gözü doymayan öğrencinin her fotokobiciden fotokobi toplamasının sonucunda hangi nottan çalışacağını bilemediği daha sonra da afilli bir küfür sallayarak kendi notlarına çalışmasına karar verdiği, kahvenin su olduğu, kalabalık iseniz gırgır şamata yapacak çuvalla gün varken ısrarla o günlerin seçildiği haftadır. eğlenceli olduğu kadar sıkıcıdır. insanın vicdanıyla karşı karşıya geldiği zamanlardır.
kafası karmasıklığı gösterir..elinde bi fotokopi vardır, aklında başka dersin başka bi notu gezer. nerden başlasan, nerden bitse başladıgın yere döner..daha vizeden cıkalı bir ay olmuştur, oh be dediğin o mucıze yerde final sana gülümser. fazla not kaygısı yoksa içte amac sadece gecebilmekse, eglenceli kısımları cokca görülür ama durum tersi ise, sıkıcı yanları stresli durumlarda görülür. oysa, calışırken buz olmuş kahveyi yudumlayıp, gereksiz yere dersi boşa anlatan ve onun üzerine bi ton fotokopi yıgan hocaya küfretmek için en sevimli yanı olsa gerek..
kahve tüketmekten miğdelerin bulandığı, aralarda en sağlam geyiklerin üretildiği, tiryakilerin tekele en çok yatırım yaptığı, insanın yerli yersiz evini özleyip duygulandığı ve arkadaşlarla (özellikle en çalışkan olanlarla) en sıkı fıkı olunan dönemdir... allah düşmanıma vermesin dedirten lanetli zaman dilimidir...
"amaan, nasıl olsa daha bütler var." deyip bolca gezilen, en son vize zamanı görüşülmüş arkadaşlarla buluşup eğlenilen haftadır.
bir de;
(bkz: temizlik haftası)
öğrencide, uykusuzluğa bağlı olarak fiziksel değişiklikler görülebilecek haftadır. ayrca dayanılması gereken haftadır, akabinde tatil gelmektedir.
(bkz: itü final şenlikleri)
final haftası dışında yapmayacağınız şeyleri yapasınız gelir. mesela durduk yere kıyafetler dolaptan boşaltılır, dolap yeniden düzenlenir.
final haftası bitince neler yapacağını düşünürsün, el hemen telefona gider, plan yapılacak arkadaşlar tek tek aranır.
"cumartesi taksim'deyiz di mi?..." lak lak lak...
"uyursam kalktığımda daha dinç olur çok çalışırım" yalanına kendini inandırırsın, yatarsın kalktığında üzerindeki ölü toprağını atmak saatlerini alır, oyalanırsın. sözlükte takılmak, msn'de lak lak lak... ve müzik tabi ama kulaklık takılır ki şikayetlerle uğraşılmasın...
notlar eldeyken salak salak dalınır, akıl oyalanma peşindeyse eğer; bakılan yer 3 - 4 kere okunur ama asla anlaşılmaz...
şuan içinde bulunduğum ve ders başına geçtiğim an uykumun geldiği, ders çalışırken kendimi hayaller dünyasında bulup kendime geldğimde ne okuyodum ben ya dediğim, stresli, sıkıcı, bitmesi iple çekilen haftadır.
zaman kavramının silindiği uyumak, yemek, s.mak gibi temel ihtiyaçların ikinci plana atıldğı sevdiceğin telefonlarının açılmadığı boktan zaman aralığı.
ömrümüzden ömür çalan haftadır. hatta ve hatta ' öss'ye bu kadar çalışsaydık tıp kazanırdık heralde' diyerek arkadaşlarla ortak bir görüşe sahip olduğumuz haftadır.
bu haftayla beraber öğrenci milletinin lisanında değişmeler olur...toparlamak gerekirse...
iLK ViZEN KAÇ ?
arkadaşının vize notunun düşüklüğünü öğrenip ona göre gaza gelmek amacıyla söylenir..
BU ADAM GEÇEN SENE NE SORMUŞ
konuların yoğunluğu ve zamanında aynı oranda kısıtlı olması sonucu çalışmayı sevmeyen öğrenci türünün evde varsa dersi geçen sene almış , ya geçen sene dersi alanlardan soruları öğrenmiş kişiye yönlendirdiği soru.
KESiN BURDAN ÇIKAR
6.hissi yüksek öğrenci türünün söylediği cümle..garanti çıkmaz ordan
ÇALIŞ ÇALIŞ NEREYE KADAR ( kalem fırlatılır bu sırada)
sanki sabah akşam ders çalışıyormuş havası oluşturmaya çalışan , gösterişe meraklı fakat engellere karşı zaafı olan öğrenci türünün favori cümlesi...
YARIM SAAT SONRA BAŞLIYORUZ.
yalan yalan yalannnnnnnn , ama her sınav dönemi söylenir...başlanırsa da bir saat sonra bırakılır...
O SORU KEK , BÖLE ÇIKSIN 100 ALIRIM
ders çalışmaya ne kadar isteksizse , ders çalışanların hevesini kırmaya da o derece düşkün olan kişinin soru çalışanlara söylediği umut kırıcı söz...
1 SORU YAPSAM YETiYO BANA
Hocanın vize de çok zor sormuş olması , buna karşın öğrencinin yüksek alması sonucunda , final haftasında yeteri miktarda çalışamamışsa arkadaşlarına nispet yaparcasına söylediği kibir cümlesi.
HACIM BEN ÇALIŞMICAM , ZATEN DC iLE GEÇSEM NE OLCAK
ortalamasından dolayı dc ile geçme ihtimali bulunan , fakat dc ile geçmeyi kendine yediremediği kadar ders çalışma isteği de olmayan kişinin kendini ve çevresindekileri avutma cümlesi.
HACIM O KIZ BENi FENA KESiYO YA
ders çalışmaya pek niyeti olmayan , erkek öğrencinin ders çalışan arkadaşlarının da motivasyonunu bozmak için söylediği sözcük yalan doludur
ÖSS YE GiRELiM BU SENE
ders çalışmakla uzaktan yakından alakası olmayan öğrenci türünün her sene sarfettiği cümle...sınav zamanlarında bahsedildiğinde muhabbet bir başlarsa herkes üniversiteden soğur , başka bölümler seçilr ,sonra da yatılır
BiZiM SINIF HAYVAN GiBi ÇALIŞIYOR , ORTALAMANIN AĞZINA SIÇMIŞLAR
çan eğrisinin geçerli olduğu üniversitelerde , sınıfı genel olarak çalışan ve sınav ortalamaları yüksek olan fakat kendisi çalışmaya gönülsüz olan öğrenci türünün suç atmak amaçlı sözü
bir üniversite öğrencisinin yaratıcılık yönünün maksimum düzeye ulaştığı dönemdir sınav haftası. tüm sene boyunca boş boş gezilir, elle tutulur tek bir iş bile yapılmaz; ancak bu lanet döneme gelindiğinde beyin çalışmaya başlar. sürekli fikirler kurcalar kafanın içini. ders çalışacağım deyip masaya oturursun, bir şey geliverir aklına. kitap yazmaya, senaryo yazıp film çekmeye filan niyetlenirsin sınav haftasında. bu yaratıcılığın bünyeye yaptığı yan etki sonucu sınavların kötü geçmesinin ardından ise sessiz sedasız bünyeyi terk eder o yaratma isteği.
yumurta yemekten gıdaklama ve hatta yumurtlama eğilimleri gösteren bir bünye,
katı yemekten mümkünatı yok zıçamama, içeride biriktirme aktiviteleri,
kimsenin el sürmemesinden mütevellit artık mutfak kapısının açılmasına engel olan ve mutfak kapısına bir rakım tabelası asılmasına müsebbip bulaşık dağları,
uyku açma teknolojisinde son yenilikler, (kolayla kahveyi karıştırma, kafaya buz torbası koyup o şekil ders çalışmayı deneme, dayak yersem belki uykum açılır düsturu ile evdeki diğer elemanlara bulaşma vs.)
uykusuzluktan sebep, olur olmaz, yerli yersiz en muhteşem sızma pozisyonları, (tuvalette zıçarken, bakkala ekmek almaya giderken asansörde, kafayı kitaba gömmüş vaziyette vs.)
uykusuz, sürmenaj olmuş, kayışı boşa dönen beynin eseri, yapılmış en aptalca dalgınlık şahaserleri (farklı renk converse [biri arkadaşın] giyip sınava gitme, yanlış amfi sıralarına kopya yazma teşebbüsü, yanlış minibüse binip sınava geç kalma vs.)
"ulan seneye günü gününe çalışacam şu boku, final haftası da taşak kebabı yapacam evde" klişeleri,
"neyse hacı en azından büt için soru bankamızı genişlettik" çaresizliği...
bazı öğrencilerin insanlıktan çıkabiliteleri vardır.
saç sakal birbirine karışır.
kıyafetlere dikkat edilmez.
kızlar pejmurde gezerler.
sonra ise tekrardan gerçek hayata dönülür.
ps: yazarın canı taş atmak istedi, attı. anlayan anladı.
eha ve eha.