yurdum insanı üniversiteyi kazanır ilk yılında tutturur profesyonel fotoğraf makinesi diye, sonra sümüklü sokak çocuğunu çekmeyle başlar işe, sonra da fotoğrafçı kesilir başımıza...
bir baltaya sap olamayanların, "alet işler, el övünür" babından... düğün, sünnet merasimlerinin stüdyo fotosu geleneği olduğu kadar, her resmi evraka vesikalık lazım olacağından belli bir müşteri portföyüne sahip sektör olduğundan gidip sapın ucuna kazma olmalarıdır.
toparlamak gerekirse, fotoğraf sanatçılığı çok trendy bir dönemini yaşadığından bildiğin fotorafçılar da bundan nasiplenir geçinir. sor; hiç fotoğrafçıda çalışıyorum demez, "fotoğraf sanatçısı.." hassttir ordan lan, hangi güzel sanatlar akademisini bitirip hangi ustadan ders aldın yarram! iki üç isimli fotoğraf stüdyosunda çalışmış, onun da yarısında ayakçılık yapmış, üç dört kaliteli makina kullanmış ki kendinin bile değil stüdyonun o da, şimdi çıkmış sanatçıyım filan. bsg sen.
bu ülkede yapılması zor olan mesleklerden biridir.
bu iş için sadece fotoğraf makinesinin yeterli olduğu bir kanı vardır.
çoğu kişinin burun kıvırdığı reklam ve moda fotoğraflarının ortaya çıkması, teknik bilgi, yaratıcılık, büyük prodüksiyon ve emek ister.
eğer bu uğraşı seviyorsanız,hekesle fotğraf muhabbeti yapmayın, bildiklerinizi fazla kişiyle paylaşmayın.fuzulinin dediği üzre:
eğer yetenekliysen, bilgiliysen bunu cahillerle paylaşma,
çünkü anadan doğma körler renkleri bilmezler.
eğer üniversiteyi kazandıysanız ve ilk yılınız ise national geographic fotoğrafçılık okulu eğitim cdlerini bir yerden temin edebilir sonra da 2000 tl civarın da masraf yapıp milletin başına fotoğrafçı kesilebilirsiniz.
herkesin çok basit sandığı ve her fotoğraf makinası olanın rahatlıkla yapabileceğini düşündüğü meslektir. fotoğrafçı olabilmek için yaratıcı olmanız gerekir. bu arada fotoğrafçılarda çalışan herkes kendini fotoğrafçı oldum sanmasın çok komik duruma düşerler.
boş vaktiniz ve kaydetmek istediğiniz ilginç şeyleriniz varsa şayet, daha iyisini bulamayacağınız hobidir. aynı zamanda neredeyse herkes için karşı cinsi fazlasıyla etkileyecek bir uğraştır.
doğru ellerde sıradan birini bile hayranlık uyandıracak kadar sıradışı göstermeyi başaran 'sanat'.
sadece o da değil arkadaşlarla dışarı çıkılan sıradan bir gece bile ancak gerçek fotoğraflarla ölümsüzleşebilir.
gerçekten fotoğraf çekmeyi öğrendikçe eski, kalitesizce çekilmiş ama mutlu anların fotoğraflarını tekrar çekebilmeyi isteyeceksiniz.
günümüzde maalesef belli bir kesimin sadece kız tavlamak ve artist görünmek için kullandığı, ama bir diğer kesiminde hakkıyla icra ettiği güzel sanat.ayrıca da (bkz: sinan çakmak)
anı yakalamak üzerine bulunan en güzel sanattır. sinemanın doğuşuna da vesile olmuştur ayrıca. en başarılı sinemacıların aynı zamanda iyi birer fotoğrafçı olduklarını düşünürsek bakmaktan çok görmeyi geliştiren bir uğraştır.
bu son zamanlarda facebookta gördüğüm kadarıyla herkesin ilgilendiği şey.
gün geçmesinki x sizi bilmemkim photography grubuna davet ediyor diye bir mail gelmesin. arkadaş herkesmi fotoğrafçı olur. makineyi alan 2 boğaz köprüsünü, yaşlıları, çocukları çekip fotoğrafçı oluyor. tamam hobi olarak yapar sözüm yok ama artık ciddi ciddi reklam yapmaya başlayanlar var listemde.
hobiler arasında ilklere girebilecek olduğunu düşündüğümdür. makinenin karşısında durmak kadar çekmek, resimlerle oyalanmak da bir o kadar keyiflidir sanırım. hele fotoğrafçı olan kişi profesyonelliğe doğru adım atıyorsa çekim süreci çok zevkli geçer. sizin bilmediğiniz birkaç terim söyleyip anlatmaya çalışır fotoğrafın güzel olup olmadığını. kısaca farklı bir uğraştır.
10 yıldır icra ettiğim "mesleğim". profesyonel miyim? hayır. piyasada o kadar çok profesyonel var ki ben onlardan biri olmamaktan gurur duyuyorum.
(bkz: ironi)