FIRAT :ehe ehe!Kıçını tekmelemek diyo...Kıç göt gibi bişy ki zaten,kıçı götlü....
FIRATIN ANNESi : Şimdi şu tepsiyi kafana yersin çocuk..!Kıçla mıçla bozdun kafayı!
çok kısa sürede hayatımın bir çok alanını, son olarak da theme haline gelip sözlük sayfamı süslemiş olan ufacık tefecik içi dolu turşucuk.
ayrıca yeni bir tespit yapmış bulunmaktayım hakkında.
kişi bütün ısrarlarına rağmen fırattan zevk alamıyor, ona gülemiyorsa fazlaca büyümüş, çocukluğunu tarihin tozlu sayfalarına gömmüş demektir. kişi epey büyük olmasına karşın fırata gülebiliyorsa kendi çocuklarının üç dört yaş zamanlarının anısı çok da uzaklaşmamış demektir.
tabii bir de şu var:
(bkz: bütün genellemeler yanlıştır)
Suyu çıkartılmaya başlanan Uykusuz karakteri. Seviyoruz Fırat'ı ancak fazla popüler olmak iyi değildir.
Herkesin yek yeaa demesiyle tiksinilmeye başlandı.
fırat ksinlikle hedefi 12'den vuran bir tiplemedir kanımca zira uğur gürsoy benim çocukluğumla ilgili hiçbir şey bilmemesine rağmen aynen benim çocukluğumu çizmiştir.
benim ulan işte o, çivi oynuyor adam, babasının ayakkabılarını giyiyor, bol bol dayak, terlik yiyor... Gücü yetmeyecek de olsa kafa tutuyor. tv izlerken elektrik kesiliyor kahrediyor.
bana hayatımın en dertsiz, tasasız, mutlu anlarını hatırlattığı için seviyorum fıratı ki bence herkesin fırat'ı sevmesindeki neden bu. sevmeyenler belki de çok kötü çocukluk yılları geçirdiği için o zamanları hatırlamak istemeyenlerdir. adamımızsın fırat. uğur seni hep çizsin insalla dinimiz amin!
uğur gürsoy'un yarattığı, her eve lazım olan karakter.
odamda kitap fuarından alınmış kocaman posteri olan fırlama.
"anneee" değil "enneeeeeee" diye feryat eden küçümen.
öyle oğlum olsa keşke diyorum çoğu zaman.
sağolasın uğur gürsoy!
koca kafalı, koca donlu, cücük ağızlı karikatür veledi.
Neyse ki biz henüz tam olarak büyümemişken 'kahramanlar' listemize bomba gibi çıkış yapan bir karakter bu fırat. Bir numarası da yok hani, uçmuyor, dövüşmüyor, dünyayı kurtarmıyor. Ama çok daha kutsal, çok daha mühim bir misyonu var fıratın. Büyüdükçe kirlenen dünyamızda beyaz beyaz lekeler açıyor. Ettiğimiz koca koca laflardan, uzun uzun cümlelerin ağırlığından kurtarıyor bizi. öyle gerçek, öyle içten ve öyle bizden ki 'enee ben de böyleydim lamn!' demekten alamıyor kendini insan. gelsin evimizin oğlu olsun, beraber ölümlü vuruşu öğrenelim, komedi şakası filmi seyredelim, çıkmazsa dua edelim:
'işalla sübhaneke işalla yareppim, sübhaneke işalla...dinimiz amin.'
hem beslenir ki bu.
facebook'da komedyen diye tanımlanmış hayran sayfası olan karakter. lan hayaranları da fırat kadar komik valla. büyüyünce de sayfaya yazarsınız artık, evli ve iki çocuk babası diye.
yeak yeea demeleri ile ünlü , saçtıraşı hep aynı, uğur gürsoy karakteri..
anne: hadi aşağı inde güngör amcana kestir saçlarını , rahatla bi , papaz gibi dolaşma.
berber:ooo fırat bey geç bakalım hayırdır?
fırat:annem gonderdi genç tıraşı olcam ben
berber: vay vay vay
fırat:tamam boyle iyi kalsın ben boyle seviyom zaten.
berber: sonra laf gelmesin bana
fırat: annem karışmıyoki bana
berber:kolonya dokiyim mi?
fırat:kolonya olmasın jole sürsene
anne:hiii! tı allah cezanı versin! yürü doğru aşağı! hiç bu güngörde de akıl yok valla küçücük çocuğu....
fırat:yaaa
anne:yürü
anne:aşkolsun güngör abi illa biz mi gelcez bunun başında? üçe vurduruver gitsin tertemiz. tırnak kadar cocuğu kırpıp atmışsın
3'E VURULUR VE.....
berber:oo valla daha yakışıklı oldu bu yav... kolonya dokiyim mi?
fırat:dök:( (ağlamaklı)
"eneee melis gibi konuştu...ben de biliyom ki ingilizce dün aklımla ezberledim...ontirosmooo maykılnooo minoo ayem kinooo...hehe ne biçimde ezberlemişim..."