bu adam hakemse daum da teknik direktör değil. hakem bu adamsa bu aziz yıldırım da başkanı değil. değilse bu hakem adam güiza futbolcuysa o da değil. hem değilse senin futbolcun gibi futbolcu neyine senin hakem gibi hakem.
uzatmaya gerek yok. yaptığım analizler, aldığım özel mesajlar, yaptığım tahliller ve edindiğim gözlemler sonucunda vardığım kanı şu ki, bu adam hakem değil.
4 Şubatta Manisasporun 4-1 üstünlüğü ile sonuçlanan Ziraat Türkiye Kupası rövanş maçı. Ardından 15 Şubatta 1-1 berabere sonuçlanan Bursaspor-Trabzonspor karşılaşması. Daha sonra 21 Şubatta yine 1-1 sonuçlanan inönü’deki Beşiktaş-Galatasaray derbisi ve daha bitmedi. Bu hafta sonu oynanan Büyükşehir Belediye-Fenerbahçe mücadelesi Aydınusun Şubat ayında yönettiği son maçtı.
Çok açık söylüyorum MHK, Aydınusu bitirmeye karar vermiş. Bu kadar gergin 4 maç bir adamın üstüne bir ayda yüklenilir mi?
Bursa, Trabzon, Beşiktaş, Galatasaray gibi şampiyonluk adaylarının maçlarının ardından Fırat Aydınus, bu hafta hiç maç yönetmese ya da Gaziantep-Eskişehir gibi rahat bir maçı yönetse ne olurdu?
fenerbahze zamiasının kendisine gösterdiği tepkiye en çok cem papila seviniyordur sanırım. adam pabucunun dama atıldığını düşünüyordu ki yeniden fenerbahze zamiasının en sevdiği hakemler sıralamasında liderlikte kaldı.
29 mart 2010 kayserispor trabzonspor maçı nda anladım ki uzaklara gitmelisin, yalova yada kartepe ye falan. fazla uzağa gitme, gülücüklerinden mahrum etme bizleri. yüksek yerlerde mesut ve mutlu yaşa, meyve topla, hayvanları besle. yeter ki yeşil çimlerde fazla gezme.
"eşimle evliliğimizin ilk yıllarında sürekli bana küçük notlar yazardı. bu notları da maç çantama, cebime koyar öyle giderdim maçlara. yine bir süper lig maçında bir pozisyonda oyuncuya yaptığı hareketten dolayı sarı kart göstermek için elimi cebime attım. sarı kartla birlikte bir not cebimden fırlayarak döne döne yere düştü. futbolcu ve benim bakışlarım arasında kağıdın yazılı yüzü yerde okunacak şekilde yukarıda kaldı. kağıtta "seni çok seviyorum" yazıyordu. futbolcu bana döndü ve; "hocam ben de seni çok seviyorum" dedi".
yıldız koruma işini yanlış anlamış hakem.
ibrahim akın'a dokundurtmuyor ama quaresma, guti filan s.kilse umrunda değil.
büyük bonkörlükle aurelio'yu da attı da, aynı bonkörlüğü ibb'ye karşı da isteriz. adamların tek kartı yok daha.
aureo'yu atması son derece doğruydu. adamın ayağını kıracaktı neredeyse. zaten kendiside yaptığının farkında, birşey demedi. ilginç, aurelio öyle şeyler yapmazdı ama.
yazık bu adama ya! ne yapsa bi' kulp buluyorlar. beşiktaş lehine karar verince beşiktaşlı oluyor. beşiktaş aleyhine karar verince beşiktaşlı olmadığını kanıtlamaya çalışıyor oluyor.