galatasaray taraftarının; 4-3-3'ünden ve total futbol inadından bıktık dediği günlerde bir sivasspor maçına alın o zaman a.ına koyim dercesine mustafa sarp, ayhan akman,barış özbek ve mehmet topal'dan oluşan bir orta saha ile çıkmışlığı vardır.
başarısız olarak gitti. gerçi ben hala bunu tartışırım da neyse. seviyorum işte bu adamı.
hani bir adet vardır bizim ülkede;
kovulan ya da kötü ayrılan oyuncu/teknik direktör bir kaç ay sonra türk gazeteciler tarafından ülkesinde bulunur ya. hani o oyuncu ya da t. direktör de bombalar ya yönetimi, futbolcuları. ben kalıbımı basarım, çok gazeteci aradı bu adamı. manşetlik haberler verir de gündeme bomba gibi düşer diye.
ve ben yine eminim ki bu adam kabul etmedi. seviyorum lan seni, bizde tutmadın ama delikanlı adamsın.
not: bi ay sonra falan bombalarsa, bu entry kendi kendini, sessizce imha edecektir. siz de üstüme çok gelmeyin olum.
4 ay önce "siktir git artık, yeter. senden bıktık. bi top oynatamadın takıma öeaarrgh!" diyen adamların bugün mumla aradığı reyiz. böyle olacağı o zamandan belliydi, o zamanlarda bas bas çağırdık ama dinletemedik.
yukarıdaki tırnak içindeki cümleyi haykıranlar, bugünlerde "hagi git artık kendinden nefret ettirmeden" diyorlar.
o değilde, adamın barcelona'da iken simsiyah saçları vardı. hatta galatasaray'a ilk imzayı attığında bile siyah çoğunlukta idi. herif 2 sene çalıştı bizim takımda, bembeyaz oldu saçları. sonra zayıfladı filan böyle. eli yüzü çöktü adamın.
aynı şey adnan polat içinde geçerli aslında. iş hayatı böyle erkenden yıpratıyor insanları. özellikle türkiye'de yaşıyorsan.
şimdi uzaklardan sessizce takımı takip ediyordur eminim. kendisi bizi bıraktıktan sonra düştüğümüz durum çok daha feci oldu. fakat öyle yüreklidir ki, eminim bir gazeteci kendisini bulsa, takım hakkında değerlendirme yap dese, yorum yapmaz. konuşma yasağı vardır yoktur bilemem ama yasak olmasa da yapmaz. öyle de bir insandı.
dünya futbol literatürü içerisinde yer alan, ancak her zaman olduğu gibi, dünya'nın en iyi futbolunun oynandığı ülkemde yaranamamış olan, başarılı teknik direktör.
bam orta sahasını 3üncü yaptı. ertesi sezon gönderilmesini istediği futbolcuları göndermedi yönetim, istediği futbolcuları almadı, bunlar da yetmiyormuş gibi keita, dos santos ve elano gibi isimleri sattı.
onun lafı dinlenilseydi o 2011 sezonu öyle bir tabloyla bitmezdi. ama gelgelim her kriz bir fırsattır.
rijkaard'ın şanssızlığı kötü yönetimdi. krizi fırsata dönüştüren ise ünal aysal ve fatih terim'dir.
bügünkü galatasaray'da hepsinin birer birer emeği var.
galatasaray kariyerinde toplam 67 maçta 37 galibiyet 15 beraberlik ve 15 mağlubiyet almıştır. başarı yüzdesi* aşağı yukarı barcelona da yakaladığı değer* ile aynıdır.