bende fight club'dan sonra başlamıştı. eğer kaliteli filmler seçilirse, kişinin hem hayal gücü gelişir hem de kendisini ifade etmesi ve olaylara farklı bakış açılarla bakılmasını sağlar.
öyle bir durumdadır ki. her gece eve geldiğinde yatmadan önce film izler. eve geldiği geç saatte arkadaşları yazdığı için filme zaman bulamadığından sosyal ağ hesaplarını bile kapamıştır bu kişi. ve bu kişi öyle kolay kolay film beğenmez. her türlü mimik hareketlerini her oyuncunun ne kadar iyi olup olmadığını anlayabilir. bu kişi türk filmi ya da dizisi izleyemez. istisnalar hariç. çünkü türkiyede iyi oyuncu yoktur helal olsundur. dünyanın en önemli şeylerinden biri film izlemektir. başka bir hayal dünyasındasınızdır. size diyorum film izlemeyen insanlar izleyin. size diyorum türk filmi izleyen kişiler az akıllı olun yabancı filmlere bakın. oyunculuk görün. senaryo görün. film hastalarının ne kadar güzel vakit geçirdiğini görün..
hastalık ilk olarak kendini hobi olarak gösterir. o zamanlar sadece rast geldiğinde izlenir. bu evrede işin içine ne mısır ne cips girmez.
ikinci evre, hastaları her hafta sinemaya gitmeye teşvik eder ve bu dönemde mısırlar, cipsler ve kolalar havada uçuşur. genelde hastalar bu zamanlarını yalnız geçirmeyip arkadaşlarıyla sinemaya gitmeyi tercih eder.
son evre ise hastalığın zirve yaptığı evredir. hastalar bu dönemde gerek torrent, gerek dvd olarak filmlerini tedarik ederler ve bilgisayar, televizyon karşısına kurulurlar. hastaların ekonomik durumlarına göre evlerinde ses sistemi bulunur ya da bulunmaz. ancak ses sistemi bulunan hastalarda hastalık kendini ilerletir. öyle bir raddeye gelinir ki hasta bir gün içerisinde üç film bile izleyebilir. yer yer karakter çözümlemeleri yapar, zaman zaman kendini filmdeki bir rolün yerine koyduğu da görülmüştür. alınan çerezler ve kolalar henüz ilk filmin ilk 5 dakikasında tükenir ve hasta battaniyesine sarılarak filmlerini izlemeye devam eder. mümkün mertebe film izlerken rahatsız edilmek istemez, bazen tuvaletini tuttuğu da görülür.
ilk zamanlarda günde 3-4 film izlersin gün içerisinde tek aktiviten film izlemek olur. 1-2 yıl böyle gider.
artık zamanın azalır ve akşamları eve geldiğinde film izlersin. 2 yıl falanda böyle gider. her gece film izler direk yatarsın.
yavaş yavaş izleyecek film bulamazsın hatta filmlere zaman ayıramazsın. şimdi 2 saat nasıl izleyeyim dersin.
dizilere yönelirsin. sonra izlediğin dizilerde hep biter. hepsi sezon arasına girer ama yorulmuşsundur dizi aramak ve ilk bölümüne şans verip izlemek zor gelir. film izlemek daha zor gelir.
bir arada bir derede kalırsın.
2-3 ay film bakımından boş geçirir. 3 ay sonra 1 tane film izlersin sonra tekrar izleme isteğin gelir. 10-15 film izledikten sonra o istek tekrar gider.
bu böyle devam eder.
gelecekteki çoluğumun çocuğumun tüm rızkını harcıyormuşum gibi geliyor bazen. yetmiyor eve gelip neler izleyebilirim diye bakiyorum. tek sosyal aktivitem watchlist yapmak ve film yorumlari okumak.
yerini elli farklı dizi takip etme hastalığına bırakmış olan hastalık. bazı filmlerin ruh ve hayal dünyana etkisi bi ay çıkmıyor, diziler daha temiz anlık heyecanlan, zevk al haftaya bakarsın duruma göre.