balık hafızamızla hakkında özhan canaydın ın sarf ettiği 10 milyon euro+ ödediğimiz bonservisi alacağız palavrasını unuttuğumuz futbolcudur; şarkılar ve marşlarla uğurladık özhan canaydın ı ama o 10 milyona ne oldu, mahkemeden ne karar çıktı, hatta mahkemeye gitti mi dava bilen duyan yok malesef.
bayern münchen'le 2007-08 sezonu bundesliga şampiyonluğunu, almanya'da sezonun en iyi futbolcusu ödülüyle süslemiş olan futbolcu. euro 2008'in yıldız adaylarındandır.
9 haziran 2008 romanya fransa maçında tüm gayretlerine karşın fransa' ya gol kazandıramamış yıldız. biraz da arkadaşlarının kendisi gibi istekli olmaması ileride yalnız kalmasına yol açtı.
chelsea'nin 46 milyon avro ödemeye hazırlandığı futbolcu. bayern münih'in bu teklifi kabul etmemesi durumunda, bu transfer daha da uçuk rakamlara çıkabilir. ne de olsa chelsea verin yarayı. biz satamadık siz satın a.q..
ismini her duyduğumda aklıma özhan canaydın'ı getiren futbolcu. benim gözümde ribery = canaydın'dır, ki pek çok galatasaraylının da benim gibi düşündüğünü sanıyorum. demek ki ribery futbolu bırakana kadar canaydın da hep aklımızın bir köşesinde olacak.
alman spor dergisi Kicker'in spor muhabirleri, yazarları ve fotoğrafçıları arasında yaptığı ankette en fazla oyu alarak 2008 yılında "yılın futbolcusu" seçilen futbolcu.
acaba hangi spor yazarımızdı hatırlayamayacam ama hıncal uluç olma ihtimali yüksek , oyununu gördükten sonra sıradan bir deplasman oyuncusu demişti bu futbolcuya. anadolu takımlarında çok var böyle tarzı birşeyler daha saçmalamıştı. hakkında zamanında herkesin atıp tuttuğu futbolcudur.
Hakkında galatasaray'ın açtığı davadan -hani şu milyonlarca euro kazanacağımız- aradan geçen yıllara rağmen hiç bir haber alınamayan, belki de alınıp da bizlerden gizlenen futbolcu. Lig tv'nin sitesinden eski maçların gollerine bakmasam galatasaray'ın elinden kaçırdığını, hakkında günlerce geri gelecek, gelmese bile en az 30 milyon euro alacağız, savunmamız çok güçlü diyen yöneticilerimizi unutacakmışım neredeyse. Ah özhan canaydın ah!
bir galatasaraylı olarak kaçışında kendisini haklı bulduğum futbolcu.
bildiğimiz sorunlarını şunlardı ;
1-) adam zaten bir kere istanbul'u sevmemiş beğenmemiş.
+ sevmek zorunda da değil, beğenmek zorunda da değil hem bende sevmiyorum istanbul'u.
2-) türkçe ve ingilizce bilmediğini sürekli dil sorunu yaşadığını ve bu nedenlerin de kendisini oldukça mutsuz ettiğini defalarca belirtmişti.
3-) ülkesini çok özlediğini hepimiz biliyoruz. ne de olsa o bir fransız.
4-) en önemlisi de kendi yeteneğinin farkındaydı 20 yaşlarındaki yeni yetişen futbolcuya yapılan en büyük darbeyi yaptı galatasaray ve parasını vermedi. e adam da gider o zaman sonuna kadar haklı.
marsilya adama kapılarını açmış, ribery'de kaçmak için bahane arıyordu gitti de. ribery marsilya'ya gittiğinde o yukarıdaki 4 tane bildiğimiz en büyük sorun yaşanmayacaktı. nedir bunda bu kadar büyütülen olay.
yani kısaca adam parasını alamadı ve gitti. ne alakası var bunun insan olamamakla onunla bununla. o yılın galatasaray kadrosuna göre çok üst düzey bir oyuncuydu zaten, galatasaray'da olmayı haketmiyordu. haklıydı. giderken de bizlere 5-1 lik bir fenerbahçe maçı ve türkiye kupası bıraktı.
fatih gökşen tarafından şöyleydi böyleydı falandı filandı diye arkasından dedikodu yapılmış. yahu adam yarım sezon oynadı, üstelik kaçtı gitti, fakat buna rağmen galatasaray'ın altın 11'ine bile girdi. şimdi de elinden kaçırdığın için bu adama bok atıyorsun. ayıp ya...
tanım: iyi çocuktur.