narcissus un küllerinden yeniden doğan çiçek. mitolojide tanrıların çiçeği diye geçer. dünyadaki en güzel kokuya sahip olduğu söylenir ki bende katılıyorum bu görüşe. fulyalar özgürlüklerine düşkündür. evde yetişmeleri pek mümkün değildir.
ayrıca en çok sevdiğim kız ismidir.. *
mecidiyeköy'den sonra fulya üzerinden beşiktaş'a da yürüdüm. hem otobüsün gelmesine daha vardı hem de yukarıdan sineklik düştü diye otobüs beklemeyeyim dedim. uzun zamandır gelmemiştim diye şezlonglu parkta uzandım.
afrika kökenli uzun sarı sapları üzerinde sarı çiçekleri olan hoş kokulu bir süs bitkisi ve aynı zamanda yerini başka hiçbir çiçeğin doldurmaya cesaret edemeyeceği nadide bir çiçek.
mecidiyeköy'den beşiktaş'a yürürken geçilebilecek bir semt ama şezlonkta dinlenmiştim. merkezi bir ilçede olmasına rağmen bir kısmı yokuşlu bir semt ve içeride kaldığı için ulaşımı da zor. mecidiyeköy'le beşiktaş arası da 5 km var. bizim evden bakırköy sahil bile 4.5 km'ymiş. ama güzel bir semt yine de.