bazen bir savaşı bitirmeye yeter, bazen bir felaketi anlatmaya yeter, bazen bir mutluluğu, bazen bir hüznü anlatır. her deklanşöre bastığında farklı bir duyguyu aktarır karşı tarafa. kimi zaman havalanan bir güvercin çekersin barış anlatırsın. her fotoğrafın ayrı bir kompozisyonu vardır. rastgelede bassan bir hikayesi vardır makineden çıkan görüntünün. ama tek doğru varsa fotoğraf hayattaki tüm duyguları tek karede gösterebilen birşeydir. birisi bakar hüzen duyar birisi bakar eğlenir aynı fotoğrafta. bir yaşam biçimidir fotoğraf. türkiye'de ki duayenler;
--spoiler--
ulan bir fotograf,
hepsi bir fotograf istiyorum be.
bahar değil bahçe değil,
çatlamış bir narı elinden değil,
üç kuruşluk peyniri rakıya meze yapıp,
yüzüne bakmaya yetsin,
bir fotograf istiyorum.
ekmeğini suyunu bir sofrada yediğinin
huzurundan ibaret elini tuttuğunda
bileklerimi kesmemek için bir teselli
elin elimde olanından
bir fotograf.
o fotograf için yalan söyleyen puşttur;
namussuzum münip utandı çalıyor radyoda bak.
'ağlamakla inlemekle ömür geçiyor'
sarhoş ağzıma yemin bırakmadan,
yüzünü göreceğim bir fotografı o istiyor.
--spoiler--