frederic mistral

entry3 galeri4
    1.
  1. nobel edebiyat ödülleri seçici kurulu'nun onu ödüle layık görme gerekçesi şudur;

    " Halkının özdeğerleri ve niteliklerini objektif bir gözle yansıttığı şiirlerindeki içten fikirleri, körpe orijinalliği ve bunlara ek olarak 'Pronvençal filologu' olarak önemli çalışmaları nedeniyle."

    - 'körpe orijinallik'... ne hoş bir deyim!
    0 ...
  2. 2.
  3. 1904'yılında nobel ödülünü José Echegaray ile birlikte almış fransız dilbilimci ve şair. Fransa'nın güneyinde Fransızcanın asimilasyonuna tâbi tutulan konuşulan Oksitanca üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı.
    0 ...
  4. 3.
  5. 19. yüzyılda bana göre fransız edebiyatı en güçlü dönemindeydi.Bu dönemde yazan güçlü şairlerden ve yazarlardan biridir.

    Ayrıca kendisi iyi bir filologdur.1904 de nobel edebiyat ödülünü almıştır.

    Mireio,Calendau,Lisisclod’or gibi önemli kitapları vardır.Açıkçası ünlü bir fransız yazarken eserlerinin türkçeye çevirilmemesi cidden yazık.Bir kaç eserini ingilizce okumuştum gerçekten fransız edebiyatının gücünü hissedebiliyorsunuz.

    Türkçe'ye çevirilen bir şiirini bulabildim.Bugün de doğum günüymüş.Toprağı bol olsun.

    MiRÈiO'DAN

    Provence'lı bir kız anıyorum.
    Gençliğimin aşklarında.
    Crau ovasında, denize doğru buğdaylarda,
    Büyük Homeros'un alçak gönüllü öğrencisi olarak,
    Onu izleme istiyorum. Sadece
    Köylü bir kız olduğundan
    Crau'nun dışında çok az bahsetmişler ondan.

    Alnı,yalnız gençliği ile göz kamaştırıcı
    Ne altın tacı, ne Şam kaftanı vardı,
    Fakat istiyorum ki onun şanı yükselsin
    Tıpkı bir kraliçeninki gibi
    Ve hor görülen güzel dilimiz onu okşasın
    Ey çobanlar ve çiftçiler, çünkü şiirimi yalnız size söylüyorum.

    Sen, vatanımın yüce Tanrısı,
    Ki çobanlar arasında doğmuşsun,
    Sözümü ateşle doldur, güç ver bana!
    Biliyorsun: Yeşillik içinde
    Güneşte ve jalede
    incirler olgunlaşınca
    Tamamını toplamak için meyvelerin
    Kurt gibi aç olan gelir.

    Fakat budaklarını kestiği ağaçta
    Hırslı insana elini atmak fırsatı vermeyen
    Sen mutlaka yükseklere bir dal koydun.
    Körpe güzel bir filizdir o
    Misk kokan ve bakire bir fidedir.
    Altın sikke gibi olgun bir meyvedir,
    Göklerin kuşları doymak için ona konar.

    Ben şu küçücük dalı görürüm
    içimi kıpırdatır onu tazeliği!
    Görürüm: Sabah rüzgârında
    Gökte sallanmakta olduğunu ölümsüz yapraklarının ve meyvelerinin....
    Ey, Güzel Allah'ım, ey Dost.
    Provence dilimizin kanatlarının üstünde
    Kuşların dalını koparmak fırsatı ver bana!
    12 ...
© 2025 uludağ sözlük