yedi ulu ozandan biridir alevi-bektaşi inancındaki en kutsal 7 büyük düşünürden ve şairden biridir yani.
ben ölümce imam alinin necefdeki türbesinin kapısına gömün gelen geçen üstüme bassın diyecek kadar hz.ali ve ehlibeyt aşığıdır hayatı boyunca kerbelada imam hüseyin mezar-ı şerifi ve necefde imam ali mezar-ı şerifi bekçiliği yapmış hayatı kerbela çölünde necefde ve bağdatta geçmiştir.
Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar
bu dizesinin büyüklüğüne hayranım idari alandaki bozukluklar bukadarmı güzel ifade edilir yahu?
kendisine verilen maaş ödenmeyince istanbuldaki bürokrasi kadrosunun üstlerinden tanıdığı bir yetkiliye tarihe şikayetname diye geçen bu mektubu yazmuştır. ancak istanbula mektup yazıp devletten maaş istemesi aynı dönemde yaşamış olan yedi ulu ozandan bir diğeri olan pir sultan abdal tarafından yerilmiş ve dönme olarak nitelendirilmiştir bu yüzden aleviler ve bektaşiler kendisini yedi ulu ozandan biri kabul etmekle beraber pek fazla sahiplenmezler. misal şuanda türkiyede, kendisiyle aynı dönemde yaşayan yedi ulu ozanlardan viranikul himmet ve pir sultan abdal adını taşıyan cem evleri bulunurken fuzulinin adını taşıyan cem evi yoktur. hatta öyledirki alevi toplumu içerisinde fuzuliyi bilen azdır bilenlerde pek fazla sıcak bakmazlar kendisine. ayrıca alevi ibadetindede sohbetlerindede fuzuliden hiçmi hiç bahsedilmez sanki nakşibendi tarikatının müridiymiş gibi davranılır kendisine yinede yedi ulu ozandan biri olduğu için kendisine saygısızlık yapılmaz. ancak belirttiğim gibi bektaşi tarikatına göre fuzuli şikayetnameyi yazarak büyük suç işlemiştir. aslında şurayada dikkat çekmek gerekir fuzulinin bu mektubu demekki nasıl bir etki yaratmışki anadolunun en ücra köşesindeki kızılbaş köylerinde dahi bilinmiştir.
Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?
Dediler: - Bizim adetimiz böyledir.
Dedim: - Benim riayetimi gerekli görmüşler ve bana tekaüt beratı vermişler ki ondan her zaman pay alam ve padişaha gönül rahatlığı ile dua kılam.
Dediler: - Ey zavallı! Sana zulüm etmişler ve gidip gelme sermayesi vermişler ki, daima faydasız mücadele edesin ve uğursuz yüzler görüp sert sözler işitesin.
Dedim: - Vakıf malın dilediği gibi kullanmak vebaldir.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.
Dedim: - Hesaba alsalar bu tuttuğunuz yolun fesadı bulunur.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.
Dedim: - Dünyada dahi hesap olur, haberin işitmişiz.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.
Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler ve bu berat ile hacetim kılmağın reva görmezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim ve mey'us ü mahrum guşe-i uzletime çekildim.
kerbela doğumlu türk şairidir. Üç dilde divanı vardır. (bkz: elsine-i selâse) en ünlü eserleri beşeri aşkın ilaha aşka dönüştüğü Leyla ile mecnun ve peygambere yazdığı su kasidesidir. âşıkane gazellerinde aşk acısı çekebilmek için allah'a yalvarır.
Ayrıca şikayetnâme adlı mektubunda "Selâm verdim rüşvet değildir deyü almadılar." diyerek o günün istanbul bürokrasisini eleştirmiştir.
3 dili çok iyi harmanlar. divanının ünlü bir sözü vardır; "ilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir." önemli eserleri şikayetname, hadikatü' s Süeda, beng- ü bade, sakiname ve şah- ü geda.
bağdatta çok önemlidir. kanuni'ye çok sayıda övgü yazmış ama ilgi görmemiştir. hayali ile bağdat seferinde buluşmuştur. çok ilgi görmemiş ama çok ünlenmiştir bu da ona yetmiştir.
ayrıca şu hikayede ilginçtir. fuzuli ile bağdatlı ruhi yolda yürürken köpek görürler.
ruhi: şu köpekte ne kadar fuzuli der. bunun üzerine fuzuli'de: vur tekmeyi çıksın ruhi der. büyük adamlarmış.
kendisi çok büyük şair olmasına rağmen dönemin sultanı kanuni'den bir gerekli maddi desteği göremedi. bu da fuzuli'yi en çok üzen durum olarak görülmüştür. bağdat'tan dışarı çıkmamış olmasıda ayrı bir durumdur. bir farklı durumda bağdat'ın savaşsın teslim alınmasında fuzuli'nin yazdığı eserlerle desteklemesidir. buna rağmen kanuni'den neden övgü göremedi bilinmeyen ayrı bir ilginçliktir. dönemin şairlerinden olan hayati bağdat seferin kanuni ile bağdat'a gitmiştir. orada bu iki büyük şair görüşmüş hayati büyük şair fuzuli'den etkilendiğini şiirlerinde dile getirmiştir.
Gayr ile her dem nedür seyr-i gülistân etdüğün
Bezm edüp halvet kılup yüz lutf u ihsân etdüğün
Ahd bünyadın mürüvvetdür mi vîrân etdüğün
Hanı ey zâlim bizümle ahd ü peymân etdüğün.
ne yanar kimse mana âteş-i dilden özge
ne çalar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı
beyiti ile yalnızlık duygusu muhteşem bir şekilde anlatan şairimizdir. Kerbela bölgesinin havasından mıdır yoksa suyundan mıdır bilinmez ama şiirlerinde yalnızlık, aşk, ayrılık gibi duyguları muhteşem şekilde vermiştir. şiirlerinin en beğendiğim yanı okuyan kişiye göre anlamlandırılmasıdır. şiirini okusunuz aşk, ayrılık gibi insani duyguların yoğun olduğunu görürsünüz. Biraz divan edebiyatı ve tasavvuf bilginiz varsa o zaman anlamlar bir başka gelir. Ayrıca sosyal konulara da değinmişliği vardır. "selam verdüm rüşvet deyü almadılar" mısrasının geçtiği şikâyet-nâmesi bir eleşti ve edebiliğin buluşma noktasıdır.
beng ü bade mesnevisinin sahibi *. zamanında dershanede ki hocamız su kasidesini nin kime ait olduğunu ezberletirken rahmetliyi mezarında ters döndürmüş olabilir. *
fuzuli mahlası iki anlama gelir; biri gereksiz diğeriyse faziletlidir. asıl adı mehmed olan şair ne mahlas bulsa bulduğu mahlas diğer şairler tarafından çalınmıştır. bu nedenle akıllı davranarak mahlasını hem gereksiz hem de faziletli anlamına gelen fuzuli'yi kullanmıştır. şöyle bir rivayet vardır:
bir gün fuzuli ile o günün divan şairi ruhi yolda ilerlerken yol üzerinde kir,pas içinde bir köpek görürler. ruhi fuzuli'ye takılmak için:
-ey fuzuli! bak şu köpek ne kadar da fuzuli! der. fuzuli hiç vakit kaybetmeden cevabını verir.
-vur tekmeği çıksın ruhi.
pek yaşama sevinci yoktur. acı çekmek ona göre olgunlaşmaktır. mükemmel aklı, iradesi, şiirleri, sözleri nesilden nesile süregelmiştir.
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük dört şairinden biri, diğerleri de: hafızı şirazi, goethe, şekspir. noktayı koyan sözün turrasını kesmiş aşk üstüne söylenecek en son lafı edip öyle ölmüş, yaşarken de ölürken de kadri kıymeti yukardaki isimlerin milyonda biri kadar bilinmemiş, asarını ''aşk imiş her ne var alemde ilm kıll u kall imiş''te sabit kılıp öyle gitmiş insan.