frederic chopin

entry215 galeri20 video17
    51.
  1. 4.5 milyar yıllık dünyayı sadece 39 yılda değiştirebilmiş kahramandır.

    onun müziğini kim dinlerse dinlesin sadece müzik olmadığını hemen farkedecektir. o ne sadece bir beste ne de sadece bir piyano eseridir. başka hiçbir kimsenin veremediği -muhtemelen veremeyeceği- bir duygu seli yaşatır insana.

    tekniğini, müzikal dehasını geçtim. nasıl yetenektir ki insanı hüzünlendirir, ağlatabilir, mutlu edebilir hatta yaşama sevinci bile verebilir. öyledir işte chopin.
    0 ...
  2. 52.
  3. 53.
  4. slash'in sololarının 1 km öteden anlaşılma hususu bu beyefendinin eserlerinde de mevcuttur. etüdlerinde çılgın atmış, waltzlerinde döktürmüş ve nocturnelerinde ise şov yapmıştır. waltz op. 64 no. 2, gönlümde ayrı bir yer tutmaktadır.
    0 ...
  5. 54.
  6. piyano eserlerinde rachmaninoff'la beraber en etkileyici olandır.
    0 ...
  7. 55.
  8. veremden ölürken yanında ağlayan sevgilisine giderayak inanılmaz bir ayar vermiştir;

    -sen de ağlıyorsunya...artık göz yaşlarına da inancım kalmadı.
    0 ...
  9. 56.
  10. oof süperdir süper süper. böyle alır götürür.
    0 ...
  11. 57.
  12. 58.
  13. nocturne serileri.. piyano tuşları sanki ruhuna dokunur.. gecenin içinde kaybolursun..
    1 ...
  14. 59.
  15. 60.
  16. jerzy kosinski'nin çelik bilye adlı romanının bir nevi gizli kahramanıdır.
    1 ...
  17. 61.
  18. Öğretmeni ona 12 yaşındayken "Artık benden öğreneceğin bir şey kalmadı, benden çok daha iyisin.." demiştir. Müziği için; parlak, hızlı ve ince denmiştir. Bence de tıpkı yağmur damlalarının yere çarpışının melodik halidir onun eserleri..
    Tam bir romantiktir, ince ruhlu kolay incinen biridir. Hayatında büyük aşkları olmuştur, bunlara besteler adamıştır. Bu yüzden notalarının üzerinde "pour ..." şeklinde, itaf ettiği kadınların isimleri yazılıdır.
    En sevdiğim Romantik Dönem bestecisidir, tabi Rachmaninov'u Erken Çağdaş Dönem'de kabul edersek.
    Bir çok parçasını çalmışımdır.. Hala başaramadığım Fantasie impromtu'su en sevdiğim eseridir. Fantasie impromtu için beyni ikiye ayırmak gerekir çünkü sağ elde 4 nota sol eldeki 3 notayla aynı zaman sürecine girer ve bu oldukça zordur.. (#12306379)
    Chopin, eşsiz biridir. Piyanistler arasında bir dönem için Chopin hastalığı geçirmemiş yoktur. Ben hala Chopin hastalığı yaşıyorum..
    0 ...
  19. 62.
  20. Pianossimoları çok hafif, Forteleri çok vurgulu çalınması gereken dahi. Nedeni sarayı önce kendi etrafında topliyacak kadar güçlü vurgular yapmak(balolarda) ardından hafif vurgularla bir daha etrafından ayrılmamalarını sağlamak.
    0 ...
  21. 63.
  22. yani terim falan bilmem pek klasik müzikte ama bu adamın hissettirdikleri bambaşka şeyler dinledikçe bir daha bir daha dinleyip doyulamıyor.

    rachmaninov la beraber tapılası müzisyendir.
    0 ...
  23. 64.
  24. 65.
  25. Günün gündüzle geceye bölünmesi gibi Chopin'in hayatı da ikiye bölünmüştür. Annesi Polonyalı, babası Fransız'dı. Kırk yıla yakın süren ömrünün yarısı Polonya'da ikinci yarısı Fransa'da geçti. Yirmi yaşına kadar canlı hareketli bir çocuktu, Fransa'ya gittikten sonra durgun, küskün ve hastalıklı bir insan oldu. Kişiliği de ikiye bölünmüştü. Bir halk çocuğuydu ama kibar çevrelerde oraya aitmiş gibi davranmak için kendini zorlardı. Duyguluydu, sıkılganlığından dolayı acılarını belli etmemeye çalıştı ve bu nedenle büyük acılar çekti. iç dünyasını sadece piyanosu ve besteleriyle ortaya çıkarıyordu. Bir müzik tarihçisinin dediği gibi o piyanoca konuşuyordu. Duyguları derindi, ateşi yangın değil, bir kor parçasıydı. Bütün sanatını, yaratıcılığını piyanonun üzerinde toplamıştı. Chopin bir hasret bestecisiydi. Memleketindeyken müziğini dünyaya duyuracağı günlerin özlemiyle başka ülkelerin hasretini çekerdi. Bir akşam saatinde memleketinden ayrılmak zorunda kaldı, kısacık yaşamı boyunca memleket hasreti ile yanıp tutuştu.
    1831'de Paris'e yerleştikten sonra, bir daha geri dönmedi, ancak Polonya'yı çok seven Chopin, bir arkadaşının hediye ettiği, Polonya toprağıyla doldurulmuş gümüş kupayı, yanından ömrü boyunca ayırmadı, hatta bu kupa, öldükten sonra da vasiyeti üzerine mezarına gömüldü. Cenaze töreninde isteği üzerine Mozart'ın Requem'i çalındı. Öldükten sonra kalbinin çıkarılarak Polonya'ya gönderilmesini vasiyet etmişti. Vasiyeti yerine getirildi. ikinci Dünya Savaşı'nda kalbin bulunduğu müze bombalanınca, isteği tam anlamıyla gerçekleşti. Büyük bestecinin kalbi kül olup, memleketinin toprağına karıştı.

    hayatında lizst ve george sand önemli bir yer tutmuştur.
    Chopin Lizst tarafından, ünlü yazarGeorge Sand ile (Aurore Dudevant) tanıştırıldı. 1839'da çift birlikte Mallorca'ya gitti. Chopin 24 prelüdünün büyük kısmını bu dönemde tamamladı. 1847 yılına kadar Sand'in Nohant'taki evinde birlikte yaşadılar. George Sand, sağlığı oldukça bozulan Chopin'e bir çeşit annelik yapıyordu. Sağlığına rağmen, bu yıllar Chopin'in en verimli olduğu, en güzel eserlerini yazdığı yıllardır. 1847 yılında Sand'in çocukları çiftin ilişkisinin sona ermesine yol açtı.
    Ayrılığın ardından ingiltere'ye giden Chopin, bu seyahatten oldukça zayıf düşmüş olarak döndü. Aradan bir yıl geçmeden, 1849 yılında, genç yaşta veremden öldü.

    alıntı
    0 ...
  26. 66.
  27. kendinizi chopin'in lirik bir şiirin dizeleri gibi olan piyano tuşlarına bırakın ve tüm şiiri kalbinizde hissedin.

    0 ...
  28. 67.
  29. başka bir şey...çok başka bir şey...
    1 ...
  30. 68.
  31. --spoiler--
    tıpkı vatandaşı ve arkadaşı büyük şair adam mickiewicz gibi, ona da ülkesinin esin perisi şarkılarını yazdırıyor. polonya'nın acıları onun notalarında herkes için benzersiz ve gizemli bir şiire dönüşüyor.

    franz liszt 1841*
    --spoiler--

    --spoiler--
    chopin sanatıyla kendini kabul ettirebilen bir piyanist. kendi için yaratıyor ve kendi için yorumluyor. rüya gördüğünde ona kulak verin, nasıl ağladığını, nasıl yumuşak, melankolik ve zarif şarkı söylediğini, nasıl büyük bir aşkla tüm benliğini ortaya koyduğunu hissedin.

    la france musicale 1841
    --spoiler--

    --spoiler--
    liszt ve thalberg, herkesin bildiği gibi güçlü duygulara hitap ediyorlar; chopin de aynını yapıyor ancak daha sakin ve daha az bağırarak. insanın içindeki en yumuşak, en gizli kalmış duyguları açığa çıkarıyor.

    reveu et gazette musicale
    --spoiler--

    --spoiler--
    tüm yaşamım boyunca böylesi bir yetenekle karşılaşmadım, gerçek bir sadelik ve zarafet ve espri harikası. bellini'nin operalarından yaptığı parodilerle bizi güldürmekten kırıp geçirdi. bellini'nin stilini ve müzikal ifade alışkanlıklarını öylece ustaca gözlemlemiş ki.(...) piyanodan mekanik müzik kutularının sesini çıkardı ya da tabloları müzikal olarak anlattı. eğer aynı odada bulunmasaydık, duyduğumuz seslerin bir piyanodan geldiğine inanmazdık.

    pauline viardot*
    --spoiler--

    --spoiler--
    chopin, yalnızca tanrı'nın yaratmaya cesaret edebileceği ve kendine özgü bir mantığı olan muhteşem tutarsızlıkların bir özetiydi. prensipleri açısından mütevazı ve alışkanlıklarıyla hoş bir adam olmakla birlikte, kendisinin bile bilmediği haklı bir gururu ve içgüdüleriyle buyurgan bir insandı.

    george sand
    --spoiler--
    1 ...
  32. 69.
  33. kader rüzgarıyla ailesinden ayrı düştüğünden erişkinliğinden itibaren polonya'da yaşayan bir fransız babanın ve polonyalı annenin oğlu chopin'in hayatı boyunca en değer verdiği besteciler mozart ve bach* olduğundan ve yıllarca yurdundan uzak olsa da polonya'nın özgürlük mücadelesini yüreğinde taşıdığından yakın arkadaşı, şair heinrich heine'ın chopin için söyledikleri gerçekten çok anlamlıdır:
    ''polonya ona şövalyelere has duruşunu ve tarihsel acılarını, fransa neşe ve güzelliği, almanya ise derin romantik duyguyu vermiş. bu nedenle o ne polonyalı ne fransız ne de alman. insan hemen onun daha üstün bir yerden, mozart'ın,goethe'nin, raphaello'nun diyarından, şiirin hülyalı anavatanından geldiğini fark ediyor.''
    1 ...
  34. 70.
  35. 17 ekim 1849 sabahı fryderk chopin otuz dokuz yıllık yaşamını paris'te noktalamıştı. aile üyeleri sonraki yıllarda, son nefesini vermeden dudaklarından şu sözcüklerin döküldüklerini söyleyeceklerdi. '' matka, moja biedna matka.'' (annem, zavallı annem.)
    ölüm haberi paris'te büyük yankı yapmıştı. sabah saatlerinde solange'ın kocası cleasinger yüzünün alçı kalıbını çıkarmış, daha sonra doktorların müdahalesiyle chopin'in kalbi vücudundan ayrılarak bir kupa içine yerleştirilmiş, naaşı madeleine kilisesi'ne götürülmüştü. gazeteler ölüm haberini okuyucularına duyurmuş, müzik dünyası onun kaybı karşısında duyduğu üzüntüyü dile getirmişti. hector berlioz journal des debats'da şunları yazıyordu: ''piyano için yapıtları gerçek bir ekol oluşturmuştur. ilginç yapıları, beklenmeyen ezgisel değişimleri, cesur armonileri, bağımsız ritmik hareketleri bir dizi süslemeyle ustaca birleştirmeyi başarmıştır. piyano için etütler'i birer başyapıttır.''
    polonya gazeteleri de bu acı haberi hemen duyurmuştu. son dönemlerde sanatçının yakın çevresinde bulunan şair cyprian norwid 25 ekim günü dziennik polski gazetesinde şunları yazmıştı: '' doğuştan varşovalı, kalpten polonyalı, yeteneğiyle bir dünya vatandaşı olan fryderk chopin bu dünyayı terk etti. o büyük bir maharetle, sanatın zorluklarının üstesinden gelmesini bildi. o çayırlardaki çiçekleri, üzerinde bulunan çiy tanelerine zarar vermeden toplamayı başardı. ve onların tüm avrupa semalarında birer yıldız, hatta kuyruklu yıldız gibi parlamasını sağladı.''
    cenaze töreni 30 ekim günü gerçekleştirildi. madeleine kilisesi'nden büyük bir kalabalık toplanmıştı. tabut kilisenin içine taşınırken orkestra chopin'in cenaze marşı'nın henri reber tarafından yapılmış uyarlamasını seslendirdi. daha sonra kilise orgcusu mi minör prelüd ve si minör prelüd'ü çaldı. ardından chopin'in asıl isteğine, mozart'ın requiem'ine geldi. paris konservatuarı orkestra ve korosu bu olağanüstü yapıtı chopin için seslendirdi, solistler arasında pauline viardot da vardı. kiliseden pere-lachaise mezarlığı'na dek olan yol bıyunca dostları chopin'i yalnız bırakmadı. en başta adam czartoryski yürüyordu, onu giacomo meyerbeer, auguste franchomme, eugene delacroix, camille pleyel, ludwika(ablası) ve diğerleri izliyordu. yaklaşık beş bin frank tutan cenaze masraflarının tümünü jane stirling üstlenmişti. mezarın üzerine ölümünden bir yıl sonra, auguste clesinger'in yaptığı bir heykel konuldu.

    chopin'in kalbinin konulduğu kupa 8 ocak 1850 günü doğduğu topraklara geri dönmüştü. kısa bir süre sonra varşova'nın en önemli kiliselerinden biri olan kutsal haç kilisesi'ndeki (kosciol swietego krzyza) sütunlardan birinin altına yerleştirilen sanatçının kalbi, sonunda ait olduğu yere dönebilmişti. 1880 yılında sütunun üzerine, matta incil'inden (matta 6;21) alınmış şu satırlar yazıldı: '' hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır.''

    ludwika kardeşinin paris'teki arkadaşlarıyla yazışmasını sürdürdü. chopin'in ölümünün ardından kısa bir süre sonra amerika'dan dönerek fransa'ya yerleşen julian fontana'nın yayımlanmamış notaları baskıya hazırlamasını istiyordu. kardeşi her ne kadar bunların yok edilmesini vasiyet ediyorsa da bu kadar nota görmezden gelinemezdi. sanatçının sağlığında yapıtlarını kopya eden, yayınevleriyle pazarlıkları yürüten fontana, bu iş için en uygun isimdi. böylece günümüzde opus66-74 numarasıyla yayınlanan yapıtlar chopin'in ölümünün ardından müzik dünyasına kazandırıldı; kardeşinin her isteğini yerine getiren ludwika, bu kez onu dinlememiş ve müzikseverlerin böylesine kıymetli bir hazineden yoksun kalmamasını sağlamıştı.
    chopin'in adı sonraki kuşaklar için bir anlamda piyano ile özdeşleşti, kimi zaman aşırı romantik öğeleri öne çıkarılarak aktarılan yaşamöyküsü geniş kitlelerin odağı oldu. ancak müzik dünyası onun piyanoya kazandırdıklarının önemini kavramakta gecikmedi. yaşamı boyunca yarattıkları sonraki kuşak bestecilerini farklı yönlerden etkiledi. başta claude debussy olmak üzere fransız piyano ekolü onun çizgisini devam ettirdi; yüzyıl sonlarında avrupa'nın farklı ülkelerinde giderek daha fazla besteciyi etkisi altına alan 'ulusalcılık akımı'nın da ondan öğrenecekleri vardı. tümüyle tuşlara adadığı otuz dokuz yıllık kısa yaşamı, büyük hayranlık duyduğu bach ve mozart'tan öğrendiklerini sonraki kuşaklara ustaca aktarmasına yetmişti.

    aydın büke- chopin tuşlara adanmış bir yaşam
    4 ...
  36. 71.
  37. hayatımı zehir eden şerefsiz adamdır.
    1 ...
  38. 72.
  39. calış stilinde ve yaptığı bestelerinde polonya folklorunden etkilenmiştir.polonyayı cok sevmiş avusturyaya yerleştiğinde bile polonyanın sorunlarından kopmamıştır.eserlerinde genellikle cok yonlu davranır eserin girisinde huzunlu bitisinde ise cok heyecanlı veya cok neseli olabilmektedir.
    0 ...
  40. 73.
  41. dünyaya dair her şeyden sizi alıkoyar, bambaşka bir boyuta taşır. öyle ki o besteleri dinlerken hayal dahi kuramazsınız. çünkü böylesine yoğun, normalde hiç kapılmadığınız o hislerin yanında neyin hayalini kurmanız gerektiğini bilemezsiniz. yalnızca notalara verirsiniz kendinizi... her yeni duyduğum eserinde cennete açılan kapılardan birinin anahtarını keşfetmişim gibi gelmektedir bana.
    1 ...
  42. 74.
  43. abi senin beyin nöronlarını, barmaklarını, hatta daşşaklarını seveyim ben denilecek insandır.
    1 ...
  44. 75.
  45. polonyalı dahi besteci oo da her dahi insan gibi ne yazık ki erken ölmüştür. Nocturne 20 ve Nocturne In E Minor Op. 72, No. 1 inanılmazdır. eğer dinliycekseniz yine polonyalı bir piyanist olan janusz olajniczak'ın yorumuyla dinlemelisiniz.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük