müslümanlar kuzey afrikayı fetih döneminde (bkz: fez) şehrini almadan önce şehirde yaşayan hristiyanlara ve yahudilere müslüman olun ya da canınınızdan olursunuz diye tehdit ederler.
şehirdekiler sittiri çekince bildiğin şehirde katliam yaparlar... sokaklar bildiğin kan gölü olur.
başlarında beyaz sarıkları bulunan kimileri zafer edasıyla o kana batırırlar başlarına sardıklarını. kıpkırmızı olur.
o günleri anmak adına biraz şekilde değiştirerek fes olur. yunandan falan geçme değildir yani ilk çıkış itibari ile. ismini de zaten bu olaydan ve şehirden alır.
eksileyecek ibneler de gitsin tarihe baksın önce.
bilgi girdisi işte aq.
ingilizler'in zamanında fas'a taktığı sonra ise osmanlı'ya gelen, bizans takkesi.
şu an bile ortodoks yunanlılar, fesleri ile kiliselerde endam ederler. zira fes'in kökeni zaten bizans ve yunandan gelir. bunu den demiyorum, tarih diyor. bizans / yunan başlığı diye aratırsanız, tarihi gerçekleri görürsünüz.
fes konusunda tecrübeli bir arkadaşımız varsa bilgi verirse bundan pek çok kimseler faydalanabilir. şimdi fes edinmek niyetindeyim, bu bağlamda tavsiyelere de açığım. fes alırken nelere dikkat etmek lazım gelir? bir de şu sultanahmet'te falan turistlere itelenen karton serpuşlardan değil, aslına uygun olanlara ihtiyacım var. oryantalist şeylerle de gelmeyin pls. bunları nereden edinebiliriz? eyüp'te bir fabrika vardı sanırım ama o artık yoktur büyük ihtimalle.
Yeniçeri Ocağı kapatıldıktan sonra ikinci Mahmud'un seçtiği kırmızı başlık. istanbul'a ilk örnekleri Kaptan-ı Derya Hüsrev Paşa getirmiş, padişah da beğenince kısa zamanda benimsenmiştir. ilkin kalyonculara giydirilmiş, bundan sonra Tunus’dan fes ithaline başlanmıştır. 1828’de Fes Nizamnamesi çıkarılmış, böylece resmî serpuş olmuştur. 1833'te izmit’te, 1835’te istanbul’da feshaneler kurulmakla birlikte Avrupa'dan da fes ithal edilerek ihtiyaç karşılanmıştır. Dönemlere ve formlara göre fese birçok isim verilmiştir. Başlıcaları: Mahmudî (kısa ve büyük püsküllü), Mecidî (altı geniş, üstü dar, püskülü uzun), Aziziye (altı geniş basık), Hamidiye (uzun), zuhaf (silindirik), sıfır (konik)’dır. Ayrıca kimi formlara da Efendi biçimi, izmir biçimi, Şılk gibi adlar verilirdi.
Osmanlı zamanında önce askeri ,sonra da sivil bürokrasi mensuplarına zorunlu kılınan giyim aksesuarıdır.
ikinci Mahmud dönemi yeniliklerinden olup klâsik osmanlı kültürü ile alakası yoktur. 1830'da Feshane kurulmasıyla ithal değil yerli üretim fesler kullanılmaya başlandı.
Günümüzde osmanlı hayranlığı adına bir fes modası var. Bu cahil ce bir iş; zira osmanlı döneminde dinciler dese lanet okurken; günümüzde fese sarılıyorlar. Hani dinci ikiyüzlüğü diyoruz ya tam burada bir tane var.