yardımım dokunur işinize kesin yararım .benim gibi ender rastlanan nadide bir türün vücudunu inceleyerek tezinizi yazabilirdiniz.
hipermobilite bile var ayağımı bacağıma iki kere dolar dizimi bükmeden yeri elleyebilir sırtımda iki elimi arkadan tutabilirim.
annem bir elyındı.
Kendinizi canlı, hareketli, heyecanlı bir fizyolojiye uyarlarsanız, sonuçta siz de aynı duruma girersiniz. Herhangi bir koşulda sahip olabileceğimiz en büyük kaldıraç, fizyolojidir. Çünkü o, hatasız ve hızlı çalışır. Fizyoloji ile iç temsil arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Birisini değiştirince diğeri de değişir. "Düşünce yoktur, sadece vücut vardır." ya da "Sadece düşünce vardır, vücut yoktur" şeklinde zıt, fakat doğru iki söz söylenebilir. Fizyolojinizi, yani duruşunuzu, nefes alma şeklinizi, kaslarınızın gerilimini, ses tonunuzu değiştirirseniz; iç temsiliniz ve durumunuz da değişecektir.
hayatı zindan eden ders. insan olduğuna pişman ettiren, bir köpek olsaydım da tek derdim işeyecek bir direk ya da çiftleşecek bir dişi olsaydı düşüncelerini aklına getiren.
sanırım besyo'cular tıp fakültelerinde görülen fizyolojiyi görse fizyoloji gördük demeye utanırlardı.
kas fizyolojisi ne kadar zor olabilir ki?
sanki bana ekstraprimidal sistem fizyolojisini görüyorlar.
besyonun filan dersi değildir, tıp dersidir. başkaları da görüyorsa rica ediyorum biz fizyoloji gördük filan demesin, sizin ki fizyoloji değil, bazı fizyoloji konuları.
anatomiden çok daha karışık çok daha komplike bir derstir. Slaytlarında resim ya da şekil hiç yok denecek kadar azdır. Bu yüzden oku oku bitmez, içini bayar ama öğrenmek zorundasındır.
doku ve organların işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. aynı zamanda kazık bir derstir, alanlar varsa biri kesinlikle anlayın yoksa fizyo ikide acı çekersiniz.
işlevbilimdir. nietzsche'nin düşünme yapısında önemli yeri olan bir bilim. sık sık kullanır bu kelimeyi. kavramların ortaya çıkmasına neden olan şartları, yani tam olarak hangi işlevi yerine getirdiklerini gözlemleyerek algılar onları. hepsi büyük tabloda birer parçadır. kendi işlevini yerine getirir. hepsi istekler, korkular, intikamlar ve kıskançlıklar gibi insana özgülükleri soyut dünyadaki yansımalardır. gerçek değildirler. gerçek hayatı maskelemek içindirler. ya da onun izüşümü..
fizyoloji (yunanca physis-doğa ve logos-ilim) her bir doktorun derinden okuması ve öğrenmesi gereken bir bilim dalıdır. bütün doktorlar için öğrenilmesi gereken temel bilimler anatomi, histoloji, biokimya ve fizyoloji olarak sıralanır. bunları okuyarak bir temel oluşturursunuz.
Ama fizyolojinin yeri daha bir ayrıdır. 40 yılın doktoru olduğu halde hala fizyoloji kitabını elinden düşürmeyenleri tanıyorum.
şu okulda şu dersi adam gibi anlatan tek bi hoca olsun be diyerek kendimi paralamama neden olan ders.
yok guyton okuyacak kadar zaman yok.
hiç de olmadı zaten.
ama zevkli hissediyorum bunu içten içe.
ama bit artık be ne olur.
kanmış kalpmiş yeter cidden yazıktır ayıptır anatomiye kurban olayımdır.
adam fawer in olasılıksız isimli kitabını okurken daha bir zevkli hale gelen, sıkıcı bir ders olmaktan çıkıp anlamak için çalışmaya başladığınız ders. beyninizin dalgalarıyla * bilgisayar tamir eder gibi oynamak mümkündür bu dersin laboratuvarında fakat hoca izin vermez tabi. *
anatomiden çok daha zevkli, mükemmel ders. hele de iyi bir hocadan dinlenilmişse, tadından yenmez. tamam mekanizma dersidir. tıp fakültesinde ezberle değil, mantıkla öğrenebilecek tek derstir belki de. bir de bunun devamı vardır, onun için de; (bkz: farmakoloji)
Batı dünyasında kurucusu Claude Bernard(1813-1878) olarak bilinir. Ancak ondan çok önce 11-12.yy.da ibn el-Nafis ve ibn-i Sina'nın fizyoloji ile ilgili önemli çalışmalarının olduğu bilinmektedir.