bugün istiklal caddesi'nde gördüğüm, ağzında bir türkü mırıldanarak yürüyen adam. normalde olsa kimse dönüp bakmaz fekat televizyonda olunca görmek zorunda kalıyoruz ne yazık ki. bir de boyu ekranda göründüğünden daha uzundu lan, korktum şerefsizim. *
Ünlüler çiftliğinde koyun olduktan sonra kendisini geliştirerek yeni bir beste yapan ve ''suçu kendine at beybi'' kısmıyla gülme krizine sokan güzel adam.
n son gittiği müzeyi hatırlamadığını disko kralı'nda açıklayarak gülme krizlerine sokmuş adam. ama öyle bir söyleyişi var ki "ne desem yalan olur hatırlamıyorum." diye, duyanda hiçbir müzeye gitmemiş bu tepkisini uyandırıyor saniyesinde.
-bu şarkı isimleri uydurma falan değil, tamamen gerçektir-
****
özellikle das kapital okuyup ''sorgulardayım''ı dinlediğim günler gözümün önünden hiç gitmez...
ama yine bulamadım, yine bulamadım...
gri takım elbise altına iki metre burunlu bir ferhat güzel ayakkabısı
inan ki hiç bulamadım.
yani dilekolay, ibrahim tatlıses benim babamdır
ki, o başka bi olay;
bazen direktman içime içime doğru sorgulardayım.