fm de romayı alanların sistemi ona göre kurması gereken futbolcu. 30 yaşını aşmış en pahalı futbolculardandır. ceza sahası dışından çatır çatır sokmaktadır * fc oynatılması daha faydalı olacaktır diye düşünmekteyim.
takımı veya kendisi kötü oynadığı zaman bundan tehlikelisi yoktur. kimisi sinirlenince daha iyi oynar ama totti sinirlenince çirkinleşir. rakibe tükürür, kasti tekme atar, kendisini marke eden elemanı çaktırmadan dirsekler... yine de severiz kendisini. çok derin bir teknik kabiliyeti yoktur ama mental olarak üst düzey bir futbolcudur.
doğuştan romalı deniyor kendisi için. ama kulübüne boş sözleşme getirin imzalarım dememiştir. 5.5 milyon euro almaktadır senede. artık 32 yaşındaki bir futbolcu için o para fazla mıdır değil midir tartışılmalı.
bu elemanın gençliğini bilirim. piyasaya ilk çıktığı zamanlar fransa 98 dünya kupasıydı. daha ozamanlarda 20li yaşlarda bir gençti. ( belki 20altıdır, unuttum valla)hiç unutmuyorum, italya ile bir ülkenin maçında, italya'nın vasat oyun oynamasına rağmen sahada italya adına ayağında en fazla top tutan futbolcuydu. hatta spikerin şu lafı gelir hep aklıma totti dendiğinde : "italyanların yeni yıldızı sahada basmadık yer bırakmadı."
öyle işte. zaman geçti. totti büyüdü, adam oldu. hatta ve hatta futbola veda edebilecek bir yaşa ulaştı.
3-4 sene önceki 7-0'lık catania maçında sol çaprazdan gelişine voleyle yolladığı füze fizik dersi olarak okutulabilir, komik kamera şakalarından nasibini almış italyan futbolcular kervanındandır, henüz gençlik dönemlerinde yapılmıştır; arkadaşları ona garson kızı ayarlamaya çalışıyordu. güzel bir kardeşimizdir, euro 2000 finalinde*fabien barthez tarafından kıçından ittirilerek agresif hareketlerinden nasibini almıştır. takip eden sezon as roma'nın yıllar sonra serie a'da scudetto'yu kazandığı parma maçından sonra sahaya giren taraftarların arasında '96 ucl finali juve-ajax maçından sonra kafayı yiyerek soyunan angelo di livio misali donla koşturarak da gönüllerde yerini almıştır.
1992 yılında as roma galatasaray'ı "hayrettin classics vol. 71" sonucunda saf dışı bırakırken yedekler arasındaydı o genç çocuk, bugün de o takımın kaptanıdır kendisi. roma'daki evlerde baskıları mevcuttur, napoli'de kimi evlerin duvarlarında yer alan maradona figürlerine benzer. ha bir de steven gerrard'ın aksine, küçükken ss lazio formasıyla çekilmiş resimleri yoktur.
her zaman klas futbolcu statüsünde olan roma kadrosuna ne zaman bakılsa orada görülen idol futbolcu. fantastik vurusları olsun, liderlik özellikleri olsun, hırcınlıgı olsun hepsi tottiyi totti yapan olaylardır. severek izliyoruz.
3 Aralık tarihinde oynanan Roma-Basel maçının 32.dakikasında penaltıdan Roma'ya beraberliği getiren golü atmış, maç içinde de güzel oyunuyla ben burdayım hâla demiştir.
pek bir oynaktır. daha önce milli takımı bıraktığını açıklamasına rağmen son günlerde "eğer iyi durumda olursam ve çağrılırsam dünya kupasında oynarım" demiş oyuncu. sen kimsin lan? koskoca italya milli takımı sana mı muhtaç? bırak git arkadaşım. madem bıraktın sözünün arkasında dur. nedir yani ilgi odağı olma çabaları, ben aslında büyük oyuncuyum görün beni imaları? senin dönemin kapandı koç, kendi takımında bile adam gibi top oynamazken milli takımda oynıcakmış. bir yol al. ayrıca totti'ye gelsin:
kendisini sevmem için bir tane bile sebep bulamadığım itici kişilik.yok yok cidden çok denedim sevmeyi ama olmadı.her denediğimde aklıma roma galatasaray maçı geldi.o maç aklıma geldiğinde de çok sağlam küfür yedi.
bu sahneyi bir yerden hatırlıyorum.yıllar önce oynanan roma-galatasaray maçının sonunda buna benzer olaylar yaşanmış galatasaray'lı futbolcular roma polisinin de katkısıyla da bi güzel hırpalanmıştı.alıştık artık roma lı futbolcuların çirkefliklerine.istediklerini elde edemedikleri zaman her biri kendini roma imparatoru cesar sanıp biçip dövmeye başlıyor.şimdi italya futbol federasyonuna düşen görev bu futbolcu müsvettesini daha fazla insanın canına kastedmeden futbol sahalarından uzaklaştırmaktır.