almanya'nın badenwürttenberg eylaletinin ve almanya'nın en güney illerinden biri olmasıyla birlikte fransa'ya ve isviçreye sınırı olan almanya'nın yegane tarihi şehri.***
eski baden eyaleti başkentidir. daha sonra württemberg eyaleti ile birleşmesi sonunda baden württemberg adını alan eyaletin dördüncü yada beşinci büyük şehridir. nüfusu 200-220 binler cıvarındadır. yeşiller partisinin de almanya'da en yüksek oyları topladığı şehirdir ayrıca.
Elektriğini güneşten ve hayvan gübresinden üreten, motorlu taşıtın çok az olduğu, hemen herkesin bisikletle ulaşım sağladığı, her sokağına ulaşabilen tramvay ağına sahip, fransa sınırına 3 km mesafede doğayla iç içe yaşayan mutlu insanlarla dolu küçük bir şehir. Yaşanılası yer.
almanyanin güzel sehirlerinden biri. üniversite sehri oldugu icin genelde almanyada rastlanmayan bir canliliga sahiptir. gece yarisi disari bisiklet sürmeye ciktiginizda hic korkmadan, sanki öglen vakti geziyormussunuz gibi kalabagin icinden gecersiniz.
eryüzündeki tüm kaynakların sonsuz olduğunu düşünen Batı zihniyeti, dünyaya başka hiçbir canlının vermediği kadar zarar verdi. Çevrecilik bilincinin bir halk hareketine dönüştüğü ilk yer ise; Almanyanın sırtını Kara Ormana dayamış küçük şehri Freiburg oldu.
1970te Alman hükümeti, 17 yeni nükleer santral kurma kararı almıştı. Bunlardan biri de Freiburga 30 km. mesafedeki Wyhl kasabasındaydı. Ancak yöre halkı karara tepki göstererek, on binlerce kişinin katılımıyla santral inşaatını bastı. Zira şehir, II. Dünya Savaşında büyük yıkım yaşamıştı. Büyük çabalarla yeniden kurdukları kentin yakınında, potansiyel tehlike olacak, bir santral istemiyorlardı. Hükümet, direniş karşısında geri adım atarak santral yapımını durdurdu. Bu direniş, Avrupada gerçek anlamda çevreci hareketin başlangıcıydı. Freiburg da o tarihten sonra sürdürülebilir şehir olma sürecini başlatmış oldu. Freiburg şu anda Avrupanın Çevre Başkenti olarak anılıyor. Dünyanın temiz enerjiye geçmesi için sürdürülen çalışmalara ev sahipliği yapıyor.