Fransız ihtilali 18.yy Kral XVI LUiS' in ülkenin o önemde yaşamış olduğu sıkıntıları gidermek için halktan toplamakta olduğu vergileri 2 katına çıkarmıştır bunun sonucunda halk isyan edip 1789 yılında bastil hapishanesini ele geçirip buradaki mahkumları serbest bırakmışlardır.
Bunun yanı sıra halk tarafından kurucu bir meclis kurulmuştur bu meclisin yayınladığı bildiri şunlardır ;
Her insan özgürdür, ve diğerleri ile eşittir, vazgeçilmez haklara sahiptir, devlet yönetimi millete ait olmalıdır, ancak milletin seçtiği halk temsilcileri yönetim hakkına sahiptir.
Kurucu meclis bir anayasa yayınlayarak kralın yetkilerini kısıtlamış, meşrutiyet yönetimine geçilmiştir.
Bu gelişmeleri kabul etmeyen KRAL XVI LUiS 10 Ağustos 1793 yıllında yakalanarak idam edilmiştir.
Fransız ihtilalinin sonuçları;
Fransada feodalite yıkılmıştır, vatandaşlar arası eşitlik ilkesi kabul edilmiştir
Millet egemenliği tüm dünyada etkisini göstermeye başlamıştır, mutlak kralıkların yıkılabileceği anlaşılmıştır.
Yeni çağ kapanmış yakınçağ fransız iihtilali ile başlamıştır.
Ayrıca 1804 yılına kadar süren ihtilal napoyon imparator seçildikten sonra düşman devletleri yıkmak amacı ile ihtilalin dünyaya yaydığı kavramlar birer silah gibi kullanılmıştır.
ihtilal Osmanlı devletimizi olumsuz yönde etkilemiştir ihtilalin dünya çağında yayılması çok uluslu bir yapıya sahip olan osmanlıdaki azınlıklar ayaklanmıştır ve bu ayaklanmalar sonunda toprak kayıpları yaşanmıştır.
Ayrıca osmanlı aydınları bu ihtilalin yaydığı kavramlardan etkilenerek tanzimat fermanı ve meşrutiyetin çıkmasına zemin hazırlanmıştır.
dünya tarihinde daha büyük ve önemli bir olay yoktur diyebiliriz. fransız devrimini anlayamayan bünye yaşadığı dönemin hiç bir sorununa çözüm bulamaz.
fransa'da devrim olduğu sırada osmanlı'da üst kademe yöneticiler, fransız devriminin, bir iç savaş olduğunu ve bu sürecin fransa'nın kendi başına yarattığı bir sorundan öte bir şey olmadığı görüşünde birleşmişlerdi.
19'uncu yüzyıl siyasi tarihinin dönüm noktası olayların en önemlilerinden biri. Avrupa tarihinin akışını değiştirmiş desek yeridir. Bununla birlikte; jakobenizm, ulusçuluk gibi kavramları ve pek tabii ki Napolyon gibi bir siyasi figürü dünyaya armağan etmiş, üzerine bolca okunması gereken bir süreç.
demokrasi, çok partili hayar ve parlementer rejimi ortaya çıkarmıştır.
ihtilal ile emeği savunan sol partilerin ortaya çıkmasını sağlamış ve proleterin kendini farketmesiyle sendikaların oluşmasına sebep olmuştur, bu sendikaların pasif kalması konfedarasyonları bunların da pasif kalması sol partilere yığılma ve güçlenme sağlamıştır.
ihtilal olmuş bastille mapusu boşaltılmış. 16. lui kirişi kırmış ama.
onunla hesabı olanlar da dahil fransa' nın yarısı peşine düşmüş. 16' nın amacı sınırı geçip, kankisi hasburg kralının yanına gitmek. sınıra gelmiş ve kendisine yardımcı olan sınır görevlisine bahşis vermiş. görevli hayatında kralı hiç görmediği halde :
- ekselans geçemezsiniz demiş. fransız gazeteleri ertesi gün manşet atmış :
'' halk iktidara, paraya resmini basan louis göte geldi ''
"tarih hiçbir zaman bu kadar lümpen bir ahmaklar grubuna toplu olarak şahit olmamıştır. parisli esnaflar, komünü savunmak için caddelerinde barikat kuran komünistlere saldırmış, caddenin yeniden normalleşmesine, barikatın açılmasına, komünün yıkılmasına yardımcı olmuşlardır. bunu günlük karları için yapmışlardır. ancak unuttukları bir şey vardı ki barikat yıkılınca caddeye girenler onun müşterileri değil alacaklılarıydı ve burjuvalar çoğunu ağır senetlere zorladılar, bir kısmının da kapısına mühür vurdular. küçük burjuvazinin müşterisi bizzat o barikatı kuranlardı. bunu acı bir deneyimle öğrendiler." karl marx
fransa' da halkın sadece açlıktan yapmış olduğu yönetim değişikliği olsa da halk o zaman neyi ne için yaptığını bilmemektedir.
bunlara rağmen halkın gücünü koyup dişini gösterdiği dünya için önemli bir hareket, uyanmaya çalışmaktır.
insanların kilisenin etkisinden kurtulup özgürlüğe ulaşmasının ilk adımlarından biridir. sanattan bileme dair ne varsa dikkat edin fransız ihtilalinden sonra zirve yapmıştır.
bize okullarda milliyetçilik akımını başlattı diye üstü kapalı hızlı bir şekilde geçilip, aslı öğretilmeyen olay. kronolojisine girmeden ortaya çıkan sonuçlarıyla ilgili bir takım fikirlerimi paylaşmak istiyorum. bu devrimin 3 mottosu vardı. bunlar Liberté, égalité, fraternité. ve bu 3 motto ileride modern çağa damgasını vuracak olan 3 büyük siyasi akımı ortaya çıkardı.bunlar;
bu 3 kardeş ideoloji 2. dünya savaşından karşı karşıya geldi ve 2 kardeş ideoloji diğer kardeşi* öldürdü. ve daha sonra diğer iki kardeş birbiriyle savaşmaya başladı, soğuk savaş. bazı tarihçilere göre 3. dünya savaşı sayılır. ve bu savaşın sonunda tek bir kardeş ideoloji kaldı, liberalizm. bundan yola çıkacak olursak, bence fransız ihtilalinin en önemli sonucu milliyetçilik değil, liberalizmdir.
bu ihtilalin sebepleri: ağır vergi halk ve üst sınıftaki ayrım. Kralın halka karsi ilgisiz olmasıdır.
Bu ihtilal çok uluslu yapıya sahip olan imparatorlukların, devletlerin yıkılmasında öncülük etmiştir.
(bkz: osmanlı imparatorluğu)
Bu ihtilalle beraber yeni akımlar boy göstermeye başlamıştır (bkz: milliyetcilik akımı)
Istanbulun fethinden sonra olan bu olay yeni bir çağ açmıştır (bkz: yakın çağ)
Kısa bir bilgi de vermek gerekirse osmanli da bu akımdan sonra ilk ayaklanan azınlıklar (bkz: sırp)lardır.
Toplum büyük bir hızda değişiyor bunun altında da aydınlanma filozoflarının' büyük etkisi bulunmaktaydı. Aydınlanma felsefesi, mantığın, köklü gelenekleri ve siyasal rejimin mutlakıyetçi eğilimlerini ortadan kaldırmayı emrettiğine kanaat getirmiştir. Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanda olması gerektiği fikrini savunmakta.Descartes, daha XVII yy, aklın ve eleştirel zihniyetin üstünlüğüne baskı yapmış, Montesquieu ise, yasama erkinin halkı temsil eden vekiller aracılığı ile kullanılmasını ve güçler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesini önermiştir. Voltaire ' e göre kral, filozoflardan kurulu danışmanların örgütüne uyarak toplumu aydınlatmayı hedeflemeli, ingiliz modelini benimseyerek, parlamenter bir sistemin kapılarını açmalıydı. Rousseau, insanların doğuştan eşit olduğuna inanmakta, çoğunluğun iradesinin (halk egemenliği) siyasal rejim hâkim olması gerektiğini vurgulamaktaydı. Diderot ile dAlambert ise yasa önünde eşitlik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi talepleri dillendirmekteydi
Aydınlanma filozoflarını etkilerini yanında ingiliz Halklar bildirgesi gibi metinler ve bunların temelini oluşturan John Lockenin fikirleri ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesindeki dile getirilen demokratik ilkeler ve liberal ekonomi fikirleri burjuvaları hareketlendirmiştir. Fransızlar dışarıdan gelen fikir ve hareketleri içselleştirerek ihtilale zemin hazırlamışlardır.