Benim kitaplarım, irticalen konuşmalarımdan toplanıp meydana getirilmiştir. Bu bakımdan söylediğim şeyleri kılı kırk yararcasına incelemek, olumlu bir yaklaşım değildir. Yani en dahi insanları, mesela Atatürk'ü bile düşünseniz, dünya kadar tenakuza şahit olursunuz. Nutuk'ları tetkik etseniz dünya kadar tenakuzuna şahit olursunuz. Zor bir meseledir. Kaldı ki, Atatürk müsellem bir dahidir. insanüstü bir zekaya sahiptir! Atatürk hakkında Marksistler'in ağır iddiaları vardır: 'Mustafa Suphi'yi, faşist Atatürk Karadeniz'de boğdurdu' diyen insanların bugün bizlere kurduğu komplolar ile karşı karşıyayız. Marksist dayanakları yıkılan bu insanlar, acaba yok oluşun hıncını böyle mi çıkartmak istiyorlar gibi bir düşüncem de var. Aklıma bunlar da geliyor.'
kim ne derse desin (hatta kendisi bile) büyük bir zata ismiyle seslenilmemesi gerektiğini hatırlatan bir kalıptır bu. biz öyle hocaya hoca, hacıya hacı futbolcuya da futbolcu demez miyiz? deriz. o zaman neden itiraz ediliyor anlamıyorum. tüm dünyanın karşısında önünü iliklediği hocaefendimiz fethullah gülen'e de fethullah gülen hocaefendi demek saygıdandır. bunu yapmayanların dinleri sorgulanmalıdır. çünkü dinde hocalara da saygı duymak vardır.
sırtını sağlam yere dayamış, içeride kemalistlerle komünistlerin, ateistlerle akp'lilerin, mhp'lilerle chp'lilerin, bunların hepsinin birbirini yemesinden günden güne güçlenerek çıkan cemaat önderi. arkasına amerika'yı alması ve askeri darbelerin kendisini teğet geçmesi kendisi açısından güzel bir seçim lakin, yıkıldığında kendisini hiç kimse hatırlamayacak. belki de biz o günleri göremeyiz.
müslümanlığı kendi istekleri ve düşünceleri doğrultusunda tanımlayan ve kendini kabul etmeyip saygı duymayanları "bunlar müslüman değildir, hatta ateistlerdir, inanacaksan böyle inanacaksın ötesi yok!" şeklinde kalıba sokan müritlere sahip, "kişinin inancını sorgulamak sana mı kaldı? daha çok günaha giriyorsun haberin yok" denilesi zat i muhterem.
ayrıca; (bkz: hazreti fetullah gülen hocaefendi)
fethullah gülen, 27 nisan 1941'de, erzurum ili, hasankale (pasinler) ilçesi, korucuk köyünde dünyaya geldi. 1946 yılında ilkokula başladı ancak babasının 1949 yılında alvar köyü'ne imam olması ve ailesinin oraya taşınması nedeniyle ilkokulu bırakmak zorunda kaldı ve daha sonra dışarıdan tamamladı. 10 yaşındayken kuranı hatmeden fethullah gülen, 14 yaşında ilk vaazını verdi.
1959 yılında erzurumdan edirneye giden fethullah gülen, girdiği sınavları kazanarak 6 ağustos 1959da üçşerefeli camii imamlığına getirildi. askerlik görevine 1961 yılında ankara mamakta başlayan gülen, usta erlik dönemini geçirdiği i̇skenderunda verdiği bir vaaz nedeniyle mahkemeye sevk edilerek aklandı ancak disiplin cezası alarak 10 gün askeri hapishanede yattı. askerden sonra yaklaşık 1 sene erzurumda ailesinin yanında kalan, komünizmle mücadele derneği'nin kuruluşunda bulunan ve halk evi'nin kadrosuna katılan gülen daha sonra yeniden edirneye döndü ve 4 temmuz 1964 günü dar'ül hadis camiinde kur'an kursu öğretmeni ve fahri imam olarak göreve başladı.
1965te kırklareli merkez vaizliği, 1966da i̇zmir merkez vaizliği görevlerinde bulunan fethullah gülen, i̇zmir kestanepazarı kuran kursunda hocalık yaptığı 1968 yılında, diyanet görevlisi olarak ilk kez hacca gitti. 1972-74 yılları arasında edremit merkez vaizliği, 1974-76 yılları arasında manisa merkez vaizliği yapan gülen, 12 eylül 1980 ihtilaline kadar da bornova merkez vaizliği görevini sürdürdü. 1977 yılında görevli olarak gittiği almanyanın çeşitli yerlerinde konuşmalar yaptı ve konferanslar verdi; ilk sayısı şubat 1979da çıkan sızıntı dergisinde yazdı.
fethullah gülen, ihtilalin ardından çanakkale merkez vaizliğine tayin edilse de rahatsızlığı yüzünden göreve başlayamadı ardından da ağırlaşan şartlar nedeniyle vaizlikten istifa etti. 1985 yılında anadoluyu dolaşan gülen, altı yıl aradan sonra ilk vaazını 1986 yılında burdur büyük çamlıca camiinde verdi ve 1991 yılı haziran ayına kadar da haftalık ve aylık vaazlarını sürdürdü. 1988 yılında da yeni ümit dergisinde yazıları yayınlanmaya başladı. 1993 yılında annesi refia güleni kaybetti.
fethullah gülenin, aralarında bulgar trud gazetesi ve varna televizyonu, hollanda televizyonu, time dergisi, rus ort televizyonunun olduğu yabancı; aksiyon ve aktüel dergileri, atv, ntv, show tv, trt, kanal d, stv televizyonları, zaman, cumhuriyet, milliyet, radikal gazetelerinin olduğu türk basın-yayın kuruluşlarında röportajları yayınlanmıştır.
müritlerinin hocaefendi diye söz ettiği, yargıyı ve polisi ele geçirdiği, kendisine dokunanların başına garip işler geldiği için yarattığı korku atmosferinin hakkındaki olumsuz yorumları azalttığı din siyasetçisidir. halen, abd koruması altında pensilvanya nam eyalette yaşamakta ve nedense ülkesine dönmemektedir.
işte hepiniz böyle hitap ediyordunuz şimdi kimseye masal anlatmayın.
Ama işin garip tarafı anlattığınız masallara inanan kitle azımsanmayacak kadar fazla. Anlatılan masallara inanmayanlara selam olsun.
Tanım: şuan lanet okuyanların bir zamanlar fetö'ye hitap şekilleri.
17-25 Aralık ve 15 Temmuz Atatürkçülerin üzerine yıkıldıktan sonra tekrar gündeme gelecek olan söylem. Ama biz her zamanki gibi "şarlatan fetoş" demeye devam edeceğiz.