bu şahsın karakolda biten hayatı sonrası, beyoğlu esnafının büyük bölümü polise destek vermiş ve yürüyüş yapmıştır. bu yürüyüşte "beyoğlu harlem olmayacak" sloganları da atılmıştır.
maalesef ki türkiye halkı henüz bir "zencinin" de yaşam hakkının önemli olduğunu anlayacak olgunlukta değilmiş. bize onu gösteren bahtsız insan.
okey'in ölümü, halkımızın sürekli ırkçı, ayrımcı olmakla suçladığı avrupalıların ülkelerinin birinde gerçekleşse muhtemelen o ülke halkının en azından bir bölümü tarafından sürekli gündemde tutulacaktı. türkiye'de ise unutulalı aylar oluyor. hiç umursandı mı deseniz, o bile muamma.
mor ve ötesi'de festus okey'e bir şarkı yazmıştır.
festus
kim miyim?
emniyette bir zenci.
yaşar mıyım?
şansım yüzde elli.
vurmaz mıyım?
kafamı duvarlara.
az mıyım? yaramaz mıyım?
beyoğlu artık güvenli
lacivert ordu beni de yendi
sordum onları ne gerdi?
farklı olanlar onların derdi
kim miyim? münafık bir yalelli
yaşar mıyım?
şansım yüzde elli.
bulmaz mıyım kendimi kollarında?
az mıyım? yaramaz mıyım?
beyoğlu artık güvenli
lacivert ordu beni de yendi
sordum onları ne gerdi?
farklı olanlar onların derdi
beyoğlu artık güvenli,
lacivert ordu göğsümü gerdi.
sordum onları ne gerdi?
bir kez daha bu ülkede yaşadığıma lanet ettiğim olayın tirajik kahramanıdır.(erken söyleyeyim, sevmiyorumda, gitmiyorumda)
bu rezalete ses çıkarmayanların, duyarsız olanların bu işi yapan eli kanlı katillerden hiçbir farkı yoktur.
eyy güzel ülkemin güzel savcıları!!! uyuyor musunuz?
--spoiler--
Beyoğlu Polis Merkezinde polis kurşunuyla ölen Festus Okey'in davasında iki yıldır bir arpa boyu yol alınamadı. Mahkeme 10 duruşmadır; Festus Okey gerçekten Festus Okey mi diye sorduğu Nijerya'dan yanıt bekliyor.
Nijerya'dan yanıt gelmediğinden;
27 Kasım 2007: ilk duruşma; Mahkeme heyeti, cinayetin kasten adam öldürmeye girdiğini belirtip görevsizlik kararı verdi. Yıldız, müebbet hapis istemiyle yargılanmaya başladı. Bu, Okey Davası ndaki ilk fakat son sevindirici gelişmeydi.
14 Şubat 2008: Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davada, sanık avukatı, Bunun adı, Festus Okey değil, kaçak vizeyle gelmiş, adını sonradan Okey koymuşlar, Acaba terörist midir? diye sordu. Okeyin kimliğiyle ilgili Nijerya Büyükelçiliğinden bilgi alınmasını istendi.
13 Mayıs: Cinayeti aydınlatabilecek tek delil olan kanlı gömleğin kaybedilmesine dair takipsizlik verildi. Okey'in avukatı olmadığından itiraz edilemedi. Dosya, Adli Tıpa gönderildi.
11 Eylül: Adli Tıp tan istenmesine karşın cinayet silahı olaydan 13 ay sonra alınabildi.
16 Aralık: Okey'in kimliğiyle ilgili Dışişleri Bakanlığı, mahkemeye, Nijerya ile Türkiye arasında adli yardım sözleşmesi olmadığı için bilgi alınamadığını bildirdi. Mahkeme bilginin doğrudan Nijerya'dan istenmesine karar verdi.
7 Nisan 2009: Nijerya'dan yanıt gelmediği için duruşma ertelendi.
9 Temmuz: Nijerya'dan yine yanıt gelmedi.
29 Eylül: Hâlâ yanıt yok.
29 Aralık: Yanıt yok
1 Nisan 2010: Dava, Nijerya'dan gönderilecek evrakın beklenmesi için 29 Haziran 2010 a bırakıldı.
ölümüne sebep olan silahın sahibi polis memuru cengiz yıldız'ın adıyaman'a tayini çıkmıştır. bu vesileyle istanbul daki siyahiler derin bir ohh çekip, şimdi adıyamanlılar düşünsün demişler. haklılık payları var tabi.
türkiye sınırları içerisinde hayatını kaybetmiş bir kardeşimizdir.
ama suçludur, ama suçsuzdur orasını bilemeyiz, hoş zaten suçlu olsa da öldürülmeyi gerektirmez orası ayrı mesele.
ancak festus ökey' in ölmesi, vicdani retçi, sosyalist, milis tayfasının ekmeğine yağ sürmüştür.
sormazlar mı adama güzel kardeşim almanya' da son 3 ayda 28 türk diri diri yakıldı o zaman neredeydin diye.
ama rahmetli zenciydi ya, polis efendi de kafadan ırkçı oldu artık, eskiden zaten her 1 mayısta apo posteri açanı bayıltana kadar joplayan çevik kuvvet polisi fotoğraflarını -tabi apo posteri blurlanmış halde- sokak sokak duvarlara yapıştırıp altına faşizme karşı omuz omuza yazanları da görüyorduk.
ulan sanki her daim güvenli bir ülkede yaşıyoruz da insanlar birbirini sanki zevk olarak öldürüyor.
türkiye şartlarında düşünülürse an itibariyle işbu entryi yazan kişinin üzerine uçak düşmesi sonucu, okuyan kişilerin ise aniden pembe renge dönüşüp duvara yapışarak ölmeyeceğinin* garantisi var mıdır?
pippa bacca'nin sanatini icra ederken olmesiyle yeniden hatirlanan, asla unutulmamasi geren ve adi nesiller boyunca tasinmasi gereken insan evladi, birisinin cocugu, kardesi, babasi.
bir toplumun kendi kendisini tamir edebilmesinin tek yoludur her felaketinin sebebini bulmak ve ustune gitmek. bu yolda hayatini kaybeden festus okey ve pippa bacca gibi insanlar gercek kahramanlardir.
festus okey olayı bana nedense modernitenin ne kadar da savunmasız bireyleri olduğumuzu hatırlatır. çünkü bir yandan birey olmayı dayatan bir "düşündüğüm için varım" argümanı, beri yandan cemaatler/dernekler/örgütler olmadan herhangi bir hak talebini dile getiremeyen bireyler. bu öylesine korunmasız bir durum ki, okey'de yaşadığımız bunun bir örneğiydi. onun gözaltına alınmasını, uyuşturucu satarken yakalanmasını elbette yasalar çerçevesinde olmak koşuluyla cezai müeyyideye tabi tutmak gerekiyor, buna ne şüphe! ama beri yandan festus okey'in hakkını arayabileceği herhangi bir mecra veya okey adına okey'in gözaltı seyrini izleyip müdahil olabilecek herhangi bir merci olmadı, olamadı. insan hakları evrensel beyannamesi'nin asgari müştereği insan yaşamının korunmasının sağlanması da böylelikle unutuldu gitti.(okey)
faşist polisin bizden aldığı bir ışık olarak lanse edilmekte geç kalındığını gördüğüm insan. Hadi canlarım, hadi güzellerim, hadi tatlı su hümanistleri...
ilk olarak aklımı kurcalayan bir soruyu sormak istiyorum: tamam öldürülmüş, ve evet, silahın ateş alması olayına inanmak da eblehlik olsa gerek. lakin, anlamadığım bir şey var, polis bu adamı niye durup dururken, silah kullanarak öldürsün? yani, polisin mentalitesinin "aha lan, allaan zencisi, zevkine şunu vurak, kimse ses etmez nasolsa" olduğunu sanmıyorum. burada polis sütten çıkma ak kaşıktır demiyorum, kaldı ki, polisimiz sesini çıkartamayacak durumda olan "garibanlara" işkence yapmakla ün salmış insanlarımızdır. ama, dediğim gibi, niye silah kullanmış olsunlar ki? yani silah kullanmalarının nedeni nedir? işte burada polisin ifadesindeki "arbede/saldırı" iddiasını gerçek dışı bulmamaktayım. yoksa dediğim gibi, belki g.tüne cop sokup yollarlardı, belki de elektrik şokundan ölürdü festus. ama eğer silahla öldürülmüşse, ben burada festus'un polise saldırmış olmasından başka bir ihtimal görmüyorum.