illallah dedirtmiş bankadır!
yok efendim fatura alıp şubeye gidecekmişim de zart zurt. bilmemne kanunu varmış da.
kardeşim ben belki bir yıldır belki daha fazla senin kartını kullanmıyorum, bi kere olsun şubene gidip hesap açtırmadım, sen bana her allahın günü saçmasapan msn göndermekten başka ne işe yarıyorsun!
ve şu anda telefon bankacılığı dedikleri hedeyle o hesap neyse ve de kullanmadığım kartı kapatmaya çalışıyorum, şimdiden 5 dakika oldu ve hala bekliyorum. başlangıçta güç bela call center'a bağlandım, oradaki hanımefendi burayı aramam gerektiğini söyledi ve şu an altıncı dakika.
burayı öyle ya da böyle içinizden biri okuyacaktır, finansbank uzman(!) bankacıları
...
evet, on dakika sürdü ama zaten olmayan hesap(bu hesap için sms ve maille benden fatura istiyorlardı) ve kullanmadığım kredi kartı iptal edildi, kapattırdım.
bu ve bunun gibi bankaları (misal hsbc de böyle, müşteriyi rahatsız etmek için her fırsatı kullanıyor) en azından saygılı olmalarını sağlamak için kullanmamayı tercih edersek belki insanca davranmayı da öğrenebilirler.
ve birkaç söz de, müşteri uzmanı unvanlı hanımefendiye: hanımefendi size her şeyden önce bu konuşmanın kaydedildiğini bildiğimi ve söyleyeceklerimin şahsınızla hiçbir ilişkisi olmadığını belirtmeme rağmen size "kartım kapatıldı, artık sms gelmez değil mi?" diye sorduğumda "beyefendi kartınız kapatıldı," demek cevap vermek değildir, çemkirmeye daha yakındır. "evet, artık sms göndermeyeceğiz" diyebilirsiniz, muhtemelen bunu da size belli bir nedenle öğretmiştir banka yönetimi
son sözüm tüm bankalara. anasının nikahı kadar kar açıklıyorsunuz her bilançoda, eşşek yüküyle para kazanıyorsunuz, o halde bize insan gibi davranın, kimse sandığınız kadar saf değil, köylü ahmet amcayı da salak yerine koysanız tepki gösterecektir
bunları alt kademeye söylemiyorum tabii; ceo'sundan başlayıp üst düzeyde bu kurnaz kararları alıp uygulamaya sokan "büyük" yöneticilere. sanmıyorum sadece beni kaybettiğinizi bu şekilde, inceleyin kayıtları istatistikleri ve bugün herkese gönderdiğiniz şubeye gelip fatura ibraz edin bik bik temalı mesajınızın nasıl tepkiler aldığını iptal edilen kartlardan, hesaplardan ve call center kayıtlarından dinleyin.
ve siz en tepedeki ceo, kapitalizmin piri denilebilecek adam smith'in "ahlak olmadan kapitalizm yürümez" dediğini bilmiyorsanız, öğrenin!
yoksa hepiniz tek tek defolup gideceksiniz hayatımızdan, insanları kurnazlıkla, özel hayatlarına istediğiniz gibi karışarak etkileyerek kar artırma çabalarınız elinizde patlayacak.
hadi şimdi çağır alt kademenden birkaç insanı ve fırçala ki o şişkin egona bişi olmasın!
not: bu yazdıklarım bankanın yunan bankası olmasıyla alakalı değildir, hangi banka bana insan gibi davranırsa, kurnazlık yerine dürüstlüğü tercih ederse ben o bankayla çalışırım, isterse ermenistan bankası olsun isterse patagonya.
herhalde türkiye'deki en zararlı, en berbat bankadır.
facebook'ta bi olayları vardı, düşünün facebook'a düşmüşler, işte 5 lira veriyorlardı bilmem nereye tıklayana. arkadaş da rica ettı tıkladık kazansın diye, telefon numarasını verdik sadece.
1 hafta sonra aradılar, bir hödük :
- merhabalar finansbank kredi kartı için başvurmuşsunuz.
+ hayır başvurmadım.
- facebook'tan başvurmuşsunuz.
+ hayır arkadaşım 5 lira kazanacaktı o yüzden bastım.
- tamam biz bunu başvuru olarak kabul ediyoruz, ne zaman göndermemizi istersiniz kartınızı?
+ ne kartı ? (hö)
- öğrencisiniz sanırım
+ evet
- isim soyad, okul rica etsek.
+ ne diyosunuz yahu? kart mart istemiyorum ben.
- fakat başvurmuşsunuz.
(azıcık sinirlenir bünye haliyle)
+ lan ben başvurmadım kart için falan ne kartı istemiyorum kart mart.
- peki efendim zaten 15 gün içerisinde çıkıyor kartlar, hemen göndermiyoruz.
+ yahu ne gönderiyosun kart mart istemiyorum kardeşim ben.
- neden istemiyorsunuz?
+ size ne beyefendi, benim kredi kartım yok ve sanırım ömrüm boyunca almayacağım.
- fakat çok özel kampanyalarımız var. mesela öğrenciyseniz burger king'te hede hödö, vakko'da hengo mengo, bilmem ne s.kimde bilmem ne s.kim indirim yapıyoruz.
+ pek işim olmuyor oralarla, zaten bakın baştan dediğim gibi ben kredi kartı istemiyorum.
- ayrıca sinemalarda da indirimlerimiz var. bir bilet alanı bir de s.iyoruz...(bir biletr alana indirim mi ne vardı.)
+ bakın, ben kredi kartı istemiyorum.
- neden!
+ yahu borca harca girmek istemiyorum ben, istemiyorum yani bu kadar basit.
(ve son olarak bitiriş mükemmel, finish him!
- peki oralarda isteyen bir arkadaşınız var mı?
yorumsuz...
bu olaydan 1 ay sonra bir de bayan aradı, mümkün olduğunca yumuşak konuştum, kırmadan etmeden ben alırsam bulurum sizi dedim, o daha insancılmış, tamam dedi kapattı.
bugün itibarıyle cebime " eğer en yakın zamanda kredi kartı borcunuzu ödemezseniz hakkınızda yasal takip başlatılacaktır " şekilnde mesaj atan, akabinde olayı anlatmak amacıyla 444 0 900 ü tırım tırım aramama rağmen cevap vermeyen, ultra akabinde akşam beni cepten arayıp - tamam borcumu perşembe günü ödeyeceğim. cevabıma karşılık " OK " diyecek kadar şevkatli bir o kadar da tehditkar bir kanka bankaymış kendileri. borcu öder ödemez ( altı üstü 180 ytl ) hesabımı keseceğim bankadır kendisi.
bürüt söylenince kulağa hoş geliyor evet ama cebe hiç te hoş gelmiyor net!
ne kadar hoş çiçekler, böcekler...
birde şu var.
--spoiler--
Öyle birşeyimiz yok. Süreç yönetimine alıyorsam endüstri mühendisi alıyorum. Ama satış yapacak eleman alacaksam kişilik özelliklerine bakarız. Satış yapacak özellikte midir değil midir? Masabaşı adamı mıdır sokak adamı mıdır ona bakıyorum. Doğru işe doğru adamı yerleştirmek lazım. Yoksa bölüm veya üniversiteye en son bakıyoruz.
--spoiler--
abuk sabuk beyanat veren genel müdür yardımcılarına* sahip banka. bu bankadaki yönetici arkadaşımızın bir röportajda söylediklerini okuyunca çıldırdım, küplere bindim. düpedüz salak yerine koyulduğumu hissettim. şimdi bu değerli (!) yöneticimiz hürriyetteki röportajda ne demiş bir bakalım.
soru: yeni mezunlar ne kadar maaş alıyor?
cevap: nerede çalıştığına bağlı. ön ofis elemanı ise, satış yapıyorsa 1700-1800 YTL brüt para alır. destekte ise 1600 YL alır. Onlar biraz daha düşüktür, çünkü riski azdır. ötekinde hedefi yerine getiremezse kapının önüne çıkmak gibi bir riski vardır. Bu nedenle biraz daha fazla alır.
(evet klasik takdiği uyguluyor. brüt maaşı söyleyeyim de çok gözüksün. vergi oranına 0.3 dersek ortalama üstte saydığı görevlerdeki kişilerin maaşı aylık net 1100-1200 YTL gibi bir rakama tekabül eder ve bu taş çatlasa kazanacağı miktardır. yıl içinde vergi arttığından daha düşecektir bu rakam.)
(devam ediyor)
yetkili yardımıcısı pozisyonunda maaşlar 2 bin YTL'ye kadar gider.(vay anasını sayın seyirciler. yani net max 1400 YTL diyorsun.) yani üniversite mezunu olup sınavla aldıklarımız bunlar. Minimum alan 1600-1700 YTL alır. (minimum bu ise gerisini sen düşün diyorsun vay be)
(esas bomba)
Soru: önceki yıllarla kıyaslandığında bu ücret seviyesi sizce nasıl?
Cevap: ücretler aslında hâla yüksek. Yeni mezun için düşük bir para değil bu. Ayda 200 YTL'ye geçinen insanlar var... Birisi aile geçindiriyor ayda 500 YTL'ye, öbür tarafta daha yeni mezun olmuş, bana katma değeri henüz olmayan insanlara 1600-1700 YTL para veriyorum. Bence bu kötü bir para değil.
(gördüğün gibi ey sözlükçü. ucuz populizmi siyasetçisinden özel sektörde yöneticisine kadar herkes yapıyor türkiye'de. yok insanlar 200 YTL ye geçiniyorlarmış. yok 500 YTL ye aile geçindiriyorlarmış. evet doğru ama sen bu insanları ancak çalışanlarına maaş vereceğin zaman hatırlıyorsun. kredi kart borcu yüzünden evini haczederken hatırlamıyorsun. ayrıca bu nasıl bir kıyastır. otobüse binmek isteyen adama: 'bu dünyada kaç tane bacağı olmayan adam var. yürüyeceğine utanmadan otobüse biniyorsun' mı diyeceksin? kapitalizmin kalesinde oturup kapitalizme ait olmayan eşitlik enstrümanına ne hakla sarılıyorsun? yüksek dediğin ücret hala açlık sınırının altında farkında mısın? bu insanlara şu kadar para veriyorum (ben veriyorum) diyerek kişisel tatminini yaşıyorsun ama bu parayı cebinden mi veriyorsun? bakkal mı bu? o katma değeri olmayan insanlar diyerek bir kalemde sildiğin adamlar sen kokteylde şampanyanı içerken hala şubede gecelere kadar çalışan insanlar. sırça köşkte oturmaya devam da bak lehman brothers gitti. saçları jöleli, elinde kahve wall street journal okuyan dünyanın merkezindeki çocukları ellerinde kutularla gördük ama.)
kredi kartını satıp kapatmak için binbir dereden su getiren bankamsı.sistemsiz banka.asla bir akbankgarantiyapı kredi*iş bankası ya da hsbc olamayacak olan banka.
türk gençlerini, üniversitelileri daha öğrencilik yıllarından boyunduruğa alan banka. öğrencilere çok cazip koşullarla verilen dağıtılan kartlardan zaten aldıysanız kurtulmanız mucize. mezun olursunuz. burs almışsınızdır. geri ödenecek. devlet eskisi gibi değil.. artık bursları geri de toplamak için bastıracak.
para yok, pul yok, iş de yok. babadan, dededen mal mülk sermaye de yok. finansbank genç arkadaşlara iş olanağı sağlıyor. girin, başlayın kariyer yapmaya(!) kredi kartı pazarlayarak başlayın. satış yapın. sisteme yeni borçlular katılması için çalışın. sömürün türk insanını. alın paralarını. aç gebersinler. ödemesin, ödeyemesinler. limitini artırın.. acımayın. 250 YTL extra açın..size de asgari ücretten biraz fazlası. açın bi masa köşe başına. cardfinans satmaya çalışın. sömürün.
kira, elektirk, su, doğalgaz, telefon, ulaşım, eğitim, mutfak masrafları... derken nakit çekin bankamatikten. arkadaşınıza kullandırın kartınızı. ödemesin. sonra...ev sahibi kirayı ödemediğinizde çoluğunuza çocuğunuza yan baksın, ihbarlar yağmaya başlasın. hacizlik- icralık dava tebliğleri dolsun taşsın. çaresiz kalın. yiyecek ekmeğe muhtaç olun. sonra? neyiniz var neyiniz yok satın. borç harç ödeyin diycem ama yetmez! çok birikmiştir. altınlar, bilezikler, yüzükler. yeterli olmaz. daha neyiniz kalır acaba nakite çevrilebilir(!)
istanbul since 1453...bırakın bu edebiyatı lütfen! elin yunanı başka bir yol bulmuş. fatih gibi top falan döktürmüyor. istanbul u aldınız ama diyorlar içlerinden, ben donunuza kadar geri alıcam diyen banka...(!)
sol frame de ismini görmemle geçen aylarda yaşadığım hadiseyi (#1687045) aklıma getiren banka.
ziraat bankası batı trakya da iskeçe de gümülcine de şube açamazken, şube açmalarına izin verilmezken, elin yunanı fiba holding - eski finasbank patronuna hüsnü özyeğine milyar dolarları sayıp, türk halkını soymaya, miilyar dolarlarını katlamaya başlıyor.
bu bankayla tüm ilişkilerinizi gözden geçirin lütfen..
başvuru formunu doldurduğunuz andan itibaren, 10 dakikada tam teşekküllü şekilde hazırlayıp size kredi kartı vermesine rağmen, iptal ettirmek için 40.000 takla atmanızı isteyen banka olmakla beraber, yaptıkları her yavaş işlem için "bizim iş için makul süremiz bunlardır" diyen bankadır.
bunlardan en basiti örneğin, atm'nin yutmuş olduğu paranızı hesaba en az 5 gün içinde yatırır. bu 5 günlük müthiş zamanı da "işlem süresi" olarak açıklar. topu topu maksimum 3 telefon görüşmesi yapabileceği bir işlemi "5 gün" sürdürebilme yetisi ilginçtir. hafta sonu denk gelirse 8 güne kadar çıkar bu süre. kartınızın limitine ihtiyacınız olduğunu belirtip bir an önce işlemin yapılmasını istediğinizde "efendim siz aynı meblağı yine yatırın, atm'nin yuttuğu para hesabınıza geçince, o ekstradan parayı çekebilirsiniz" diye çözüm sunarlar. ama para hesaba yattığı anda, ekstradan yatırdığınız fazladan parayı çekerseniz kendileri, "sizin paranıza" "nakit kredi" kullanım parası ve faizi uygularlar, yani o fazladan olan meblağı da şak diye çekemezsiniz en az 24 saat bekleyip bankayı aramalısınız, onlar sisteme işlerler ve fazladan yatırmış olduğunuz meblağı geri çekerken faiz ödemezsiniz.
diğer yandan, yunanistan'ın ulusal bankasına aittir bu banka. çok kolay, adam gibi araştırma yapmadan kredi kartı vermesi, hızla büyümeye çalışması herhalde tesadüf değildir zira "kredi kartı borçlusu" pastasından sağlam dilim kapmaya çalışmaktadır. türkiye'nin ekonomiyi yönlendiren bakanları da gerim gerim gerinsinler bankaları yabancılar alıyor diye, ziraat bankası yunanistan'daki bir özel bankayı satın almak istesin bakalım satıyorlar mı? bir siz zekisiniz zaten anasını satayım...
türkiyede bankacılık sisteminin vahim durumunu en iyi anlayabileceğiniz banka.turkiyedeki yunan bankası. **.yunan devlet bankası national bank of greece'in türkiyedeki koludur.bu banka gittikçe büyüyor şube sayısını çoğaltıyor ama kalite sıfıra yakın.bu bankada işler allaha emanet yürür.tanıdıkları yağlı müşteri ile ilgilenilirken diğerleri ile ilgilenilmez.müşteri hizmetleri rezalettir.ne sorununuzu kısa sürede çözebilirsiniz ne de adamlara rahat ulaşabilirsiniz.kredi kartlarını ekmek peynir gibi dağıtmasını bilip kapatmak isteyen adamın işini yapmazlar.tüm bankalar kredi kartı müşterisini kaybetmek istemez ama bunlar isteğinizi kapatma başvurunuzu bile önemsemezler.herşey tek taraflıdır ve bu arada kaybeden asabı bozulan taraf siz müşteri olur.hersey yerse ya tutarsa diye yürür.insanları kandırırlar tüm bankalar gibi ama bunların fark yarattığı nokta size saygı duymazlar.kredili müşteriyseniz kredi çıkana kadar birçok sürprize hazırlıklı olunuz.kredi kartınız varsa ve son kullanma tarihi geçtiyse size başka numarayla bir kart gönderirler daha sonra ömrü dolan kart yerine yenisini de gönderirler ve bu iki kart için de yıllık aidat alırlar.işin kötüsü tarihi geçti deyip öteki kartı atarsanız yıllık aidatını ödemediğiniz için gecikmeli müşteri olursunuz haberiniz olmaz.kredibiliteniz bu oyun yüzünden düşer.kartınızı parçalayıp şube çalışanlarının yüzüne atmanızla sonuçlanabilir durum.bu bankada çalışmaya başlayıp da gönül rahatlığıyla ayrılan insan sayısı çok düşüktür.ağlayarak şuradan kurtulayım da diyen kızlar görülmüştür.agresif olarak piyasaya açılmıştır.cardfinansı yaymaya çalışmaktalardır.ama hiç bulaşmamak en iyisidir.bu banka belki şimdi büyüyor ama bu yapısı ve çalışma tarzı ile çok şey kaybedecektir.çalışan memnuniyeti her geçen gün istifa edenlerden anlaşılacağı gibi yerlerde olan banka.ama ne yazıkki işsizlik bu bankanın g.tünü kaldırmakta senin yerine bir başkasını buluruz havasına sokmaktadır bunları.*yunanlının amacı türke hizmet etmek değil bunu aklınızdan çıkarmayın dedirten bankadır ayrıca.
fiba holding- hüsnü özyeğin tarafından yunan ulusal bankasına satılan banka.
yabancı sermaye düşmanlığım olmasa da bu duruma bir de şu açıdan bakalım.
şimdi bizim memleketimizde bir banka düşünün bu bankanın yaşamını sürdürebilmesi için özkaynakları olması, kredi vermesi ve bundan para kazanması gerekmez mi? bu tüm bankaların yaşaması için gerekli durumdur.
peki finansbank'ın farklılığı nerede?
finansbankın farklılığı da şu;
finansbank ta diğer bankaların yaptığı gibi karlılığı arttırmak adına ticari ve bireysel krediler vermekte, özkaynaklarını arttırmak adına arazi, tapu, devlet tahvilleri, hisse senetleri satın almakta. bu da bir ticari işletmenin karlılığını arttırmak için gerekli durumdur. lakin fark finansbank'ın yunan ulusal bankasının malı olmasıdır.
yunan ulusal bankası yani yunanistan devleti.
adamlar banka sayesinde türk işletmelerini borçlandırabiliyor, ortak olabiliyor, daha da önemlisi türkiye topraklarında mal, mülk satın alabiliyor.
şimdi yarın birgün istermisiniz finansbankın satın aldığı arazileri yunanistan hükümeti "buralar bizim toprağımız" diyerek talep etsin.
bu kadar mı bu milleti yönetenlerin gözü kapalı, kulakları sağır?
gidin bakalım yunanistan'a senin merkez bankana bir çöpünü satıyor mu adamlar.
beğenmediğimiz, küçümsediğimiz talabani bile "kürt kedisi bile vermem" diyerek posta koymadı mı bize?bir talabani kadar, barzani kadar olamıyoruz.
gün gelecek ayıkacağız bazı şeylere ama iş işten geçmiş olacak.
şehit kanlarıyla sulanmış vatan toprağı, bu vatanın özkaynakları, değerleri bu kadar kolay nasıl satılabiliyor efendiler?
"yunanistan ne ki tükürüğümüzle boğarız" değil mi? sıkar anam biraz...
Cep telefonlarımıza sms göndererek ve internet üzerinden mail göndererek kredi kartı borcumuzu ve son ödeme gününü bildiren kredi kartları sunan banka.