s01e15 in son sahneleri yine şaşırtmıştır. janisi janisi sen neymişsin janisi. kimle ortaksın, fbi kimin at çiftliğine dönmüş janisi. yannız yukarlarda biri dediydi çok ağır ilerleyen bir dizi diye. hakikaten öyle, 15 bölüm olmuş hala bir arpa boyu yol gidememişiz. bölüm içinde bi çok olay oluyor ama ana konu ilerlemiyor gibi bir şey...
--spoiler s01e15--
allah belanı vermesin janis. ulan bir de seni çok seviyodum lan. gittin köstebek çıktın vay anasını. o bu değil de arkadaş ben d.gibbons la mark ın buluşmasını merak ediyorum.
--spoiler s01e15--
15.bölüm sonunda "oha noluyor lan" dememe sebep olan dizi. yalnız şu capon abimizin melez sevgilisi beni fena bayıyor lan. her gördüğümde içim içim sıkılıyorum. dur bakalım.
hayır bay senarist, senin insanoğluna kastın mı var annem? nedir bu paranoyak tavırlar? senin yüzünden her şeye şüpheyle yaklaşır olduk be!
önce gittin 91den mesaj gönderdin, eyvallah dedik. sonra geldin bilmem kaç yılında oynanmış satranç maçından mors alfabesiyle yazılmış telefon numarası çıkardın, bi de gittin oradan mesaj verdin, hadi her şeye eyvallah, güvendiğimiz dağlara neden karlar yağdırdın be adam!
--spoiler--
güzel ve izlenebilir ilginçlikte bir dizidir. ancak lost'un 5 sezonu tamamen bittikten sonra izlenince o kadar tat vermiyormuş, onu anladım. hep lost'taki flash back ve forwardlardan etkilenerek çekildiğini düşünüyor insan. kıyas yaparsam da her zaman lost daha başarılı bir dizi diyebilirim.
15. bölümü baba olan dizidir.* her nedense janisin simona bir ayar cektigini bir guzel yem attıgını dusundugum dizi yok boyle degilse,lanet olsun sana janis.
gel gelelim senaristler sıçışa geçmiştir son dönemde. milletin kafasını bulandıralım, kimin ne olduğu anlaşılamasın diye o kadar kastılar ki yakında bir kronolojik hata yapmalarından korkuyorum. sürekli bir yerlerde açık kapı bırakıp, senaryoyu istedikleri yöne sokabilme şansı bırakıyorlar kendilerine ve sonra o şansı iyice zorlamak için taaa 1. bölümde gerçekleşip tamamını anlatmadıkları olayı yarıp geçiyorlar.
ayrıca mark benford her geçen bölüm einsteinvari hareketlerle dizinin en başrol oyuncusu benim izlenimi veriyor. satranç sırasında yapılan hamleler arası saniyeden mors alfabesi izlenimi çıkartmak herkesin yapabileceği bir şey değil neticede.
gel gelelim 1987'de amatör bir satranç klübüne üye olup dandik bir şampiyonada 3. olan adamın oynadığı oyunda yaptığı hamleler ve hamleler arası geçen sürenin kayıtlarını internetten nasıl bulabiliyor anlamış da değilim. bırak FBI'ı kralı gelse bulamaz lan. sıkıyorsa benim satranç kayıtlarımı bulsun.
ps: ayrıca janis'in olası piçi kimden olacak onu anlayamadık? ajan noh sitti mi şimdi o hatunu? niye göstermiyorsunuz olm oraları? amerikan dizisi değil misin sen göstersene lan!
j. j. abrams ın yapımcılığını üstlendiği, lost, fringe ve paradox tadında bir dizi. son zamanlarda gelecek ve kuantum fiziğiyle ilgili dizilerin çoğalmasında önemli bir kilometre taşı.
an itibariyle ezel dizisininde el attığı olay. altından kalkılabilinirse, bir yandan geçmiş ile bugunde buluşmak, diğer yandan gidilecek noktaya nasıl varılacagını dusunmek sürükleyicilik adına en muhtesemi. hani artık varılacak limanı hayal etmek değil de geminin nimetlerinden faydalanmak gibi. varılacak limanı ve yolun sonunu biliyoruz. yolları birleştirmeye çalışmak ve birde burda ters köşe olmak keyifli olacak olsa gerek.
abi dizi hoş güzel de, kim ne derse desin lost'tan sonra gelecek her gizem temalı diziler, lost'un verdiği hazzı veremeyecektir. ha ama bu dizi lost'tan önce çıksaydı o zaman şu anda lost değil, flashforward fenomen olurdu.
lostun fazla karmaşık ve takip edilmekte zorlanılması nedeni ile izleyiciye teori ürettirmek işini devralan dizidir.
---spoiler---
15. bölümünün son saniyelerinde beynimden vurulmuşa döndüğüm dizidir. sen de mi bütüs tepkinini janise gösterdiğim ama hala köstebeğin o olduğuna inanmak istemediğim dizidir. yapmayın yaw ilk bölümlerden beri kadının yok çocuğu olacak, yok vuruldu olmayacak tek derdi buydu (14. bölümün sonunda dimitri ile işi pişirdiler mi onu da bilmiyoruz o da ayrı bir merak konusu:) ) ama öte yandan simonun söyledikleri de çok doğru, 1 köstebekten en iyisi 2 köstebektir... işin bir de frost boyutu vardır ki marka telefonda köstebeği bulduğunuza göre devam edebiliriz demiş olması içeride hala bir kötebeği olduğunun bör göstergesi gibi durmaktadır, fakat satranç hamlelerinden mors alfabesi mesajını bulan mark bu durumu nasıl fark edememiştir şaşmaktayım. gerçi daha sezon bitmedi..
şimdiden sezon finali teorilerilerine bir göz atarsak olayın zaman yolculuğuna bağlanacağını düşünmekteyim, zira d.gibbinsin 1991de, yani saha simon taslaklarını yaratmadan fikri uygulamış olmasını ancak bu şekilde açıklayabilmekteyim. 15. bölümde birçok kez atlama yaşadım diyor ama durup dururken bu atlamaları yaşamadıysa o makineler neden olmakta bu olaya... bir şekilde gelecekteki hali geçmişe gidip fikri anlatmış olmalı, deneylerin de zaman yolculuğunu bulmaya çalışma deneyleri olarak düşünmekteyim.. eğer böyle değilse umarım senaristler bu noktay atlamaz, yoksa dizi gözümden bir hayli derinlere düşer...
---spoiler--
s01e16 nasıl bir bölümdür lan. janis hamile, olivia ve doktor simcoe nun fazla yakınlaşmaları, demetrinin ölüme bir adım daha yaklaşması, aaronun kızını bulacağı yolculuğa başlaması ve yine bir muhteşem final.
16. bölümün sonu ile izlemeyi bıraktığım dizidir. bu kararı almamda son bölüm kadar mart ayı ile başlayan bölümler oldu. dizi iyice saçmalamaya başladı. olayın peşinden koşanlar çok akıllı görünüyor ama yaptıkları çok aptalca.
--spoiler--
* dimitri sen bir kaç gün içinde nasıl ölürsün. daha geçen bölüm ölmene aylar vardı. madem bir kaç bölüm içerisinde öleceksin. yalnız gezmesene silahı bulmaya gittiğin adamın önüne atlamasana.
* kadın kocamı aldatmayacağım aldatmayacağım diyordu. içli içine yanıyormuş. ilk fırsatta yapıştı adamın dudaklarına. olur mu doktoru ne güzel tanıtmıştınız.
* sakallı ramboya bir beyaz saray el atmamıştı. o da oldu.
* ekipteki en olmayacak kişiyi nasıl köstebek yaparsınız. kadın bebek derdindeydi. çekik gözlünün kadına yaptığı iyiliği de son bölümde öğrendik.
* bu arada video görüntüdeki adam hiç yaşlanmamış. Dr. Emmett Brown gibi gelecekte yüz gerdirmediysen nasıl öyle gençsin. yoksa lost un richard ı gibi misin!
--spoiler--