediği bir geçmişi, milyonlarca yıl öncesini gördüm.
--spoiler--
Bildiğimiz üzere beynimizde bir nesnenin görüntüsünün oluşabilmesi için o nesneden ışığın gözümüzde algılanması gerekir. gökyüzünde rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz ayrıca birer ışık kaynağı olan yıldızları ele alalım. gece gördüğümüz herhangi bir yıldız bize 10 ışık yılı uzaklıkta olsun. şimdi o yıldızdan belirli tepkimeler sonucu foton oluşuyor ve gözümüze geliyor ve görüntü oluşuyor. ama ışığın bize göre 10 ışık yılını aşıp bize ulaşması 10 yıl sürer. yani gece kafamızı kaldırıp gördüğümüz bu yıldız aslında 10 yıl önce öyle idi. yani biz yere bakıp şu anı yaşarken gökyüzüne baktığımızda geçmişten izleri de görebiliyoruz.