birkaç yıl öncesine kadar ülkemizde futbol, basketbol kadar ilgi gören bir spor dalı olmasına rağmen, özel yayın platform şirketlerine yayın haklarının satılmasıyla izlenebilitesi ciddi şekilde azalmış spor dalı.
büyük ihtimalle bu sene vettel'in kazanacağı motor sporudur. ama bence alonso daha çok hak etmişti. araçtan maksimum verimi aldı hep. ferrari aracı biraz daha iyi olsaydı alonso çoktan koparırdı.
kendisi varken futbolun neden sevildiği anlaşılmayan motor sporu. 300 km hızla saniyelerin kavgası oluyor. dramatize ettim olayı ama işin özü bu. ülke olarak başka sporlara da "aşırı ilgi" duymaya başlamak lazım.
dünaynın en büyük spor organizasyonu olan ve ülkemizde de pek çok izleyicisi olan otomobil sporudur lakin ülkemizde sevilen herşeyden para kazanmayı amaçlayan medya patronları ve devlet adamları yüzünden hem ülkemizdeki yarışlardan olduğumuz hemde ulusal kanallarda artık izleyemediğimiz motor sporudur ayırıca.
medya baronlarının sahip çıkmaması üzerine özel platforma gitmek zorunda kalan ve beraberinde açık kanaldan yarış izleme zevkimizide elimizde götüren motorsporlarının zirvesi.lan illa d-smart'a geçireceksiniz, yaşasın RTL !
Yeni başlayacak sezonda michael schumacher, fernando alonso, lewis hamilton, jenson button, sebastian vettel, kimi raikkonen gibi şampiyon pilotları ve bunların yanında webber-massa gibi şampiyonluk savaşı vermiş pilotları birarada izleyeceğiz.Efsanevi bir sezon bizi bekliyor.Bu gride rağmen Türkiyede formula 1 yayınını halen kimin yapacağı belli değil ve elimizden Istanbul Park Gp'yi kaybettik.
10 yılda bu kadar değer kaybına uğrayan başka bir organizasyon var mıdır çok merak ediyorum. tamam bir schumi-hakkinen çekişmesi yok ama bu raddeye gelmemeliydi.
çocukluğumda iyi takip ettiğim motor sporlarının şahı. 1998 den aklımda kesik kesik anılar var. dikkatim yoğunlaşmaya başlamıştı üzerine artık. schumacher'in ayağını kırdığı yarışı bile göz ucuyla izlediğimi hatırlıyorum.ferrarinin onun yokluğunda otomobili mika saloya verişini de. düşünsene ferrarinin pilot kadrosunun edi ırvine ile mika salo'dan oluştuğu yıllardı. ben mika hakinenciyim o zamanlar. bizim bütün sülale ferrarici. babam abim amcaoğulları.tabi iki sene havamızı attık hakkinenle. adam toplamda 18 yarış mı ne kazandı ya işte o yarışların çoğunu canlı yayında seyrettim. neyse yine böyle kasvetli bir pazar günü oturmuş monza yarışını seyrediyoruz. monza 2001 olması lazım. bir itfaiyeci ölmüştü yarıştaki kazaya müdahale ederken. herkes o zamanlar schumacher'e robot diyordu ama o itfaiyeci için basın toplantısında ağlayan tek adamda oydu. o basın toplantısını seyrederken schumacher'i tutmaya başladım. 4 sene de onlarla ortalığın anasını ağlattık. sonra biz büyüdük cumartesi pazar dersane saatleriyle çakışmaya başladı bütün yarışlar. seyredemedik. kurallar sürekli değişti. takımlar değişti. pilotlar değişti. ben seyredemedim. ama yine de bir göz ucuyla takip etme durumu vardı. babamla abim telefonda fenerbahçeden sonra en çok formula1 hakkında konuşurlar hala. babamın kaçırdığı yarış sayılıdır. neyse az önce 20 tur seyrettim monza 2011'den tekrar depreşti formula1 sevdam.
eğer tutkulu bir tutkunuysanız, bu spordan zerre kadar anlamayan, hayatında belki sadece 10 saniye formula 1 yarışı seyretmiş bünyelerin '' lan aq ne zevk alıyorsunuz şundan, sabahtan akşama kadar aynı yerde dönüp duruyorlar'' dedikleri yarış.
michael schumacher'in gidişiyle sempatik yarışçı sayısı azalan formula 1 artık çekilmez, uzun ve saçma yarışlara dönmüştü birçokları için. hani derler ya 22 araba bi podyum peşinde koşuyor, aynen öyle. sonra bu formula 1 denen kurum tekrar getirdi michael schumacher'i. bu kez de bazı çevrelerce samimiyeti tartışılmaya başlandı. haklılardı. şumi'nin gelişiyle artık dönek bir kurumdu formula 1.
başlık açıldığından bu yana 103 entry girilen ve buradan da türkiyede çok kimsenin ilgisini celbetmeyi başaramadığı görülen türkegelmez bir motorsporları organizasyonu.
Çocukluğumun evin de abi ile elde Spice Girls kaseti yada yuvarlak nihale ile parkur oluşturup f1 oynayan delicesine takip edilen hatta grand prix notları tutulan lakin Mika Hakkinen ' in 2001 yılında bırakmasıyla , takip etmeyi o gün bıraktığım , dünyanın en büyük organizasyonlardan biridir.
not : televizyondan yayılan vınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn vınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn sesi kimilerini rahatsız etse de , ben hala çok özlemekteyim.