fenerbahçeli olmayan şahsın sarfettiği söz öbeğidir. aksini iddia eden ise, fenerbahçeliliğin ne anlama geldiğini tam olarak idrak edemeyendir.
spor yazar rahmetli islam çupi'nin şöyle bir sözünü akla getirir; "fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz" ne de güzel dillendirmiştir.
sen değil misin ki, o trübünlerde şu dizeleri aşkla şevkle haykıran;
gönül verdiğin takımla, zaman zaman ağlayıp, zaman zaman gülebilmektir fenerbahçelilik. mağlup olduğunda yahut şampiyonluklar kazanamadığında "fenerbahçeliliğinden" hiçbir şey kaybetmemektir fenerbahçelilik.
eğer dün akşam ne yediğini unutup da fenerbahçe'nin 29 yıldır türkiye kupasını alamadığını unutmayan rakip takım taraftarları olmasaydı, "ulan 29 yıldır türkiye kupası'nı alamıyoruz ama kimsenin umrunda değil" deyip utanırdım belki, o da belki...
fenerbahçeli olmaktan hiçbir zaman utanmadım, aksine her daim gurur duydum, gurur duymaya da devam edeceğim.
ben utanmıyorum. neden utanayım ki? bu takıma gönülden destek vererek zaten vazifemi yapıyorum. ben bu takımı seviyorum. başarılı olmasa da, küme de düşse seveceğim. bu elimde olan birşey değil.
ancak utanacak birileri varsa;
bunca kaliteli oyuncuya, türkiye nin üzerinde bir kadroya ve teknik imkanlara sahipken bu takımı bu hale getirenler utansın. appiah ları, van hooijdonk ları, anelka ları takıma getirebiliyorken gidipte maldonadoları, cristian baroni leri alanlar utansın. 2008 yılında takıma avrupa kupalarındaki en başarılı dönemini yaşattığı halde aynı yıl takımı şampiyon yapamadı diye zico yu gönderip mal aragonesi getirerek o başarılı takımı çökertenler ve o malı gönderdikten sonra da başka bir mal olan daumu * takımın başına getirenler utansın.
kısacası futbol dışındaki hiçbir branşa karışmaması nedeniyle o branşlar fenerbahçe kulübü adına bir bir tarih yazarken; futbola el attığı için futbol takımının zenginlik içersinde sefilleri oynamasına sebep olan aziz yıldırım utansın.
ben niye utanayım?
ben de eğer varsa bu lafı söyleyen fenerliden utanıyorum. bunca yıldır desteklediğimiz kulüp kendisini zerre kadar haketmeyen insanların hakimiyetinde her geçen gün biraz daha fazla zarar görmekte, evet. lakin; her karanlığın bir aydınlığı vardır, bu günler de geçer.
Takımının başarılı olmasını diğer takım taraftarlarıyla dalga geçenbilmek için isteyenlerin acı söylemidir. Büyük bir ihtimalle şu anda galatasaray ve beşiktaş bir an evvel yenilse de dalga geçsek demektedirler. Halbuki taraftarlık bu değildir. iyi günde, kötü günde , hep destek, tam destek.
Fenerbahçe'den şimdiye kadar hiç utanmadım, utanacağımı da düşünmüyorum. Hem neden utansın ki bir Fenerbahçe taraftarı? Futbolcusu ezeli rakibiyle berabere kalınca mı sevinmiş (bkz: sabri) yoksa altı tane mi yemiş? Ya da şampiyonlar liginde 8 tane birden mi yemiş? Veya taraftarı 16 yaşından küçük çocukları mı dövmüş sahada? Kimse bunları dillendirmiyor ama Fenerbahçe'de yaprak kımıldasa dile getiriliyor. Bu da Fenerbahçe'nin aslında ne kadar kıskanıldığını gösteriyor.
bunu söyleyen kişi muhtemelen fenerbahçe'li değildir.
biz çubukluyu sevdik, içindeki adamları değil. içindekiler, yönetimler gelir geçer ama sevdamız bitmez, 0 çekmek sorun değil. her inişin bir çıkışı da olacak mutlaka. yeter ki ders alalım, akıllı olalım.
(bkz: aşk hiç biter mi ulan)
serzenme cümlesidir. olur böyle haller.